söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



ÖLÜMÜNÜN 23. YILINDA  KIRŞEHİRLİ ŞEMSİ YASTIMAN'I  ANIYORUZ - (3)


ÖLÜMÜNÜN 23. YILINDA  KIRŞEHİRLİ ŞEMSİ YASTIMAN'I  ANIYORUZ - (3)

Kırşehirli halk ozanı Şemsi YASTIMAN, vatani görevini 28 Ekim 1942 yılında Mardin’de Jandarma Okulunda askerliğine başlamıştır. Daha sonra Ankara Cumhurbaşkanlığı Jandarma Muhafız Bölüğü’ne alınmıştır. Bu sürede asker ocağında saz çalma ve türkü söyleme olanağını da bulmuştur. 12 Eylül 1945 yılında Ankara 12. Jandarma Bölge Komutanlığı Muhafız Taburundan terhis olmuştur. Daha sonra tekrar Ankara’ya gelmiş ve dönemin  saz ve söz ustalarıyla  tanışma fırsatını bulmuştur. Kısa zamanda Türkiye Radyolarında sazsıyla ve sözüyle ünlenmiştir. 24 Ekim 1950 yılında Münevver Hanımla evlenmiş ve İzmirlilerin eniştesi olmuştur. 1950 yılında İstanbul’a gelmiş ve Beşiktaş / Çırağan Caddesinde No; 34‘de ahşap bir bina altında bir dükkanda Saz evini kurmuştur.
Bu evde saz derslerini de vermeğe çaba göstermiştir. Vermiş olduğu bağlama dersleri ve imal ettiği sazlarla hayatını kazanmaya devam etmiştir. Ünlü folklorcu, halk bilimci İhsan Hınçer bu konuda şunları yazıyor: “Yastıman, İstanbul’da çok geçmeden bir saz yapımevi ve atölyesi kurmuştur. En büyük hizmeti de bu olmuştur. Burası, hem dershane, hem saz ve tel yapımevi, hem de âşıkların toplandığı, buluştuğu ve misafir edildiği yerdir. Hiç bir Tanrı misafiri bu kapıyı kapalı bulmamıştır. (5) Şemsi Yastıman,  gerçek anlamıyla sazı ve sözüyle bir halk ozanıdır. Saz çalmadaki ustalığı mahalli ezgilere hakimiyeti ve destanlarıyla tanınan Şemsi Yastıman, yurdun muhtelif yerlerinde tertiplenen aşıklar bayramlarında ve yarışmalarında çeşitli konular üzerinde sazı ve sözü ile başarı göstermiştir. 1966 yılında Konya Âşıklar Bayramı’na katılmış, burada çalıp söylemiş ve söylediği “Muradım” destanî şiiriyle birincilik ödülünü almıştır.
Şemsi Yastıman irticali olmasına rağmen daha ziyade bir kalem şairidir.Sanatçı olarak,şiirlerinde daha çok devrinin sosyal ve toplumsal konularını işlemiş bunlardan destan, taşlama, övgü ve nasihat türünde eserler vermiştir. 1966 yılında Konya Âşıklar Bayramı’na katılmış, burada çalıp söylemiş ve söylediği “Muradım” destanî şiiriyle birincilik ödülünü almıştır.
Şemsi Yastıman irticali olmasına rağmen daha ziyade bir kalem şairidir.Sanatçı olarak,şiirlerinde daha çok devrinin sosyal ve toplumsal konularını işlemiş bunlardan destan, taşlama, övgü ve nasihat türünde eserler vermiştir.
Eserlerinden bazıları şunlardır:
1- Halk Dilinden 27 Mayıs Destanı İstanbul 1960,Dizerkonca Matbaası,
2- Mehmetçik Destanı, 1946, İstanbul, İncili Çavuş Matbaası,
3- Sazdan Bilgiler, İstanbul 1959 Dizerkonca Matbaası,
4- Şemsi Yastıman İhsan Hınçer, Sazdan Bilgiler, İstanbul 1961
5- Sazdan Düzenler, İstanbul 19871,
6- Şemsi Yastıman’dan Şiirler, Ankara, 1964.
7- Türkten Türküler,  I. II, III,IV, İstanbul 1958,1959,1963,1969,
8- Sözden Türküler, İstanbul 1970, Dizerkonca Matbaası, 112 .s.
9- Ayrıca Türkülerle Bantları CD'leri  yayınlanmıştır...(1975 - 1994)

Sonuç olarak Şemsi Yastıman sazı ve sözü ile Kırşehir’in adını Anadolu’ya ve tüm evrene tanıtan ünlü bir halk ozanıdır. Halk geleneği şiirine bağlıdır. Milletini. Vatanını ve bayrağını seven bir halk şairimizdir. Şiir ve deyişlerinde daha çok Kırşehir yöresel folkloruna ve diline önem vermiştir. Türk kültürü ve Türk folkloru bağlamında ayrı bir yeri vardır. Sanatı ve şiirleri konusunda Üniversitelerimizde hakkında tezler ve yüksek lisans tezleri hazırlanmıştır. Üniversite öğrencileri tarafından hakkında araştırma ve incelemeler yapılmıştır. Vefatının 23. yılında saygıyla ve rahmetle anıyor, mekânı gül gülistan olsun diyorum.  Sözümü onun çok sevdiği Kırşehir için yazdığı “Memleket Hasreti” adını şiirinden yer birkaç dörtlüğü ile bağlamak istiyorum:
 
Hacıbektaş, Ahi evran Sultanı
Âşık Paşa, Kaya Şeyhi cananı
İmarette neslim Şeyh Süleymanı
Uğrayıp hal,hatır sormak istiyom,
 
Ne büyüktür zevki yurdu görmenin
Kaç senenin hasretine ermenin
Dört bir yanda methedilen Terme’nin
Şifalı suyuna girmek istiyom
 
Halam sağ olsa da,  sesim duysaydı
Cebime devramel, iğde koysaydı
“ Şun da yi “ diyerek  alma soysaydı
Cevizi de dişle  kırmak  istiyom
……
 
Görür mola bu fakirin gözleri?
Delice Çay’ım, berrak özleri
Kısık kaya  serinletir  bizleri
Neyleyim denizi, ırmak istiyom
 
Kim sorarsa yazdın bunları niye?
Gelecek nesile kalsın hediye
Kırşehir’de doğdum, Türkmen’im diye
Her yerde  göğsümü  germek istiyom

Devam edecek >>>

 

Bu makale 1831 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz