söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



BÜYÜK KÖY TAKINTISI


BÜYÜK KÖY TAKINTISI

 

Geçen hafta Beşparmak Dağlarında faaliyet gösteren maden şirketlerinden söz ederek bu şirketlerin çok zaman ÇED raporu bile almaya gerek duymadan işlerini büyüttüklerini, yeni maden sahaları açtıklarını iddia etmiştim. ÇED raporu alamazlarsa ÇED gerekli değildir şeklinde bir rapor alıp işlerine devam ediyorlar.

Şimdi sormak istiyorum; çevresel etki değerlendirmesi, yani yapılacak olan yatırımın uzun ve kısa vadede çevreye yapacağı olumsuz etkileri değerlendiren bir rapor bu maden ocakları için istenmeyecekse ne için ve  kimler için istenecektir?

Maden ocakları için isteme, çimento fabrikası için isteme, tarım arazilerinin yağmasında isteme…

***

Sevgili okuyucu, bazı şeyleri sulandırmamak gerekir. Kanun koyucu bir şeyi gerekli gördüyse illa ki bir sıkıntı görmüş ve bir istismarı önlemek istemiştir. Siz elinizdeki raporlar ve somut verilerle bu raporu alamıyorsanız o zaman yapmak istediğiniz işi sorgulayıp çekinceleri ortadan kaldıracak önlemler üzerinde çalışacaksınız. Ama ne yazık ki bizde kolay yola kaçılıyor. Rapora ihtiyaç olmadığı şeklinde bir rapor alınarak sorun çözülüyor. Peki kardeşim, madem ki ÇED raporuna ihtiyaç yoktu da, ne diye başvuruda bulunup toplantılar düzenledin? Neden ÇED raporu almak için uğraş verdin?..

Sonra da zoru görünce, gerek yoktur şeklinde bir raporla işi çözdün.

***

Söke’yi her vesileyle “Büyük Köy” diye eleştirenler acaba Söke’yi tehdit eden bu çevre sorunları için hiç zaman ayırıp da düşündüler mi?

Çimento fabrikası ile taş ocaklarının koskoca bir dağı bitirmek üzere olduklarından ve bu dağ ortadan kalktığında belki de çok ciddi iklim değişiklikleri yaşayabileceğimizden haberleri var mı?

Söke çimento fabrikasının kapasite arttırımı yaptığını, bu artışla üretimini beş kat daha fazlalaştıracağını, bunun sonucunda daha fazla toz, daha fazla kirlilikle karşı karşıya kalacağımızı biliyorlar mı? Daha fazla dinamit atıp, daha fazla çevre katliamı yaparak Sökelileri ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya bırakan bu kuruluşları sorgulamayı düşündüler mi?..

***

Sevgili okuyucu, eleştirmek dünyanın en kolay işidir. Kusur bulmak istedikten sonra her konuda ve herkeste sayısız kusurlar bulabilirsiniz. Ama önce kendi özeleştirimizi yapmamız gerekir; biz Söke için neler yaptık ve yapıyoruz? Buı kente karşı hemşerilik görevlerimiz yok mudur? Bizler bu kentin hemşerileri olarak bu varlıkların müşterek sahipleriyiz. Onları korumak ve kollamak, bu konuda en azından devletin kurum ve kuruluşlarına yardımcı olmak bizim görevimizdir.

Bu görevi yapıyor muyuz?

Söke’nin geleceğini tahrip etmekte olduğunu düşündüğümüz kuruluşlara karşı küçücük de olsa bir tepki verebiliyor muyuz?..

Eleştirmek kolay değil mi?

Klişe lafımız da hazır; Söke büyük köy…

 

Bu makale 567 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz