söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



ONBİR AYIN SULTANI


ONBİR AYIN SULTANI

 

Ramazan ayı için böyle deriz. Üç ayların sonuncusu olan bu mübarek ayı onbir aya sultan yapan nedir diye düşünecek olursak; sevginin, saygının, paylaşmanın bu ayda dolu dolu yaşandığına şahit oluruz. Ramazan ayı zenginle fakirin birbirine en fazla yaklaştığı, varlığın da yokluğun da, tokluğun da, açlığında paylaşıldığı bir aydır.

Sevgili okuyucu, halk arasında “tok açın halinden anlamaz” diye bir laf vardır. Ramazan ayında Müslümanlar tarafından yerine getirilen oruç ibadetiyle herkes herkesin halinden anladığı gibi, varsıl insanlar varlıklarının değerini daha iyi anlayıp en azından bir kısmını yoksullarla paylaşmayı ibadet olarak yerine getirirler.

***

Eskiler “Ramazan bereket ayıdır” demişler. Ramazanı bereketli yapan en önemli etken hamiyetperver zenginlerin dar gelirli yurttaşlarımızı koruyup gözetmesidir. Eskiden bunun için her mahallenin varsıl insanları bir araya gelirler ve mahalledeki yoksulların listelerini çıkarırlarmış. Sonra da durumlarına göre o yoksul komşularını kendi aralarında paylaşıp ramazan boyunca gerekli erzaklarını tedarik ederlermiş. Bunu da yaparken yine sağ elin verdiğini sol el bilmesin mantığıyla, gece kapılarına bıraktırırlarmış. Bu erzak paketleri kendi evlerine aldıklarının aynısı olurmuş, ne eksik, ne fazla…

Son zamanlarda Osmanlıcılık modasına uyan kardeşlerimiz Osmanlı’nın bu güzel adetlerinden hiç söz etmiyorlar. Uygulamada ise, eh işte…

***

Devir değişiyor. O zamanlar bey konaklarında yalnız iftar yapılmazmış. Beylerin kahyaları sokaklara çıkar, oralarda muhtaç kimseleri arayıp kendi konaklarında iftara katılmaları için ikna etmeye çalışırlarmış. İknaya çalışmaktan söz ediyorum; çünkü bu konuda da tatlı bir rekabet olurmuş. Çünkü herkesin nevalesi mahalle zenginleri tarafından tedarik edilip eve gönderildiği için pek de muhtaç bulunmazmış Kahyalar zaten sayıları iyice az olan evsizleri kendi konaklarına getirmek için dil dökerler, yemeklerin bolluğundan ve güzelliğinden söz edip alacakları diş parasının da yüksekliğini anlatırlarmış.

Diş kirası ramazan ayında yoksulları sevindirmenin bir başka yoluymuş. Konaklara iftara gelen fakirlere ayrılırken bir miktar bahşiş de verilirmiş. Utanıp incinmesinler diye de bu bahşişlere diş kirası denirmiş. Ne büyük incelik, değil mi? 

***

Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir gazete haberinde Türkiye’de milyoner sayısının arttığı yazıyordu. Öyle yazıyorsa mutlaka öyledir de, doğrusu dışarıdan hiç de öyle görünmüyor. Sanki fakirlerin sayısı artmış gibi. Belediyelerin iftar çadırları oruç tutan ya da tutmayan bütün dar gelirliler için mutluluk vesilesi oldu. 

Diş kirası da isteyen yok.

Sevgili Sökeliler, sevginin, saygının ve paylaşımın öne çıktığı bu güzel ay ne yazık ki seçim çalışmalarının en hareketli dönemine denk gelecek. İnşallah bu mübarek ayın hürmetine siyaset erbabı birbirlerine karşı daha hoşgörülü olurlar. Zaten oruç yorgunluğu içindeki yurttaşlarımızı amacını aşan söylemlerle gerip sıkıntılara neden olmazlar.

Efendim, onbir ayın sultanı ramazan ayında bütün ibadetleriniz kabul olsun.  

 

Bu makale 444 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz