söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



SİTEMİM SANADIR YAR


SİTEMİM SANADIR YAR  

                                                                                                                                                                       Aşağı yukarı 16-17 yıllık spor yazarıyım. Sökespor’u her zaman yakından takip eden; çoğu zaman iç içe olan birisi olarak sayısız köşe yazıları yazdım. Sökespor’un şampiyon olduğu sezonları da yaşadım, küme düştüğü sezonları da yaşadım. Sökespor’un başarılarında sevinip başarısızlıklarında ağladım. Sökespor’a hayatımda ayrı bir yer ve önem tahsis ettim. Sökespor’u yaşama sebebim sayacak kadar ileri gittim. Sökespor çoğu zaman ailemden bile öncelikli oldu benim için. Sökesporla sayısız sezonlar yaşadım ama Allah şahidim bu sezon gibi bir sezon yaşamadım.

Ben Sökespor’un takım olarak oturması, takım oyunu oynaması için; ben sahada savaşan bir Sökespor’u görebilmek için haftalarca beklemedim hiçbir sezon… 

Benim 16-17 yıllık spor yazarlığı geçmişime bakın; Sökespor için, yönetim için, teknik heyet ve futbolcular için yazmış olduğum olumsuz yazılarım bir elin parmaklarını geçmez. Fakat şahsen Sökespor sevdam bana engel olmasa, içim elverip olumsuz yazılar yazabilsem, bu sezon geride kalan 10 haftada ilk hafta Ödemişspor deplasmanı hariç  yazılacak bir tane olumlu bırakın yazıyı; cümle, kelime hatta harf yok. En son Kuşadasıspor deplasmanında alınan mağlubiyetin kabul edilebilir, hazmedilebilir hiçbir tarafı yok. 

Geçen haftaki yazımda Kuşadasıspor’un yaralı olduğundan, Sökespor-Kuşadasıspor maçlarının her zaman ayrı atmosferlerde oynandığından, bu maçta sakin kalmayı başarabilenin maçı kazanan taraf olacağından, rakip takım futbolcularına ve maçın hakemine karşı dikkatli davranılması gerektiğinden bahsetmiştim.

 Bunları bir taraftar olarak ben bilirken, ben düşünebilirken; hocam ve futbolcu kardeşlerim bilmiyor muydu? Düşünemediler mi? 

Haydi Sökespor-Kuşadasıspor maçlarının atmosferini hocam ve futbolcu kardeşlerim bilmiyor diyelim. Peki bunu bilen yöneticilerimizde mi yok? Sökesporlu kardeşlerim maç boyunca sakin kalmayı başaramadılar. Kuşadasısporlu oyuncuların her tahriklerine tepki verdiler ve her tepkilerinde zararlı çıkan taraf oldular… 

Ben maçı izlerken maçın başında bu Kuşadasıspor Sökespor’a gol atamaz demiştim. Serdal penaltıyı gole çevirebilse ve Sökespor ilk yarı soyunma odasına 0-1 önde gidebilse, inanın ikinci yarı farka giderdi. Maçta Emre’nin çalım hastalığı yaşanan top kayıplarında başı çekti. Aldığı her topta 3-4 kişinin arasına dalıp topu kaybeden Emre’ye yedek kulübesinden uyarı gelmemesi de çok tuhaf. Serdal gerçek kimliğinden çok uzaktı. Sahada var ile yok arasında maçı tamamladı. Penaltıyı kaçırması belki kendisini oyundan düşürmüş olabilir ama penaltı kaçabilir. Bunu kendisine sorun yapmamalı ve kendisini oyuna vermeliydi. Kanatlardan yapılan ortalarda topun bir türlü kaldırılamaması ve yapı-lan her ortanın rakip tarafından uzaklaştırılması ise anlam verilemeyen bir başka konuydu. 

Velhasıl Sökespor kazanabileceği ve hatta farklı kazanabileceği bir maçı daha mağlup tamamladı. İnşallah sezon sonunda bu basit kaybedilen puanlara yanmayız. Çünkü bu iş şampiyon olamamakla bitmiyor. İşin birde küme düşmek gibi kötü bir tarafı olduğunu da unutmayalım. Bizden Kuşadasıspor’a giden Mehmet Ali, Aytaç ve Arda’ya maç boyunca küfür edenleri ise kınıyorum. O çocuklara Sökespor’un ekmeğini yedin lan diye yapılan küfürler doğru değildi. Evet Sökespor’un ekmeğini yediler. 

Peki Kuşadasıspor’da taş mı yiyorlar. Şimdi de Kuşadasıspor’un ekmeğini yiyorlar ve yedikleri ekmeğin karşılığını vermeye çalıştılar o kadar… Yani küfür edilmesi yerine takdir edilmeleri gerekirdi bence… Anlam veremediğim bir başka konu ise kalecimizin penaltı pozisyonunda kırmızı kart görmesi sonucu kaleye yedek soyunan Hakan’ın geçmesi. Hakan’ın sakat olduğu söyleniyor. Şayet sakatsa ve çok önemli Kuşadasıspor maçında riske edilmek istenmediyse neden oyuna alınıyor? Şayet sakatlığından dolayı Torbalıspor maçı öncesi riske edilmek istenmediyse afedersiniz ama Kuşadasıspor maçı gazozuna mıydı? Şayet sakatlığı yok ise neden yedek soyunduruldu? 

Gelelim işin asıl ilginç tarafına. Torbalıspor hangi hafta takılsa, o hafta Sökespor yenebileceği rakipleri karşısında ya mağlup olarak yada berabere kalarak puan kaybediyor. Peki aradaki puan farkı nasıl kapanacak birileri bana söyleyebilir mi? Şimdi hafta sonu Torbalıspor’u ağırlayacağız. Peki Sökespor’un lideri yenmekten başka şansı varmı? Galip gelirse eyvallah ya mağlup olursa? Bunu düşünmesi bile acı veriyor ama mağlup olmakta bir ihtimal… Ama asıl gerçek Sökespor bir an evvel toparlanmalı, gerçek kimliğine bürünmeli ve takım oyunu oynamaya, sahada savaşmaya başlamak zorundadır. Bugüne kadar oynanan oyun ve alınan sonuçlar Sökespor taraftarını çok ama çok üzmektedir. İçeridedışarıda, uzakyakın, yağmurçamur demeden her zaman her şart ve koşulda takımlarının yanında olan Sökespor taraftarlarına yazık ve günahtır. Bu sebeple yarın eyvah dememek için bugünden tedbir alınma-sında fayda var diye düşünüyorum… Herşeyin gönlümüzce olması temennilerimle; Allaha emanet olun, kalın sağlıcakla…

 

MEHMET ÇAVDAR                                                                                                                                                            mehmetcavdar_soke@hotmail.com                                                                                                                                                                                       0 534 963 47 46

 

Bu makale 697 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz