söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



AF DİLERİM


AF DİLERİM

 

Aslında ben Muharrem İnce’den umutluydum. Ağzı güzel laf yapıyordu ve kitleleri etkileyebiliyordu. Kendi artılarını bilip oradan yürümeye çalışıyordu. Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle “Bay Muharrem” iyi bir hatip ve hatta iyi bir siyasetçi olabilirdi ama son yaşananlardan sonra gördüm ki iyi bir devlet adamı olamazmış. Çünkü benim hayalimdeki devlet adamlığı örneğinde olması gerekenlerin pek çoğu kendisinde mevcut değil.

***

Benim hayalimdeki devlet adamı kişisel istek ve beklentilerini toplumsal çıkarların önüne koymaz. Ama son davranışlarından anladığımız kadarıyla kendisi Türkiye’de olup bitenlerden çok almış olduğu %30 oyu başarı olarak gösterip genel başkanlık koltuğunu kapma peşinde. Bu arada iktidardaki parti seçimden hemen sonra ertelemiş olduğu zamları ardı ardına yürürlüğe koşarken bizler bunları konuşup eleştiremiyoruz bile. Çünkü gündemde Bay Muharrem’in genel başkanlık hayalleri  var.

Normal şartlarda hükümetler böyle zamları yapmazdan önce suni bir gündem yaratıp ardından zam açıklamalarını yaparlardı. Şimdi buna gerek görmediler, çünkü o işi Muharrem İnce çok başarılı bir şekilde yerine getirip ülke gündemini belirledi. 

***

Devlet adamı sözünün arkasında olur. Bay Muharrem seçim öncesi çıktığı televizyon programlarında Genel Başkan Kılıçdaroğlu’ndan övgüyle söz edip “büyüklük gösterip beni cumhurbaşkanı adayı yaptı, bundan sonra hayatımın hiçbir anında kendisine karşı adaylık iddiasında bulunmam” dedi. Ancak bir hafta sabredebildi…

Ben kendisinin cumhurbaşkanlığı adaylığını desteklediğim için milletimden ve de Yüce Allah’tan bağışlanmayı dilerim. Ya seçilseydi; sözünün arkasında duramayan bir cumhurbaşkanımız olacaktı.

***

Güven ve zarafet olmazsa olmaz özelliklerdir. Devlet adamı eleştirirken bile zarif olabilecek. Muharrem İnce seçim çalışmalarında bunu kısmen de olsa gösterebildi. Ama bu tavırlar çok da içten değilmiş diye düşünüyorum.

Sizi yakın tutup aile yemeğine alan ve orada dostça, kardeşçe düşünce paylaşımları ve değerlendirmeler yapan bir genel başkanla konuştuklarınızı çıkar çıkmaz herkesle paylaştınız. Buna hakkınız yoktu. Bu paylaşımı yapmazdan önce konunun tarafı olan Genel Başkanınızdan izin almalıydınız. Aksi halde o paylaşımın orada yapılması bir güven sorunu yaratır. Halbuki siyaset adamı güvenilir olmalıdır. Sır olarak konuşulanlar sır olarak kalmalıdır.

Bakın, seçim gecesi neredeydiniz, neden sizi ekranlarda göremedik, neden sesinizi duyamadık diye sormayacağım. Sonucunu bildiğiniz halde neden bizi ekran başlarında uykusuz bıraktınız da demeyeceğim. Ama bir hafta önce verdiğiniz sözü neden tutmadığınızı sorarım.

Genel Başkanınızın bile güvenini zedelerseniz size devletin sırları nasıl emanet edilecek?

Sayın İnce, bundan sonra biz size nasıl güveneceğiz?..

 

Bu makale 863 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz