söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



SÖKESPOR KENDİNİ ATEŞE ATTI…


SÖKESPOR KENDİNİ ATEŞE ATTI…

 

Sökespor, Pazar günü kendi sahasında KaleBelediyespor'a 2-1 yenilerek; Adeta kendini ateşe attı...

Deplasmandaki Sandıklıspor mağlubiyetinin yaralarını sarmak için seyircisinide arkasına alarak maça başlayan Kırmızı -Mavi'liler, sahasında yapmış olduğu; Maçlarda ilk kez mağlubiyeti de tatmış oldu ....

Her hafta, rotasyon yaparak takımı sahaya çıkaran Gürkan Hocanın; Ne yapmak istediğini ben, bir türlü anlamış değilim....

Bir takımın taşlarıyla bu kadar oynanmaz...

Sökespor, sezon başından beri hala ideal bir kadro ile sahaya çıkamadı....

Sakat olur, cezalı olur anlarım da; Bir önceki hafta ilk onbirde oynayan adam, diğer hafta takımda  yok....

Bir teknik direktör, futbolcularına karşı bu kadar güvensiz olurmu ?...

Kaç haftadır sahaya santraforsuz çıkan takıma, bir teknik direktör çözüm bulamıyorsa Yönetimin de; Kanatlarının altında bulunan bu hocaya gölge etmesinin"Yapraksız bir ağaçtan farkı ne olabilir ki"?...

Serdal, Torbalı maçında bu eksikliği layıkıyla olmasada yerine getirdi sayılır...

Ben, hemen hemen her hafta gazetedeki köşe yazılarımda; Serdal'ın orta sahada fazla koşmadığını fakat gol bölgelerinde çok iyi yer tuttuğunu, yakaladığı pozisyonların pek çoğunda gol attığını yazdım...

İlk yarıda 1-0 mağlup durumda iken, ikinci yarıda gole yakın böyle bir adamı oyundan almak; Takımı sabote etmekten başka bir şey değildir...

İki, üç haftadır top alış verişleriyle pas trafiğini sağlayan ve mücadelesiyle takımın en iyileri arasında olan Anıl Çetin'i kesmekle neyi hayal ettin...

Sarı kartı bulunan ve sakatlanınca oyundan çıkan Yahya Topçu'nun yerine oyuna giren Anıl, ikinci yarıda mücadelesi ve oyunu yönlendirişiyle Sökespor'un üstünlüğü ele almasında en büyük faktördü....

Emre'ninde ikinci yarının son yarım saatinde sol tarafa geçip, buradan sürüklediği ataklar; Kale Belediyespor defansını zor durumlarda bırakmasına rağmen, Serdal'ın da çıkmasıyla golcü olmayışı, bu atakların sonuçsuz kalmasına neden oldu....

Eğer,bir teknik adam bunları göremiyorsa benim yöneticilere tavsiyem; Söke Belediyesinin "Harikalar Diyarında" bir çok kahramanlar var, o kahramanlardan bir tanesini transfer etsinler....

Sökespor idarecileri, kaç maçtır hakemlerden şikayet ediyorlardı....

Hakemler bizi hep doğruyor ve hakkımızı yiyorlar diyorlardı....

Fakat, ben şu maça kadar Sökespor'un hakem kurbanı olduğuna şahit olmadım ve Sökespor idarecilerinin bu serzenişlerine hep karşı çıktım....

Ama, ne yazık ki Kale Belediyespor maçında orta hakem,kıdemli yan hakem ve 4. hakem maçı resmen katlettiler....

Bilhassa, çömez bir 4. hakem vardı ki; Çok hoş olmayan olayların gelişmesine yol aştı ve orta hakemin verdiği her kararda görev sınırlarını ihlal ederek, neredeyse sahaya girmesi an meselesi olan Kale Belediye teknik kadrosuna çok müsamaha gösterdi; Onlardan bir dayak yemediği kaldı....

Kıdemli yan hakem ise, Sökespor'un maçın bitmesine 20 dk kala attığı yüzde yüz nizami golü nedendir bilinmez; Bayrak kaldırarak iptal ettirdi....

Bu bana göre, hiç bir yoruma açık olmayan tertemiz bir goldü....

Ki, maçın bitmesine de bir hayli zaman vardı...

Sökespor galibiyet golünü her an bulabilirdi; Çünkü, Sökespor atakları dalga dalga geliyordu...

Maçın bitmesine 4-5 dk kala orta hakemin Sökespor lehine uydurduğu penaltı ise, papazın günah çıkarmasıydı....

Nizami golü vermeyişinin etkisi altında kalmış olacak ki; Penaltı noktasını gösterdi....

Cesaretini ortaya koyup,penaltı atışını kullanan Anıl'ın vuruşunu da kaleci kurtardı... 

Sonuç olarak,ilk yarıda kötü oynasada;İkinci yarıda yüreklerini ortaya koyarak oynayan Sökespor'lu futbolcuları kutluyorum....

Bu maç, bence Sökespor'un kendi sahasında kazaya uğradığı bir maçtı....

Alınan kötü sonuçlar neticesinde,seyirci baskısı altında oynadıkları için böyle bir sonuç doğdu....

Sökespor'lu taraftarlarada bir anlam veremiyorum... 

Tamam,takım kötü oynuyor diye hepimiz üzülüyoruz....

Fakat, takımınızı 1. yarının sonunda yalnız bırakmak ve protesto etmek; Sökespor taraftarına yakışmıyor....

Daha koskaca bir 45 dk varken, futbolcuları demorelize etmek, rakip takımın ekmeğine bal sürmek demektir....

Nitekim,Sökespor ikinci yarıda sonuca gidebilecek pozisyonlar buldu....

Hatta,verilmeyen nizami gol geçerli sayılsaydı; Galip bile gelebilirdik....

Ki sizler, deplasmanlara bile giden cefakar taraftarlarsınız....

Futbolculara maç bitmeden gösterdiğiniz reaksiyonlar, bence hiç hoş değildi....

Biz,Sökespor camiası olarak bu futbolcu arkadaşlarla, 2. yarı 13 hafta daha yağmurda çamurda beraber olacağız....

Tamam,şampiyonluk gitti ama; hiç olmazsa aklımdan dahi geçirmek istemiyorum,Bal liginden düşmeyelim....

Futbolcuların morali zaten dibe vurmuş,onları bu kötü günlerde siz kucak açıp desteklemeyeceksiniz ve yanlarında olmayacaksınız da; Ne zaman olacaksınız?...

Taraftarlar için herşey şampiyonluk olmamalı....

İyi günde de, kötü günde de "hep destek,tam destek"olmalı....

Yönetim ise, acilen toplanarak yaptıkları yanlışları analiz etmeli  Sökespor'un bu duruma neden ve nasıl geldiğini; Kendilerine öz eleştiri yapıp masaya yatırarak, ikinci yarıya nasıl gireceklerinin planlarını sıhhatli bir şekilde yapmalıdırlar....

Yönetimden bahsetmişken, Kale Belediyespor maçında gözüme ilişen bir hususu da yazmadan geçemiyeceğim...

Bir kulüp başkanının, maç boyunca yedek kulübesinde olmasının ne anlama geldiğini birileri çıksın bize anlatsın....

Kulüp başkanının yeri, daimi olarak protokol tribünüdür....

Misafir takımın başkanını orada ağırlamak ve protokolde olması gerekenlerle birlikte orada maç seyretmektir...

Maalesef, misafir takım başkanını; Stad çalışanları karşıladılar....

Ben, böyle bir olaya ilk defa şahit oluyorum...

Sökespor'un ikinci yarıya başarılı girmesi ve yeni yılın takımımıza uğur getirmesi dileğiyle....

Saygılarımla...

 

Bu makale 888 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz