söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



KUR'AN'IN İNDİĞİ DÖNEMİN TARİHİ ŞARTLARI –III


Mevlüt HALİLOĞLU
Söke Müftüsü 
Mart  2010 Söke

KUR’AN’IN İNDİĞİ DÖNEMİN TARİHİ ŞARTLARI –III

(ÖNCEKİ HAFTADAN DEVAMI)
Kur’an’ın müşrik Arap tipinden yola çıkarak çizdiği insan tipi, ahlâk dışı değerlerle örülü bir insan tipidir. Bu müşrik insan, son derece nankördür (Abese, 80 / 17), mala çok düşkündür (Âdiyat, 100/ 8), cimridir (İsra, 17 / 100), acelecidir (İsra, 17 /11). Bu bakımdan iyilerle kötülerin karşılaştırılacağı, her birinin dünyada yaptıklarından, edindikleri tutum ve davranışlarından hesaba çekileceği ve ürettiklerine göre karşılıklarının verileceği bir günün olması gerekmektedir. Kur’an’ın Mekke’deki amacı, ahlakî değerlere sahip bir toplum oluşturmaktır. Ancak bunu oluşturabilmek için bunu besleyen fikirlerin temellendirilmesi gerekiyordu. Kur’an, Mekke’de bunu temellendirmiştir. Daha sonra şartlar Mekke’de ağırlaşınca Müslümanlar Medine’ye göç etmişlerdir.
Medine’de, Mekke’dekinden farklı bir dinî ve toplumsal yapı ile karşı karşıyayız. Burada müşrik Arapların yanı sıra, büyük bir topluluk olarak Yahudiler bulunmaktadır. Müslümanlar ise Mekke’de gördükleri baskılardan kurtulmuşlar ve artık burada daha güçlü bir durumdadırlar. Peygamberimiz (a.s) Medine’de ilk olarak Yahudilerle Müslümanların ilişkilerini barış ve hoşgörü çerçevesi içerisinde düzenlemeyi amaçlayan bir anlaşma yapmıştır. Kur’an Medine’de öncelikle adaletin korunması konusunu vurgulamaktadır. Çünkü her şeyin temelinde adalet kavramı yatmaktadır.
Burada Kur’an’ın tarihî şartları gözetmesi ile ilgili üç kavramdan bahsetmek gerekir:
 Birincisi Esbab-ı Nüzul, yani ayetlerin inmesine sebep olan olay / olaylar. Kur’an’ın iyi anlaşılabilmesi için özellikle Kur’an’daki bir çok ayetin inmesine sebep olan nedenleri bilmek gerekir. Bu bizim o ayet ve sürelerden nasıl bir evrensel ilke çıkarmamız gerektiğine yardımcı olur. Eğer ayet ve sürelerin inmesine neden olan durum bilinmezse bu günün insanı için anlamakta güşlük çekilir.
İkincisi Nasih-Mensuh kavramıdır. Bu Kur’an’da bir hükmün kaldırılarak yerine bir başkasının getirilmesidir. Bu Allah’ın kararından dönmesi değil, tarihî şartlarda ve sorunların çözüm yollarına olan ihtiyaçlarda meydana gelen değişikliklerdir. Kur’an belli bir geçiş döneminin şartlarına uygun bir hüküm getirmiştir. Daha sonra şartlar değiştiğinde yeni şartlara uygun hükümler koymuştur. Bu bir kusur olmaktan öte, toplumu yetiştirmek ve sağlam bir ahlâkî yapı tesis etmek bakımından en uygun yöntemdir. Bu sebeple, Kur’an’ın iyi anlaşılabilmesi için nasih-mensuh ayetlerin iyi bilinmesi gerekir.
Üçüncüsü ise Kur’an’ın ayet ayet indirilmesidir. Kur’an indiği şartları gözetmek amacıyla parça parça indirilmiştir. Kur’an bu tarz indirilişinin amacını şöyle açıklamaktadır:
“Biz Kur’an’ı, insanlara ağır ağır okuman için bölüm bölüm ve gerektikçe indirdik.” (İsra 17 / 106)
İşte yukarıda kısaca değinmeye çalıştığımız üzere Kur’an’ı iyi anlamak için onun indiği tarihî şartları çok iyi bilmemiz gerekir. Bugün bir çok kimse bunu göz ardı ettiği için Kur’an’dan gerektiği gibi yararlanamamaktadır. O’nun ayetlerini sadece görünüşteki anlamlarıyla ele almakta o zamanın tarihî şartlarını dikkate almadığı için de İslâm’ın oluşturmak istediği ahlâkî esaslara dayalı toplumu anlamakta bir çok problemlerle karşı karşıya kalınmaktadır.
Kutsal kitabımız Kur’an-ı doğru anlayıp hayatımıza yansıtabilmemiz dileğiyle  hoşça kalın.

 

Bu makale 1424 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz