söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



10 KASIM VE ATATÜRK


10 KASIM VE ATATÜRK

 

Atatürk gibi ulu kişi hakkında yazı yazmak mecburiyetinde olduğum için kendimi mutlu sayıyorum. Her 10 Kasım'da Söke Ekspres yayınlandığı günden itibaren yarım yüzyıldan beri mutlaka yazıyorum. 

Atatürk'ün öldüğü 1938 yılında daha ilk okula başlamamıştım. Ömrü askerlik ve esaretle geçen babam tıpkı tarih dersi verir gibi Birinci Harbi, Milli Mücadele'yi, Atatürk'ü, İnönü'yü öyle anlatmıştı ki onların yüceliğini kendisinden öğrenmiştim. Rüzgarlı ve yağmurlu bir sonbahar günü radyodan Atatürk'ün öldüğünü öğrenmiştim. Sanki o gün her evden bir cenaze çıkıyor gibiydi. Evimizin çok yakınındaki ilkokulda öğrenciler dersliklerden çıkarılmış. Okul bahçesinde tarif edilmez hüzün vardı. Öğretmenlerin, öğrencilerin hepsinin gözü yaşlıydı. O yıllarda şehrin kültür ocağı olan Halk Evin'de gençler, öğrenciler, öğretmenler “Atatürk Toplantısı” yapıyor. O büyük insanın Askeri-Sivil özellikleri kimisi ağıtlarla, kimisi şiirlerle ifade ediyorlardı. O yıllar Halk Evleri kültür yuvalarıydı. Gençler kahvehaneler yerine oraya giderler, sporun ve kültürün herşeyini orada öğrenir, bilgili, vatanını, bu milletini seven gençler olurlardı. Üzülerek söyleyeyim ki bu eğitim mekanlarına hoyrat bir ele bir gecede kilit vurdu. 

Atatürk'ün hayatı, çalışmaları daha uzun yıllar devam edecek bir efsanedir. Bu büyük değeri yalnız biz değil, Çanakkale'de, ulusal mücadele eden, onlarla savaşan bütün dünya liderleri de söylemektedirler. Kolay mı sanıyorsunuz? 600 yıllık bir Osmanlı'nın yerine yeni, yepyeni bir devlet kurmak. Kolay mı sanıyorsunuz? Bir ümmet idaresini, insanların inançlarında serbest bırakmak. Kişisel mal edinmek, kadın haklarını geri vermek, sosyal ve siyasi hak kazandırmak. 

Toplumun en büyük değer yargısı olan yasaları değiştirmek? Çocukların malları eşit paylaşması? Medeni Nikah ve daha bir çoğu...

Harf İnkılabı, diğer devrimler kadar önemlidir. Aydınlık okullar, aydın öğretmen sadece bu bile insanımıza, ulusumuzun medeni olmasını sağlamaktadır. Her türlü ilmi araştırma, üniversiteleri, Türk Tarih ve Türk Dil Kurumu ulusumuzun geleceği için vazgeçilmez kurumlardır. Atatürk her türlü yeniliğe açık bir liderdi. Türk Sanat Musikisi kadar, Halk Musikisi ve Çağdaş Batı Müziği hayranıydı. 

Atatürk'ün askeri dehasını anlamaya kalksak sütunlarımız yetmez. Osmanlı'nın ve Harplerin bıraktığı, dört bir yanı zaptedilmiş bir ülkeyi yeni baştan temizlemek, imar etmek, insanlarını batış şartlarına getirmek her liderin harcı değildir. Bir bakıyorsunuz ayağı Orta Doğu’da, bir bakıyorsunuz Çanakkale'de, ordan kalkıp dürbünü gözünde Sakarya'da, Afyon'da, ulusal mücadele içinde soluğu İzmir'de alıyor. Savaşlar devam ederken sadece insanının kanunlara,  ahlaka yardımcı olacağına inandığı 23 Nisan’da “Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin” olması için Büyük Millet Meclisi'ni kuruyor hem de yurdun dört bir yanı Batılı Emperyalistlerin sardığı yıllarda. Manda olmuyor hür ve bağımsızlık için milletiyle çalışıyor. 

Ortaokul 2. sınıfında Türkçe Öğretmenimiz Nimet Hepözlem’in şair İbrahim Alaattin Gövsa'nın 18 beyitlik, uzun şiirini ezberlememizi söylemişti. Ben ve arkadaşlarım Atatürk'ün ölümüyle ilgili şiiri bir gecede ezberlemiş, hepimizin şiiri eksiksiz okuduğumuzu dün gibi hatırlıyorum. Bu şiir esasında mersiye idi...

"Bir milletin mecalini söyler derin derin. 

Derya önünde çırpınarak 

Dolmabahçe'nin gönlümde eski hatıralar, 

Eyledim tavaf artık o doğmuyor diye müzlimdi. 

Her taraf çamlar hüzünlü, yollara düşmüş 

Söğüt çınar yaprak döküp huzura kapanmıştı sonbahar. 

Sessiz nöbetçiler de heyula dolaşmakta. 

Susmuş bütün saray,  nefes almaz o izdiham, 

Son uykusunda dek rahat etsin deyip Atam. 

Son uykusunda öyle mi? 

Bir devir uyandıran bir ırka can veren Atatürk denen kahraman...”

 

10 Kasım 1938 tarihinde tarihe can veren bir kahraman, Atatürk ölmüştü. 

10 Kasımlar eski yıllarda Matem Günü olarak kutlanırdı. 80'li yıllarda matem yerine Atatatürk'ü bir başka heyecanla, eserlerini ve devrimlerini daha iyi öğrenmek için yapılan etkinlikleri kutluyoruz. Ne mutlu bir ulusuz ki Atatürk gibi tanıtılması zor bir lider yetiştirmişiz. 

“BÜYÜK ATATÜRK VATAN SANA MİNNETTARDIR” milletinle öğün ve rahat uyu...

Ruhun şad olsun. 

 

Bu makale 388 kez okundu.


Yorumlar
    Yorum Yaz
  • Halil Güven (10/11/2017)
    Evet sevgili öğretmenim "Vatan Atatürk'e minnettardır her zaman"... Sağlıcakla kalınız...