söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



SULARIMIZI KİM KİRLETİYOR?


SULARIMIZI KİM KİRLETİYOR?

 

Devenin kulağına sinek konmuş, gariptir ki, insanların pek çoğu o sineği görmelerine rağmen kocaman kulağı, hatta deveyi bile görmüyorlar ya da görmezden geliyorlar.

Aylardır Söke OSB’de bir firmanın çevreye verebileceği zararlar konuşuluyor, tartışılıyor. Öyle ki, bazılarının kafasında ve vicdanında bu firma çoktan yargılanıp idama mahkum edilmiş.

İddialara göre bu işletme imalat aşamasında salacağı atıklarda bulunan kimyasallar yoluyla ovayı ve ovadaki suyu zehirleyecek. İddia sahipleri dünyadan da örnekler vererek iddialarının arkasında duruyorlar.

Yatırımcı firma da ısrarla kullanacakları teknolojinin mükemmelliğini ifade ederek çevreye verilecek zararları dünya standartlarının altında tutacaklarını söyleyip yatırımlarını savunuyorlar.

***

Sevgili okuyucu, lütfen kimse yanlış anlamasın; burada duyarlılık gösterip çevreye ve dolayısıyla ülkemizin geleceğine sahip çıkma çabası içinde olanları elbette ki çok takdir ediyorum. Ancak diğer bütün çevre sorunlarını da düşündüğümde OSB’deki firma sanki devenin kulağına konan bir sinek hükmünde diye düşünüyorum.

Kentimizin ünlü tekstil firması SÖKTAŞ’ın yıllardır kullandığı kimyasalları nasıl bertaraf ettiği konusunda bir fikriniz var mı? 

Şimdi birçok kişinin hep bir ağızdan “onların arıtma tesisleri var” dediklerini duyar gibi oluyorum. OSB’de de arıtma tesisi olacak. Peki SÖKTAŞ’ın arıtmasında güya arıtılan bu kimyasalların akıbetini bilenler var mı?

Merak edenler olursa o konuda da bilgi paylaşımı yapılır.

***

Bir zamanlar Menderes Nehrinin sularının içildiğini yeni nesil bilmezler. Hatta düşünemezler bile. Çünkü ovamızın bereketi olan Menderes Nehri şimdi ne yazık ki su yerine zehir akıyor. Halbuki eskiden o su küplerde dinlendirilip içilirdi. Eskiden çeşit çeşit balıkların yaşadığı bu nehirde şimdi canlı yaşamıyor desek yeridir.

Kaynağından itibaren geçtiği her yerde evsel ve de endüstriyel atıkların sorumsuzca boşaltıldığı bu nehir bir de çiftçilerin tarlalarına attıkları kimyasallarla zehirlenmektedir.

***

Bundan birkaç yıl önce Söke Ziraat Odası Başkanımız Sayın Kemal Kocabaş ile bir televizyon söyleşisi yapmıştım. Sonra bu söyleşiyi Söke Ekspres Gazetesi sayfalarında da paylaştım. Kemal Bey o programda ilginç şeyler söylemişti. Bir kısmını mealen aktarıyorum:

“Ben ziraat lisesini Balıkesir’de okumuştum. Orada Adanalı arkadaşlarımız da vardı. Sohbetlerimizde bize anlatırlardı; pamuk ziraatında 4-5 çeşit ilaç atarlarmış. O günlerde Söke Ovasında ilaç atılmıyordu. Aradan yıllar geçti, şimdi biz 10-12 çeşit ilaç atıyoruz. Adana bizden de çok atıyor…”

Sayın Kocabaş o zaman bunları büyük bir üzüntüyle söylemişti. Acaba şimdi durum nasıl? Bu ilaçlamalar havaya, suya ve toprağa nasıl etki ediyor?..

Bu konuya devam edeceğim.

 

Bu makale 458 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz