söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



SİYASETİN İKİ YÜZÜ


SİYASETİN İKİ YÜZÜ

 

Liseye beraber başlamış, beraber mezun olmuştuk. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde yine beraber olmuştuk. O, eğitimini orada sürdürmüş, genç yaşta avukat olmuştu.. Ben ise fakülte değiştirmiştim.. Okullarımız farklı ama İstanbul'da yine beraberindeki Aydın Lisesi mezunları hepsi de çalışkandı. Sayılarnı bilemediğim arkadaşlar huhuk, tıp fakülteleri, mühendis okullarında, çoğu da Milli Eğitim dallarından başarıyla mezun olmuşlardı. Aydın Lisesi son sınıfımızda sadece altı kız arkadaşımız vardı. Onların bir kaçı öğretmen, bir kaçı ise banka yöneticisi olmuştu. Altmış yıl önce bu imrendirici tablo içinde İstanbul'da eğitim yaptık. Hafta sonlarını kız – erkek olarak şehrin bütün güzelliklerini tarihi ve kültür varlıklarını birlikte gezerek bu atmosferi beraber solumuştuk. 

Gözde, Ayser arkadaşlarımız Edebiyat Fakültesi'nden mezun oldular. Uzun yıllar öğretmenlik, Aysel, Nakiye, Nencan devlet bankalarında, Şükran da mühendis olarak devlet hizmeti yapma onuruna kavuştular.

Avukat olan genç arkadaşımız Aydın'a dönmüş, anlı, şanlı bir hukukçu olarak iline uzun yıllar hizmet ettikten sonra  27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra siyasete atılmıştı. 

Bu atılış, öyle bir atılıştı ki; kendisini birden Ankara'da bulmuştu. Adalet Partisinde, Doğruyol'da vazgeçilmez bir isim olmuştu.  Önce bu partilerin genel sekreteri, daha sonra gelsin – gitsin bakanlıklar arka arkaya sıralandılar. 20 yılı geçkin siyasi hayatında yaptığı bakanlık  on sayısının üstündeydi.

Bu isim herkesin bildiği ve tanıdığı NAHİT MENTEŞE idi...

Kendi siyaset hayatını yazıp yazmadığını bilmiyorum, ama Nahit Menteşe'nin hayatı kitaplara sığmayan bir öyküdür.

Bakanlıklar, ara rejimler, postmodern ihtilaller, zincir bozan maceraları, 12 Şubat... Bütün bunlara rağmen heyecanını ve insanlara ve topluma saygısı, sevgisi hiç eksilmeyen Nahit Menteşe...

Neden bu yazımı kadim dostum, arkadaşım için yazdığıma gelince söylenecek o kadar çok şey var ki...

Bugünkü iktidar ve muhalefet siyasetine baktığımız zaman aradaki farkı parmağını emen çocuk dahi bilecek bir konuma gelmiştir. Nahit Menteşe'yi arkadaşım olduğu için övmüyorum... Hizmet yapmıştır ya da yapmamıştır. Aydın'a eser bırakmadığını söylemiyorum. Nahit Menteşe, günün siyasetçileri gibi vurgunculuk yapmamıştır. İşadamlarıyla işi olmamıştır. İhalelerden pay almamış, ihaleleri fesat karıştırmamıştır. Son CHP kongresindeki gibi şaibeler yapmamıştır. Türkiye'nin zor günler geçirdiği kongrelerde siyasete çomak sokmamıştır. Nahit Menteşe kendi maddi bir çok şeyini kaybetmiştir, ama şahsiyetini ve onurunu hep korumuştur. Halen Ankara'da oturduğu ve yazlıktaki üç odalı evinden başka bir şeyi yoktur. Yani Nahit Menteşe yirmi yıl önce siyasete Nahit Menteşe olarak girmiş ve Nahit Menteşe olarak siyaseti bırakmıştır. 

Nahit Menteşe ve geçmişin bu siyasileriyle şimdikileri kıyaslıyorum da siyasetin iki yüzü olduğunun huzursuzluğunu yaşıyorum. Meclis genel kuruluna bakıyorum da üzülüyorum. 550 sayısında her biri şimdi 60 – 70 milletvekili oturumu izliyor. Gerisi ne yapıyor? Ayrı bir işler mi var? Bu yüzden meclisi yönetenleri sık sık ekseriyet aramak için meclis sayısını öğrenmek için sayım yapıyor. Oysa Türkiye'nin ve toplumun o kadar sorun var ki... İktidarıyla muhalefetiyle aynı inanç ve istikrarla takip edilmesi gerekiyor. Düşünce birliği olmadığı için ya da sorunlar iktidarla muhalefetin ortak sorunu olmadığı müddetçe olan vatandaşlara oluyor.

Bu vesile ile Gazi Mecliste varlık ve onurlu çalışan parti ismi belirtmeden yurtseverlere, Atatürk sevdalılarına ve bu arada Nahit Menteşe'ye sağlıklı bir ömür diliyorum.

 

Bu makale 554 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz