söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



 KURULUŞUNDAN BUGÜNE SÖKE LİSESİ


 KURULUŞUNDAN BUGÜNE SÖKE LİSESİ

Eğitim ve öğretime verdiği önemi, çok sayıda inşa ettiği, bağışladığı sayamadığımız kadar çok sosyal kurumlarıyla kanıtlayan Söke, 1964 yılında bir önemli eseri daha ilave etmiştir. Anadolu’nun bir çok ilçelerinde hatta illerinde olmayan liseyi halkın katkısıyla gerçekleştiren ilçemizle ne kadar öğünsek azdır. Sosyal ve siyasal olarak Aydın ilinin batı ilçesi nedense siyasal iktidarlardan gerekli yardımı görememiştir. Söke’nin çok partili döneminin başlangıcından itibaren Aydın’a hatta Ege’ye önemli katkıları olmuş, bir çok milletvekili ve bakan çıkaran bu ilçe, sosyal yardımlaşmasında, eğitim kurumlarının kazandırılmasını hep Sökeli üstlenmiştir. Yalnız eğitim mi? Ekonominin, yüksek okul ve ticari üniteleri hep ama hep Sökeli’nin gayretiyle gerçekleştirilmiştir.

Saymaya başlarsak, 1930’lu yıllarda Söke’de sadece üç ilkokul vardı... Bunlardan ikisi Kocagöz okulu ve Jaletepe okulu belli illerden gelen hayırsever insanların eserleriydi. Üçüncüsü Kemalpaşa Mahallesinde gerçekleştirilen Kemalpaşa (İsmet Paşa) okulu sadece devletin okulu konumundaydı. 

1942 yılında Söke ilk kez bir ortaokula kavuşmuştu: o da o yıllarda Söke’nin ileri gelenlerinin ortak düşüncesiyle gerçekleştirilmişti. Kasım Ataç Bey, Doktor Şeref Gürel, Pertev Börteçene, Rıdvan Başöğretmen, yine Kocagöz ilkokulu Başöğretmeni Enver Öğüt ve esnaftan bir kaç kişi ve çok sayıda Sökeli bu orta okulu özel olarak açmışlardı.180-200 civarında öğrenci burada yılda 200 lira okula yardım yaparak okurlardı. Özel okul beş yıl sonunda Milli Eğitime devredildi. Antalya’dan gelen Doğan Toker hocamız ilk resmi okul müdürü olmuştu. Ben ve arkadaşlarımız bu okuldan 1947 yılında mezun olmuştuk. Öğretmenlerimiz Tarihçi Kamuran Hanım, Matematik öğretmenimiz Süleyman Yurdakul, Fizik ve Biyoloji öğretmenimiz Recep Sezgin, Müzik öğretmenimiz Hatice Perinçek, Jimlastik öğretmenimiz Ali Perinçek’di. Kimya dersimize müdür Doğan Toker giriyordu. Hepsi de rahmetli oldu. Nur içinde yatsınlar Kasım Ataç da Türkçe öğretmenimizdi.

1948 yılında eğitime başlayan akşam kız teknik okulu, Kemalpaşa ilkokulunun karşısında Söke’nin ikinci ortaokulu seviyesinde bir okuldu. Bizler 1947 yılında ortaokul diploması aldığımızda çevremizde lise yoktu. Bizden önceki ortaokul mezunları, çalışkan ve gayretli oldukları halde gidecek lise bulamadıkları için ya babalarının esnaf dükkanlarında ya da ailenin üç beş dönüm arazisini sabanının başında oluyorlardı. Zaten ilçemize yakın sadece dört lise vardı. İzmir Atatürk, İnönü, Manisa ve Denizli illerinin liseleri... Yıllar ikinci harp yıllarıydı. Bırakınız okumayı, aileler evde yiyecek ekmek bulamıyorlardı. O yıllar bütün halkın üzerine çökmüş karabasanın nasıl kalkacağını düşünüyorlardı. Hasılı o yılların çalışkan ve istidatlı öğrencileri okuyamadılar. Varlıklı ailelerin çocukları okuma imkanı buldular. Bunlardan bazıları doktor, hukukçu, fakülte dekanı, bir çoğu da kariyerli eğitimci olmuşlardı.

Ama biz şanslıydık. Çünkü 1947’de ortaokuldan mezun olduğumuzda bir müjde devre arkadaşlarımızı sevince boğmuştu adeta. 

 

AYDIN’DA BİR LİSE AÇILIYOR...

Bu haber bizleri heyecanlandırmış okula ilk kaydını Sökeliler yaptırmıştı. Aydın’ın bütün ilçelerinden, Muğla dahil o çevrenin ortaokul mezunları Aydın lisesine doluşmuştuk. Öğrenci sayısı seksen kadardı. İlk müdürümüz Kemal Mutlu idi. Orada yirmi kadar öğretmenden ders aldık; Nihal Erkayın, Mustafa Yılmaz, Nevvare Özveren, Faik Eroğlu, Emrullah Tovaş, Mustafa Koçaş, İhsan Ünal, Sıddıka İlgen,  Mezide Dişbudakoğlu, Muammer Ok, Şükran Türkmen, Celal Çavdaroğlu, Düriye Günal, Avni Deniz, Hulusi Aksu Doğan, İsmet Külfür, Halil Öke,  Necip Atay ve okul katibi Arif Bey...

Okul tamam da okula nasıl ulaşacağız? bugünkü gibi minibüsler yok ki... Hatta Söke’den Aydın’a ulaşan karayolu bile yok... Ancak at arabalarının, kamyonların çalıştığı dağ eteklerinden uzanan, kıvrılan patika yoldan başka bir şey yok... Tek ulaşım aracı trendi... sabahleyin 05:30’da kalkan saat 08:00’de Aydın’a ulaşan aracın ismi o yıllarda talebe treni idi. Bizler Söke’den, Nazilli ve civarından gelenler de başka bir talebe treni ile Aydın’a ulaşırdık. Ben ve devre arkadaşlarımız tam üç yıl soğukta, yağmurda sabah namazında evden çıkarak sokak lambaları olmayan, çamura, suya bata çıka trene ve oradan Aydın Lisesi’ne ulaşırdık. Ayakkabılarımızı, üstümüzü başımızı kurutmak için vagonun ısıtıcısının yanına nazilli bardağı gibi sıralanırdık. Sabah bu sıkıntıyı akşam dönüşte de yaşardık. Saat 20:30’da bazen 21:00’de Söke çoktan uykuya dalmış olurdu. Bizler koca bir günün yorgunluğuyla mangalda ısıtılmaya bırakılmış yemeği yer yarın erken kalkmak için yatağımıza uzanırdık. Sabahleyin annemin o beni uyandırmaya kıyamadığı yavaş seslenişiyle Hadi Halil! Geç kalıyorsun... Sözleri aradan 70 yıl geçtiği halde hala kulaklarımda hissediyorum. 

İkinci cihan harbi sona ermiş, ilçenin nüfusu, doğal olarak da genç sayısı da artmış ve okumaya hevesli gençler çoğalınca, onlardan önce aileleri Söke’de bir lisenin ihtiyaç haline geldiğini görmüşlerdi. Bu arada ilkokul sayılarının yıldan yıla artmaya başlamasının yükünü yine özel ortaokuldaki gibi bir öncü heyetin çalışması zorunluluğunu getirmiştir. 1960’lı yıllarda Belediye Başkanı Ekrem Karakaş’tı. Kendi aralarında bir lise yaptırma cemiyeti oluşturuldu. Başta ilçe kaymakamı Mustafa Yörükoğlu olmak üzere Ekrem Karakaş, İlçe Müftüsü Bilal hoca, esnaf dernekleri başkanı Fevzi Ege, Hastane Baştabibi Dr. Fahri Payaslıoğlu, Demokrat Parti ilçe yöneticisi Süleyman Muslu, ortaokul müdürü Tahir Tezcan ve Ali Perincek, esnaftan şekerci Hakkı Erol’un eşi Refika hanım, inşaatçı İbrahim Yücesoy, hizmeti ve çalışmaları hiç unutulmayacak Arif İşlekel...

 

Bunlardan sadece ömrünün uzun olmasını dilediğimiz çalışkan insan Arif İşlekel en başta heyetteki insanlar Söke’ye unutulmaz bir eser bırakarak hepsi de vefat etmişlerdir. Tanrı kendilerinden razı olsun. Dernek kurulmuş, defterler, dosyalar hazırlanmış ama ortada arsa yok... Bir gün Söke14 Mayıs Muhtarı (Atatürk Mahallesi) derneğe bir müjdeyle geldi. O yıllarda Aydın caddesi falan yoktu. Söke bugünkü diş hastanesi olan yerde bitiyordu. Hastaneden sonra bir kaç ev ve Kızıl Kilise Mahallesiyle devam ediyordu. Muhtar bugünkü lise binasının bulunduğu yer için Söke’ye uzak demeyecekseniz 21 dönümlük araziyi sahipleri Ali ve Ayşe İvecen kardeşler lise için bağışta bulunmak istiyorlardı. Kaymakam Yörükoğlu ve Belediye Başkanı Ekrem Karakaş birlikte arsanın yerine gidiyorlar. Arazide 5-10 ağaçlık incir, bir kaç zeytin ağacından başka iki odalı kulübeye benzeyen bir ev olduğunu görüyorlar. Bu arazinin dışında Arnavut kaldırımlı Aydın Caddesi’nin iki tarafı da ekin ve sebze bahçeleriyle çevriliydi.

1957 yılının nisan ayında Kaymakam, Belediye Başkanı, Dr. Fahri Payaslıoğlu arsayı İvecen kardeşlerden hibe olarak aldı. Aynı yılın kasım ayında arsadaki incir ve zeytin ağaçları köklendi. Arazinin düzenlenmesinde o yıllarda Söke’de konuşlanmış olan Harita Kıtasının askerlerinden yardım görülmüştü. 2500 metrekarelik okul inşaatı için temel kazma işlemleri başlamıştı. Derneğin para imkanı yoktu. Bir çok Sökeli’nin tanık olduğu çeşitli yerlerdeki ve halkın katkısını sağlayacak toplantılar yapılarak ve devletten bir kuruş dahi almamak koşuluyle okul için kaynaklar aramaya başlandı. Esnaf, tüccar nakitle, işçiler de emekleriyle bu imeceye katılmaya karar verildi. Lise Yaptırma Derneği çimento fabrikasında çıkan çimento torbası için 10 kuruş, un fabrikasındaki torbalardan 5 kuruş, o yıllarda Söke’de üç sinema vardı, oraya gelenlerin biletlerine 5 kuruş zam yaparak epey kaynak sağlandı. Fotoğraflarda görüldüğü gibi, her at arabası, traktör ve kamyon kum, taş ve diğer inşaat malzemelerini taşımışlardı. Bizim çalışan iki kamyonumuz ve tuğla harmanımız vardı. Bu inşaata sayısını bilmediğim kadar kamyonlarımızla tuğla taşımıştık. Arif İşlekel binanın teknik ve projesinden sorumluydu. 2500 metrekare alanı olan okulun iki katı tamamlanmış, çatı örtüsü kiremitleri rahmetli Hasan Tuntaş tarafından, onun maddi destekleriyle kapatılmıştı. Lisenin açılışı görkemli olmuştu. Vali Hakkı Albayrak, okul müdürü, öğretmenler ve öğrencilerin katıldığı toplantıda yaptırma derneği üyeleri de hazır bulunmuşlardı.

İnşaatı devamlı ve düzgün olarak devam ederken araya 27 Mayıs ihtilali girmiş dernek bu devrede pek fazla çalışamamıştır. 1960 yılı ihtilali inşaatın durmasına neden olmuştu. Siyaset normal düzeye gelince Söke’ye Hüseyin Tezel diye bir kaymakam atanmış, sert mizaçlı ama yapıcı olan Tezel, inşaatı tekrar ele almıştır. Bina sıvası, boyasıyla 1964 yılının Temmuz ayında tamamlanmıştı. Lise Yaptırma Derneğinin o yıllarda verdiği bilgiye göre binanın tamamı 1,5 milyon liraya malolmuştu. Hüseyin Tezel’den sonra gelen Kaymakam Mehmet Can, Aydın Valisi olarak atanan Hakkı Albayrak liseyi 1964-65 öğretim yılında açılışını gerçekleştirmek istemiş, Milli Eğitim Bakanlığı kontrole gelmiş her şey mükemmel ama okulun çevreleyen ihata duvarı olmadığı için izin vermemişti. 

Yaptırma Derneği ve Vali Hakkı Albayrak, O yıllarda belediye başkanı olan Ömer Koyuncuoğlu 1964-65 yılını boş geçirmemek için Söke Lisesini özel olarak açmaya karar vermişlerdi. Vali Albayrak Tokat Valisi iken kendisini tanıyan ve öğrencisi olan Hüseyin Altuğ’u Özel Söke Lisesi Müdür ve matematik öğretmeni olmasını sağlamıştı.

Özel okul tamam da ya öğretmenler? İzmir Eğitim Enstitüsünden o yıl mezun olmuş Sosyal Bilgiler Fakültesinden iki bayan öğretmenin dışında atanmış öğretmen yok... Biyolojiye önceleri Aydın eski Milletvekili Dr. Baki Öktem, sonra da Dr. Fethi Özdöl’ün eşi emekli Biyolog Muhterem Özdöl, Kimya dersine de ben giriyordum. Özel lise binası bitince ve eğitime başlayınca Kemalpaşa Mahallesindeki salaş ortaokul kapatılmış tüm öğretmen ve öğrencileriyle yeni okula taşınmıştı.

Lise sınıflarına tarih, coğrafya derslerine okula tayin edilen iki bayan öğretmenden başka orta okullardan gelen Aynur Dumlu (Küçükyumuk) Edebiyat derslerine Şahap Karadayı, Abdullah Bolulu ingilizceye, okul dışından Nezihe Övül, Hilmi Meydan fen bilimlerine, Adil Şenbaklacı, İsmail Şenorak, müziğe Hatice Perincek, jimlastiğe Ali Perincek, coğrafyaya Muzaffer Gürel, resime İlhan Cahit Durmaz ve İlhan Doğan, Matematik derslerine de müdür Hüseyin Altuğ, kimya dersine de dışardan ben giriyordum. 

Özel lisede 80 civarlarında öğrenci vardı. Bunlar A ve B sınıflarında eğitim gördüler. Bir yıllık özel okul eğitim iki kez Milli Eğitim Bakanlığı müfettişleriyle teftiş edildi. Söke’de lise olmadığı için eğitimine ara vermiş öğrencileri ve çoğunun pedogoloji bilgisi olmayan öğretmenlerden ders aldılar hepsi de başarılı oldular. Ben üç yıl eski orta okulda ve bir buçuk yıl da lisede kimya öğretmenliği yaptım. Bu öğrencilerin neredeyse tamamı yüksek tahsil yaptılar. İçlerinde üniversitelerde kürsü sahibi, büyük bankaların genel müdürü seviyesinde başarılı oldular. Öğretmen sayısı da oldukça çoktu. Bir kısmı mezun oldukları okulun öğretmeni oldular. Doktor, eczacı, mühendis, hukukçu, işletmeci olanlar hayatlarını inşaatı ve eğitimi zorlukla geçen bu okul sayesinde başarmışlardı. Söke Lisesi 1965 - 1966 öğretim yılında resmi olarak başladı.  İlk müdürü ise Mustafa Subaşı idi.

Dışarıdan gelen öğrenciler için onların yatıp kalkması, sıcak yemeklerini sağlamak için Kaymakam Mehmet Can, Lise Yaptırma Derneğini yine göreve çağırdı. Lise binasının arka tarafına yurt binası yapımı başlatıldı. Yine Söke hakının katkılarıyla yüzeyi 1800 metrekare iki katlı yurt binası gerçekleştirildi. 12 Eylül öncesi bu yurdun nasıl tarumar edildiğini yazmayacağım. Tarihi ve düşüncesi Sökelilerin bu olumlu çabaları bir kaç yurdu tanınmaz hale getirmelerinde yurt sevgisi olmayan ajanların kışkırtmaları sonucunda bu yurtlar tarumar edilmiş, başta eğitimciler olmak üzere tüm liseyi üzmüştür.

27 Ekim 1966 tarihinde müdürlüğe gelen Mustafa Subaşı, 20 Eylül 1967 yılında Yalvaç Lisesine atandı. 16 Mayıs 1970 tarihinde Beşir sağlam, O’nun Samsun Lisesine tayin edilince yerine Mustafa Sabancı liseye müdür oldu. Coğrafya öğretmeni olan eşiyle iki yıla yakın süreyle görev yaptı. Sabancı, Milli Eğitim Bakanlığına müfettiş olarak atandıktan sonra liseye önce eski ortaokul sonra lisenin müdür muavini Muzaffer Gürel müdür oldu. Gürel’in görevi uzun sürdü. Ondan  sonra Ahmet Kavruk’lar, Ahmet Bayrav’lar, Mahmut Aktaş’lar ve ondan sonra gelen müdürler, lisenin eğitim düzeyini küçültmeden Söke’nin daima yüz akı olmuşlardır.

Lise özel olarak ve resmi olduğu ilk yıllarda sadece eğitim ve öğretim yılında sosyal ve kültürel çalışmada çok başarılı olmuştur. Bugün Söke Lisesi sadece öğrenciyi çalıştıran ve üniversite imtihanlarına hazırlayan bir kurum haline gelmiştir.

Atatürk’ün şu sözleri aklımdan hiç çıkmıyor; 

“Bir millet sava? meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferi ya?atacak sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla mümkündür. E€itimdir ki, bir milleti ya özgür, ba€ımsız, ?anlı yüksek bir topluluk halinde ya?atır, ya da esaret ve sefalete terk eder...”

 

1964 yılında Söke’de öğretime açılan lise yalnız ilçemize değil çevreye de olumlu katkı sağlamıştır. Lisenin ilk yıllarında Şahap Karadayı ve sosyal bilgiler öğretmenlerinin hazırladığı paneller ve tiyatroları o yılları yaşayanların belleklerinde canlı olarak durmaktadır. O yılların yetenekli öğrencilerini Alparslanlar, İbrahim Köftecioğlu’nu Boncuk Ömer’in Murteza’ları ve arkadaşlarını takdirle hatırlıyorum.

İlk mezunların her yıl nisan ayında düzenledikleri mezuniyetlerinin yıl dönümü toplantılarına ancak iki kez katılabildim. Geçen yıl Ağustos ayında bu mezunlarının bir kısmı benim yazlık evimde misafir oldular. Ömrümüz yettiği sürece her yaz aylarında kendilerine ev sahipliği yapacağım. Onların huzurunda kendimi 50 yıl gençleştiğimi sanıyorum. Birçoğu gelemiyor, zira onlar vefat etmişlerdi. Sağ olanlara başarılı ve esenlikli yıllar diliyorum. Çünkü onların her biri çocuklarım, kardeşlerimdir...

 

Bu makale 210 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz