söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



 BUGÜN BAYRAM ÇOCUKLAR


Bu bayram yeni bir yazı yazmak istemedim. Beş yıl önce yazdığım bir bayram yazımı hoşgörünüze sığınarak tekrar paylaşmak istedim


BUGÜN BAYRAM ÇOCUKLAR

Bugün bayram çocuklar…

Dostluğun, hoşgörünün, paylaşmanın anlamını en güzel ifade eden gün. 
Sevginin insanı insan yapan en önemli, belki de yegane duygu olduğunu yüreklerimizde hissettiren gün.

Sevgilerin en yücesi olan Allah sevgisine ulaşmak için önce yaratılanları sevmenin gerekliliğini…

Millet sevgisini, vatan sevgisini, insan sevgisini bayrak yapıp dalgalandırdığımız gün…
Bugün bayram çocuklar.

Hani her sabah okulunuzda ettiğiniz bir andınız var. Orada haykırarak söylediğiniz, “büyükleri saymanın, küçükleri sevmenin” en geniş ve en içten şekilde hayata geçirildiği gün. 

Bugün küslerin barıştığı, suçların bağışlandığı, pişmanlıkların samimiyetle itiraf edildiği bir kardeşlik günü.
***
Adettendir, biraz da eski bayramlardan söz edelim. 

Bayram hazırlıkları evlerin temizliğiyle başlardı. Sonra herkes haline göre bayramlık giysilerin derdine düşerdi. O zamanlar hazır giyim sektörü böylesine gelişmediği için terzilerde büyük yoğunluk yaşanırdı. Zaten bayrama on beş gün kala hiçbir terzi yeni sipariş almaz, elindekileri bitirebilme telaşına düşerdi. Sabahlara kadar çalışmak zorunda kalırlardı. Ama bayramdan bir gün önce bayramlıklar mutlaka bitirilip teslim edilirdi. Bir çocuk için en büyük zevk, başucunda bayramlıklarıyla uykuya dalmaktı. 

Evlerde bayram tatlıları yapılırdı. Baklavalar, kadayıflar, kalburabastılar, kulak tatlısı…
İnanılmaz bir şey ama ben bayram günlerinde insanları hep mutlu olarak hatırlıyorum. Zengini de fakiri de…
***
Bayram yeri Belediye Meydanına kurulurdu. Zaten Çarşamba Pazarı da oraya kurulurdu. Bir atlı karınca vardı, bir kol elle çevrilerek çalıştırılırdı. Sonrası, börekçiler, ekmek arası sucuk, köfte satanlar, keten helva(pamuk şeker), ördek şeker, mevsimine göre dondurmacılar, macuncular, şam tatlısı…

Sinemalar sabah 09.00’da başlardı. Tek biletle beş-altı film seyredilirdi. 
Söke’de iki taksi vardı, on kuruşa çocukları gezdirirlerdi. Ama illa ki paytonlar… Onlara da on kuruş verirdik. En itibarlı yer sürücünün yanıydı. Bir tur fazla attırsın diye “ya ya ya, şa şa şa…” diye tezahürat yapar, paytoncuyu gaza getirirdik. Bazen arkaya beleşçiler takılırdı. Onu gören biri hemen fesatlanır ve “arkaya kırbaç!” diye bağırırdı. Payton sürücüsü de elindeki kırbacı yalandan arkaya doğru sallar ve bedavacı yolcuyu kaçırtırdı.
***
Bayramın olmazsa olmazı bayram gezmeleriydi. Küçük bir çocuk olmamıza rağmen ailemize dost bazı evleri mutlaka ziyaret ederdik. Söke’nin hangi mahallesinde olursa olsun, bu ziyareti mutlaka yapardık. Bazen bizi tanımazlardı, o zaman kendimizi tanıtırdık.

“Maşallah, ne kadar da büyümüş...”

“Evlerine gittiğimizde ufacıktı…”

Bunlar sıkça duyduğumuz sözlerdi. Akide şekeri verirlerdi. Kağıtlı şekerler biraz daha lükstü. Bazen de dostluğun derecesine göre bir mendilin ucuna on kuruş yada yirmi beş kuruş bağlayarak verdikleri olurdu. Ne kadar sevinirdik…
***
Bugün bayram çocuklar…

Televizyon seyretmeyiniz. Yalnızca vurdulu kırdılı, sizin küçücük yüreklerinize vahşeti ve kan dökmeyi yerleştiren filmleri değil, haber programlarını da izlemeyin. Hele hele, asli görevleri sizlere mutlu ve güvenli yarınlar hazırlamak olan politikacı amcalarınızın televizyonlarda yaptıkları  kavgaları, özellikle birbirleri için kullandıkları akıl almaz derecede seviyesiz sözcükleri duymamanız daha iyi. 
***
Bugün bayram çocuklar…

Bayramınız kutlu olsun.

 

 

 

Bu makale 832 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz