söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



SÖKESPOR KAN KAYBETMEYE DEVAM EDİYOR


SÖKESPOR KAN KAYBETMEYE DEVAM EDİYOR

 

Sökespor, Pazar günü 8.grup lideri Torbalıspor ile yaptığı karşılaşmadan da kan kaybederek ayrıldı...

Kendi sahasında oynadığı ilk Bozdoğanspor maçında  berabere kaldıktan sonra, diğer maçlarda puan kaybı yaşamayan Sökespor; Deplasmanlarda kaybettiği puanların üstüne, bu hafta kendi sahasında 4 veya 5 maç aradan sonra;2 puan daha ekledi...

Bu haftaki maçı; Kendi açılarından ölüm kalım maçı olarak açıklayan Genel kaptan İsmail Akalın'ın bu açıklamasını ben talihsizlik olarak açıklayabilirim...

Zira, bu maçı çıkış maçı olarak görmek; Sökespor taraftarlarının aklıyla alay etmek demektir...

Sökespor'un deplasmanlarda puan ve puanlar verdiği Çal, Sarayköy, Dikili ve Kuşadası maçları önemli değilmiydi?

Deplasmanda, üç puana hasret kalacaksın; Ondan sonra gelip kendi sahanda şampiyonluğun en büyük adaylarından olan rakibin Torbalıspor maçını çıkış maçı görüp, şampiyonlukla yanıp tutuşacaksın....

Bir maçta, şampiyonluğu icat eden "Deha" varsa; Söylesinler onu da bilelim...

Maçlar başlayalı 11. haftayı geride bıraktık.

Alınan kötü sonuçlara rağmen, yönetimle ilgili hiç bir kötü yorumlarda bulunmadım.

Fakat,ligin başlamasından 10 gün önce; (Sökespor'da neler oluyor?) diye bir yazı yazmıştım...

İşte, 3ay önce yazıp bu günlere gelinen noktada; Maçların başlamasına az bir zaman kaldı, bu konuyu kaşıyıp Sökespor'a zarar vermek istemiyorum. Yaşanacak olan olumsuzlukların,taraftarlar açısından yanlış anlaşılmaması için; Bu konuyu bir basın açıklamasıyla anlatın demiştim...

Bunu da yapmadınız, ama konu hakkında dedikodular hala devam ediyor...

Yapılan yanlışların neticesinde, Sökespor'un ne duruma geldiği ortada... 

Yapılan harcamaları da göz önüne alırsak;yanlışlarla,emeklerin nasıl ödeneceğinin çeteresini de taraftarlar tutsun...

Ben başkan Yusuf GÜNAL'ı geçen yazımda uyardığım gibi, bu yazımda da uyarıyorum.

Sizin, iyi niyetinizden hiç şüphem yok...

Tahminimce taraftarlarda aynı şeyi düşünüyor...

Zaten, göreve gelirken; "Sökespor'u şampiyon yapmadan görevi bırakmayacağım" diye bir ifadeniz olmuştu yanılmıyorsam...

Eğer, bu tezinizde ısrarlıysanız; Devre arasında takviye yapıp,takımı güçlendiricem diye boşuna harcama yapmayın...

Kuş artık kafesten kaçtı...

Önümüzdeki yıl başkanlığı düşünüyorsanız; Bu harcamalarınızı seneye yapıp hem kendi kadronu güçlendirerek, hem takımın kadrosunu güçlendirerek; taraftarların karşısına çıkmanız daha mantıklı olur kanısındayım...

Taraftarlarda, sakın niye bu kadar karamsarsın diye sormasınlar...

Futbolun dili birdir...

Duygusal davranmayıp, maçları çıplak gözle seyredenler; Sökespor'un şampiyon olamıyacağını en az benim kadar biliyorlar...

Onlar için, Kırmızı - Mavi bir aşk...

Acaba diyorlar; Bir mucize olur mu?

Çünkü, Sökespor taraftarı 3 yıldır şampiyonluğun özlemini çekiyor...

Son iki yıldır şampiyonluğun eşiğine kadar gelip, son maçlarda bu özlemlerini gideremeyen taraftarlar; Bu sezon gruplar belli olduktan sonra, şampiyonluğun geleceğini kesin gözle bakıyorlardı...

Şampiyonluk bir ekip işidir...

Üç bacaklı saca ayağına benzer...

Yönetim + Teknik kadro + Taraftar

Bunlardan biri aksarsa, bu özleme kavuşamazsınız...

Şampiyonluğun gelmediği son iki sezonda saca ayaklarının dışında olaylar geliştiği için, Şampiyonluk gelmedi...

Fakat, bu sezon şartlar gayet Sökespor'dan yanaydı...

Ama, ne olduysa oldu; Bana göre bu saca ayaklarından, Yönetim ve teknik kadro sınıfı geçemedi; Sınıfta kaldı...

Burada yönetime bağlı olarak en büyük başarısızlık bence; Yönetimle teknik kadro arasında koordinasyon görevini yürütemeyen genel kaptanlık merciidir...

Sınıfı geçen sadece taraftar oldu...

Dün, sosyal medyada gördüm...

Sökespor'un Korsanlar taraftar gurubu bir anket yayınlamış...

Sökespor'un bu durumda olmasının başlıca nedenleri nelerdir?

Üç, dört şık sunmuşlar...

Ben de, bu anketinp sonuçlarını çok merak ediyorum; Bakalım taraftarlarla aynı görüştemiyiz ...

Tüm Sökespor taraftarlarının, korsanlar taraftar gurubunun kendi sayfasındaki bu ankete katılması bence çok önemli...

Neyse, gelelim Torbalıspor maçına; Söz taraftardan açılmışken, maç başlamadan önce Torbalı'dan gelen taraftar gurubu liderleri ile Sökespor taraftar gurubu liderleri; Her iki takımın tribünlerine giderek dostluk mesajı verdiler...

2-2 dostça biten maçın sonunda Sökespor taraftar gurupları,Torbalıspor'u tribüne çağırdı...

Sökespor tribünlerine yönelen Torbalıspor futbolcularına ağıza alınmayacak küfürler ederek, maç başındaki dostluklarına leke sürdüler...

Ben, bu küfür edenleri kınıyorum...

Bu küfürleri Sökespor taraftarlarına yakıştıramıyorum...

Bu küfürleri yapanlar, asla Sökespor taraftarı olamaz...

Maçın analizine gelince; Geçen hafta K.Adasıspor maçında atılan Sefa'nın yerini, Serdal'ı ileri uca çekerek dolduran Sökespor; Orta sahaya Recep Orta'yı monte ederek oyuna başladı...

Ayrıca, geçen hafta sakat diye oynatılmayıp, penaltıya sebebiyet verdikten sonra; oyundan atılan yedek kaleci Hakan Ekinci'den kaleyi devralan  as kaleci Hakan Acar'ın bir takım için kaleci faktörünün ne kadar önemli olduğunu gördük...

Kuşadasıspor maçının teknik yönden kaybedildiğinin bir  resmidir bu...

Şimdi, bana diyecekler; Sakat sakat mı  adamı kaleye geçirelim?..

O zaman,size de şunu sorarlar...

Peki, değişen ne oldu; Hakan Ekinci atıldıktan sonra başkası mı geçti kaleye?..

Bu maçta, takımı eleştirecek bir neden bulamıyorum...

Her iki takımda oyunun hakkını verdi,neticeyi değiştirebilecek pozisyonlar buldular...

Sanırım,seyirciler de çok zevkli bir maç izlediler...

İlk yarıyı önde kapayan Torbalıspor,Sökespor öne geçinceye kadar oyunu rölantide tuttu...

Sökespor,öne geçtikten sonra ise;Beraberlik için çok çalıştı...

Bilhassa; 18 numaralı zenci BİLLY MİCHAEL Sökespor defansını epey zorladı...

Attığı gol ise, sahalarımızda ender görülebilecek güzellikteydi...

Fakat, bu golde o ana kadar fazla hata yapmayan Sökespor defansının hatası büyüktü...

Topla, Sökespor ceza sahası dışının sol köşesinde buluşan Michael;Kordonda yürür gibi topu ceza sahası yayına kadar taşıdı ve kimse müdahale edemedi. Sert ve düzgün harika bir vuruşla golü attı.

Önümüzdeki yıllarda onu üst liglerde görürseniz; Hiç şaşırmayın genç ve 21 yaşında....

Sökespor'un yediği ilk golde ise; Yine Emre Bozatlı vardı. Hücuma çıkarken rakip sahada iki, üç kişi arasına girerek topu kaptırdı.Atılan uzun topta;Sökespor defansı akını faulle kesti.Kullanılan faul atışında Torbalıspor'un golü geldi...

Sökespor, ikinci yarıya çok hırslı başladı...

2-1 öne geçmesine rağmen üstünlüğünü koruyamadı.

Beraberlik golünü yedikten sonra da pozisyonlar buldu fakat,yararlanamadı...

Bence, maçın hakkı beraberlikti ve öyle oldu...

Maçın sonlarında Emre'nin düşürülmesini tribünlerin penaltı diye pretosto etmesi birşey değiştirmedi...

Emre,kendinden büyük işler yapmasa; O topu alıp götürür gol yapardı. Maçın sonlarında güçsüz kalınca, her pozisyonda kendini yere bırakıyor. Hakemlere de inandırıcı gelmiyor....

Sonuç olarak; Sökespor alışılmış olan puan kayıplarından birini yaşadı...

Saygılarımla...

 

Hüseyin AKBACAK 

 

Bu makale 554 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz