söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



BİR FABRİKA KAPANDI


BİR FABRİKA KAPANDI

 

Bazı şeyleri anlamakta gerçekten de güçlük çekiyorum. Bunca yıldır yerelde gazetecilik yapıyorum, bazı soruların cevaplarını bir türlü bulamadım.

Geçtiğimiz aylarda bir firma kapandı. VF Ege ismiyle faaliyetini sürdüren bu kuruluş önemli sayıda işçi istihdam ettiği için bu kapanma olayı kamuoyunda ve yerel basınımızda uzun uzun tartışıldı. Sonra o firmayı Sökeli bir iş adamı satın aldı ve en azından işçilerin bir kısmını istihdam etti.

Sevgili okuyucu, bu olayı aylarca gündemde tutarak doğru bir davranış sergilemiştik. Olay Söke’yi ve Sökelileri yakından ilgilendiriyordu.

***

Halbuki bu arada bir başka fabrikamız daha kapatılmıştı. Hem de makineleri satılıp arsası da konut ve ticari alan haline getirilerek kapatılmıştı.

SÖKTAŞ iplik fabrikasından söz ediyorum. Bugün iplik kapandı, yarın da dokuma kapanır, biz de sessiz sessiz oturur bakarız.

VF Ege için kıyameti koparanlar ne yazık ki SÖKTAŞ için sessiz kaldılar. Ne konuşan oldu, ne de yazan. Sanki böyle bir olay hiç olmamış gibi görmezden ve duymazdan gelmeyi tercih ettiler. Halbuki  asıl itiraz SÖKTAŞ’a yapılmalı, asıl kıyamet burada koparılmalıydı. O fabrikayı kapatmaya, üstelik arsasını da ranta çevirmeye kimsenin hakkı yoktu.

***

Bazılarının “sana ne kardeşim, adamların malı değil mi, ister çalıştırır, ister kapatırlar” dediklerini duyar gibi oluyorum. Ama durum hiç de öyle değil. SÖKTAŞ’ın sahiplerinin o mülke yasal olarak sahip olma hakları muhakkak ki vardır. Elbette ki kimsenin malıyla ortaklığımız yok. Ama o fabrika çok özel koşullarda pek çok kişinin katkılarıyla kurulmuştur. O günlerde bazı toplum önderleri köy köy, hatta ev ev dolaşarak bu projeyi anlatmışlar, insanları sermaye katmaya ikna etmişlerdi. Yurttaşlarımız, özellikle de köylerde yaşayan yurttaşlarımız gelen kişilere güvenip bu yatırıma destek verdiler. İnsanlar ineğini, danasını,  hatta evini, tarlasını satarak SÖKTAŞ’tan pay almışlardı. Bu fabrikanın kuruluşuna bütün varlıklarıyla destek olan bu insanlara kar payı da dağıtılmadı. Sonraları sermaye artışlarıyla o kişilerin hisseleri kuşa dönmüş, ve firma kurucu ortaklarının sahipliğinden çıkıp gitmişti. 

Bu insanlar evlerini, tarlalarını, hatta üç kuruş kefen paralarını yitirmelerine rağmen tek bir umuda tutunmuşlardı. “Hiç olmazsa çocuklarımız, ya da milletin çocukları çalışır, iş sahibi olurlar” diye teselli oluyorlardı. 

Gerçekten de o fabrikada yıllarca insanlar çalıştı ve evlerine ekmek götürdüler. Sırf bu nedenle de bizler kuruluş aşamasında o insanların çeşitli vaatler sunup evlerini bile sattıran, sonra da ortada bırakanlara sitemlerimizi ertelemiştik…

 

Evet, o fabrika elbette ki birilerinin mülküdür. Orada Sökelilerin de manevi hakları vardır. Ödenmiş bedeller, çekilmiş sıkıntılar vardır.

Aldatılmışlık vardır.

Keşke üretim sürseydi.

Keşke oraya imar izni verilmeseydi…

 

Bu makale 523 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz