söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



LATMOS'TA NELER OLUYOR?..


LATMOS’TA NELER OLUYOR?..

 

 

BU DAĞLARIN SAKİNLERİ

Beşparmak Dağları sahip oldukları muhteşem ve büyüleyici doğası nedeniyle tarih boyunca bereketin de adresi olmuştur. Günümüzde de bu dağlar on binlerce insanımızın yaşadığı, hem buralardaki doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleri koruduğu, hem de var olan bereketi üretime dönüştürerek ülke ekonomisine kazandırdığı zenginliklerimizdir. 

Latmos’ta yaşayan köylüler bu dağları kendilerine bahşedilen bir zenginlik ve aynı zamanda korumak zorunda oldukları olağanüstü değerli bir emanet olarak kabul ederler. Bunu yüzyıllardır yapmışlardır ve bundan sonra da yapacaklarından kimsenin kuşkusu olmasın. 

Yurdumuzun, özellikle de Batı Anadolu kıyılarının her yaz orman yangınları nedeniyle ziyan olan doğal güzelliklerini düşündüğümüzde Latmos’ta böyle felaketlerin yaşanmamış olmasını tesadüflerle açıklayamayız. Latmos köylüleri bilinçlidirler. Bu dağların kendileri için ve de gelecek kuşaklar için ne ifade ettiğini iyi bilirler.

 

DOĞAYI KATLEDEN MADEN İŞLETMELERİ

Latmos ne yazık ki son yıllarda büyük bir tehditle karşı karşıyadır. Sayıları hızla artan bu taş ocakları doğada telafisi mümkün olmayacak tahribatlar yaratıyorlar. Şimdiye kadar gerek Latmos köylüleri, gerekse duyarlı yurttaşlarımızın verdikleri tepkiler, yaptıkları şikayetler soruna çözüm olamamıştır. Devletin yetkili kurumları hem bu madenlerin faaliyet alanlarını genişletmeleri için, hem de yeni başvurular için ruhsatlar vermeye devam etmişlerdir. Şu anda Latmos’ta bir doğa katliamı vardır ve devlet buna seyirci kalmaktadır.

Bu katliamı bahane eden bazı kişi ya da sivil toplum örgütleri ise çözüm diye adeta ölümü dayatmaktadırlar.

 

MİLLİ PARK KARARI BU DAĞLARI BİTİRİR

Son zamanlarda çeşitli platformlarda sürekli olarak Latmos’un milli park olması dile getiriliyor. Eğer bu gerçekleşirse madenciler eliyle süren bu doğa katliamının sona ereceği algısı yaratılarak kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor. Aslında milli park kararının mevcut maden işletmeleri için ve de yeni ruhsat başvurusunda bulunacak maden işletmeleri için bir engel teşkil etmeyeceği yasalarla da ortada iken böyle bir aldatmacanın kullanılması ister istemez kafalarda kuşkular uyandırmaktadır.

 

BURADA ASIL AMAÇ NEDİR?

Milli Park kararıyla madenler kapatılmayacağına göre bu kararda neden ısrar ediliyor? Bu işi kimler istiyor? Bu işten kimler zararlı çıkacak?..

Eğer Latmos milli park olursa zarar göreceklerin başında Latmos’ta yaşayan köylüler gelecektir. Burada yaşayanlar yaşam kaynaklarından yoksun kalacaklardır.

 

KÖYLÜLER NELERİ YAPAMAZLAR?

1-Zeytin ve çam fıstıkları başta olmak üzere buralarda yetişen bitkilerin tohurlarını toplayamayacaklardır. Bunun örneği Dilek Yarımadası’nda görüldü.  Delice tohurlarını toplayanlar bile mahkemelik oldular. Burada bir de aldatmacaya şahit olduk. Karakaya Köyü’ne gelen bir yetkili bizim bu iddiamızı kendisine ileten bir köylüye “bu yalanlara inanmayın, herkes tapulu arazisinde zeytinini fıstığını toplayabilir” diye cevap vermiş. Yani kelime oyunlarıyla vatandaşı kandırmaya çalışmıştır. Bu arazilerin %95’i tapusuzdur, yani aslında bu yetkilinin ifadesine göre %95’i toplanamayacak demektir.

2-Otlatma yapılamayacaktır. Köylü bu uçsuz bucaksız dağlarda otlattığı danasını, ineğini artık evinde beslemek zorunda kalacaktır. Bu durumda buralarda hayvancılık mümkün mü?..

3-Arıcılık da yapılamayacaktır.

4-İskan konusunda sıkıntılar yaşanacaktır.

 

MİLLİ PARKLARDA KİMLER NELER YAPABİLİR?

1-Bu Kanun kapsamına giren yerlerde maden ve petrol kanunları gereğince araştırma ve işletme ruhsatnamesi veya imtiyazı, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun ilgili hükümleri saklı kalmak kaydıyla Bakanlar Kurulu kararı ile verilebilir.(Madde-11)

2-İlgili bakanlıkların izni ve onayı alınarak turistik yatırımlar yapılabilir. Bu yerler turizm şirketlerine 49 yıllığa kadar kiraya verilebilir. Eğer işletmenin başarılı olduğu belgelenirse bu süre 99 yıla kadar çıkarılabilir.

3-Gerek görüldüğünde özel ve tüzel kişilere ait taşınmazlar kamulaştırılabilir.

4-“Orman ve Su İşleri Bakanlığınca kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve özel hukuk tüzelkişileri lehine tesis olunan intifa hakları ve bu haklara dayanılarak yapılan ve yapılmakta olan tesislerin üçüncü şahıslara devri, Orman ve Su İşleri Bakanlığının muvafakatına bağlıdır.” Maddesi uyarınca elde edilen intifa hakları bakanlık izniyle başkalarına da devredilebilir.

5-12. maddede ifade edildiği gibi “Bu Kanunun 7 nci ve 8 inci madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları ve tabiatı koruma alanlarındaki planların gerektirdiği her türlü hizmet ve faaliyetler ile koruma, yönetim, işletme, tanıtım, sportif, eğlenme ve dinlenme hizmetleri için gerekli her türlü altyapı, üstyapı ve diğer tesisler Orman ve Su İşleri Bakanlığınca yapılır veya yaptırılır, yönetilir veya işletilir” ibaresiyle devletin tesisler kurup bunu birilerine kiralaması da mümkündür.

 

SONUÇ

Yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı gibi Milli Park kararı bu dağları madencilerden korumayacak, tam tersine; bu dağların süratle insansızlaşmasına neden olacağı için maden şirketlerine daha rahat hareket imkanı sağlayacaktır.

İnsansızlaşan Latmos, doğal koruyucularını yitirmiş olacak ve bundan sonra tehditlere açık hale gelecektir.

Göç eden onbinlerce köylü için istihdam yaratmak sorun olacağı için sosyal sonuçlara neden olunacaktır.

Söke Belediyesi bu dağları binlerce yıldır olduğu gibi bugün de o dağlarda yaşayanların koruyabileceğine inanıyor. Madenlerin ruhsatları iptal edilmeli, turizm yatırımları için izin verilirken Latmos köylüleri mutlaka dikkate alınmalıdır. Turizmciler bu dağları orada yaşayan insanlarıyla değerlendirmek zorundadırlar. Bunun dışında hiçbir uygulama olumlu sonuçlar vermez.

 

Bu makale 452 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz