söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Münevver Örnek - KÖY ENSTİTÜLERİ


Konuk Yazar: Münevver Örnek

ADD Söke Şube Başkanı

 

 

KÖY ENSTİTÜLERİ

 

Köy Enstitüleri’ni, 78. kuruluş yıldönümünde hüzün dolu duygularla kutluyoruz.

Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik zorluklarının yanı sıra en önemli sorunu da eğitim ve kültür sorunuydu.

Yüce Önder Atatürk, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra “Asıl savaşımız şimdi başlıyor, cehaletle savaşma, onu yenmek en acil görevimizdir” diyerek, eğitim-öğretim, kültür seferberliğini başlatmıştır. İlk olarak harf devrimini yaptı. Ardından Millet Mektepleri ile okuma-yazma seferberliği başlattı.

Ulusal eğitimin önünde öğretmen ve okul yetersizliği büyük engeldi. Askerliğini çavuş, onbaşı olarak yapmış okur-yazar gençleri kısa bir eğitimden geçirerek kendi köylerine eğitmen olarak gönderildiler.

Atatürk ve Türk aydınları kalkınmanın köyden başlaması gerektiğini biliyorlardı. Kendi ülkemiz insanının beyin gücüyle yaratıcılığını birleştirerek toplumun en yoksul köy çocuklarının kendi emekleriyle ÜCRETSİZ, İŞ İÇİNDE EĞİTİM-ÖĞRETİM görebilcekleri, demokrasinin sözle değil, özle yaşanabileceği bir proje gerektiğini düşündüler. M.E.B. Hasan Ali YÜCEL ve ilk öğretim genel müdürü İsmail Hakkı TONGUÇ önderliğinde KÖY ENSTİTÜLERİ adıyla bu proje gerçekleştirildi.

17 Nisan 1940’da çıkarılan bir yasayla kurulan bu okullar, bir çok zorlukları yenerek okulun öğretmenleri öğrencileri, usta öğreticileri eliyle tek tek imece yöntemiyle Anadolu’nun bozkırına can suyu verircesine 21 tane KÖY ENSTİTÜSÜ kuruldu. Bu okullarda öğrenciler kültür derslerinden sonra yapı işleri hayvancılık, dikiş, arıcılık, bahçe işleri ile KENDİLERİ ÜRETİP KENDİLERİ TÜKETİYORLARDI.

Dünyanın eğitim sistemi literatürüne geçecek kadar önemli olan KÖY ENSTİTÜLERİ İŞ İÇİNDE EĞİTİM modeli olarak en gelişmiş ülkelere bile örnek olmuştur.

1945’te II. Dünya Savaşı’nın sona ermesi ile Türkiye, Atatürk’ün bağımsızlık ilkesinden uzaklaşarak emperyalizme yüzünü döndü. Amerikan mandacıları ülke siyasetine egemen oldular. Bu durum ülkemizin ekonomik sisteminde iç ve dış politikasında olumsuz etkileri olduğu gibi eğitim sistemine de yansıdı. 1947’de yapılan hükümet değişikliği ile Hasan Ali YÜCEL ve İsmail Hakkı TONGUÇ görevden alındı. Köy Enstitülerinin işleyiş ve yapısı bozulmaya başladı, yönetici ve öğretmenleri sürgüne uğradı. 1954’te çıkarılan bir yasa ile KÖY ENSTİTÜLERİ resmen kapatıldı. Böylece Anadolu’nun her köşesine ışık saçan bu eğitim ocakları söndürüldü. İlköğretmen okulları adı altında ezberci eğitime dönüldü.

Bu olay Türkiye’nin eğitim sistemine vurulan kara bir lekedir, buna rağmen KÖY ENSTİTÜLERİ‘ne duyulan sevgi ve özlem Türk toplumunun yüreğinde aynı canlılığınla sürüyor. Mandacı zihniyetler bunu yok edemediler, edemeyecekler.

KÖY ENSTİTÜLERİ‘nin kuruluşunda, işleyişinde emeği geçen tüm yönetici, öğretmen, usta öğretici ve öğrencilerini saygı ve sevgi ile anıyoruz, yaşayanlarına sağlıklı uzun ömürler diliyoruz…

 

Bu makale 163 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz