söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



ÖLÜMÜNÜN 23. YILINDA KIRŞEHİRLİ ŞEMSİ YASTIMAN'I ANIYORUZ - (2)


ÖLÜMÜNÜN 23. YILINDA KIRŞEHİRLİ ŞEMSİ YASTIMAN'I ANIYORUZ - (2)

Bana Anadolu'nun değişik yerlerinden sanat - kültür dergileri  ve sanat sayfasını yöneten gazeteler geliyordu. Günün birinde bana Karadeniz Ereğlisi'nden  bir gazete  geldi. Gazetenin adını vermiyorum. Bu gazetede Şemsi Yastıman'ın  " Memleket  Hasreti " adlı şiiri  biri  aşırmıştı. Kısaca öyküsü şöyledir:  
Bu sözünü ettiğim şiiri bir gün Karadeniz Ereğli’nde yayımlanan yerel bir gazetede Mahir Temel imzası ile yayınlandığını gördüm. Kırşehir ile ilgili Yastıman’ın kullandığı  bazı sözcükleri de değiştirmişti. Yastıman’ın bu “Memleket Hasreti”  Şiiri 24 kıt’a iken o sadece 10 kıt’alık  bir şiir yazmıştı. O yıllarda ben Diyarbakır’da iken, Ankara’da yayımlanan Hedef Dergisi, Hür Anadolu, Ankara Gündem Gazetesi ve Başkent gazetelerine de (1) ,ara sıra  sanat ve kültürle ilgili   yazılarımı yayınlıyordum. İşte 5 Mart 1974  yılında konu ile ilgili  yazdığım yazıyı Tarla Dergisinin sahibi gazeteci yazar kadim dostum Tahir Kutsi Makal’a göndermiş ve bu gazetenin Kırşehirli Şemsi Yastıman’a   verilmesini rica etmiştim. İşte o günlerde gazeteyi alan Şemsi Yastıman bana gönderdiği mektubunu aynen sunuyorum;

Muhterem Abdülkadir Güler Bey,
“Tahir Kutsi Bey kardeşimiz bana bir gazete yollamış,”Sanat Dünyası”  sayfasında kıymetli yazınızı okudum. Bir aşırıcı, bizim şiiri kendi diline uydurmuş, heybeyi bozmuş, torba yapmış. Ne yapalım zamanımızda böyle sanat hırsızlıkları da moda oldu. Ancak “Komşunun boncuğunu çalan geceleri takınır” diye bir ata  sözü vardır.İşte sizin gibi eleştirmeci de bunu yakalar, mesele ortaya çıkar.Sağ olun, var olunuz. Esaslı dokunmuşsunuz insan olana bu kadar kâfi”   diye yazmışlardı. ( 2 )
Aynı mektup ve yazı Ankara’da Hür Anadolu Gazetesi’nde ve Şemsi Yastıman’ın ölümünden sonra 1995 yılında İstanbul’da Şemsi Yastıman’ın da kurucuları arasında yer aldığı “Ahi Kültürü Araştırma ve Eğitim Vakfı Yayınları ( No:4)  arasında  Dr.Erol Ülgen’in hazırladığı  “ Şemsi Yastıman- Hayatı ve Esereri  “ adlı kitapta da yer almıştır.
 
Karadeniz Ereğlisi’nde adını vermek istemediğim gazetenin yazı İşleri müdürü bana bir mektup göndererek (Mart 1974) yılında Halk şairi Şemsi Yastıman’dan özür dilediler ve bana da bu dikkatlerimden dolayı tebrik ve teşekkür etiler. Bana gönderdikleri mektuptan aynec şöyle yazdılar: Sayın Abdülkadir Güler, gazetemizde Yemsi Yastıman’a ait bu şiiri çalan ve gönderen adamı ikaz  ve uyardık. Bir daha gazetemize böyle şiir ve yazı göndermemesini istedik. Sayın Yastıman’a da özür dileğinde bulunduk“ diye bana bilgi verip yazdılar.
Kırşehirli saz ve söz ustası Şemsi Yasıman’la ölüneceğe değin dostlumuz  devam etti. Bana bacanağım, bazen de eniştem, Üstadım“diye hitap ediyordu. Her yeni yıl geldiğinde bana  bir şiirini  gönderiyordu. Örneğin 01.01.1988 yılında bana gönderdiği bir tebrik kartının arkasında “Hayırlı Yıllar” adlı bir şiiri vardı. Dört dörtlükten ibaret olan bu şiirden iki dörtlük sunuyorum:
 
Haddini aşmayan bir samimiyet
Birbirlerimize hep iyi niyet
Gene devam etsin, sıhhat afiyet
Bin dokuz yüz seksen sekiz yılında. (3) 
 
Kırşehirli halk ozanı Şemsi Yastıman bir sözünde şöyle diyordu:“
Türkü anlamak için, Türkü söylemek gerek” diyordu.  Kırşehirli Ahi Kültürünü Araştırma ve Eğitim Vakfı Genel Başkanı Galip Demir   bir yazısında (Prof. Dr. Erol Ülgen-Şemsi Yastıman Hayatı ve Eserleri) adlı kitabının “Sunuş” yazısında şunları yazıyor:” Şemsi Yastıman, aşık, ozan ve saz şairi olarak, Türk halk edebiyatımızdaki  geleneği sürdürmüş, hem sazı,hem sözü  ve deyişleri ile nev-i şahsına  münhasır  bir sazlı ozanımızdır. (…)  Şemsi Yastıman ile tanıştığım 1968 yılından vefatına kadar geçen zaman  süre içerisinde  pek çok sohbetlerinde  beraber olduk. Diğer zamanlarda olduğu gibi hep Kırşehir özlemini dile getirir, konuşmalarını Kırşehir ağzı ile sürdürürdü. Sohbetinde bulunan hiç bir kimseyi incitmezdi. Anadoyu’nun neresinden gelirse gelsin o yörenin folklorundan, şiirlerinden, türküsünden, sazından güzel örnekler vererek o mecliste bulunan herkesin gönlünü almaya çalışırdı. Daima doğrunun ve dürüst çalışanın yanında idi. Çıkarcı, yalancı ve dedikoducu insanları asla sevmezdi. Sazı ve sözüyle bunları şiirlerinde eleştirmekten çekinmezdi.(4)
 
Şemsi Yastıman 10 Temmuz 1923’te Kırşehir’de doğdu. Asıl adı Mehmet Galip Şemsettin’dir. Şeyh Süleyman Türkmen’in soyundan bir aileye mensuptur. Babası ve annesi Kırşehirli olup babası Kırşehir sevilen ailelerinden gelen Şekerci Ahmet Ağa ve annesi Selamoğullarından İlhamiye Hatundur. İlkokulu ancak üçüncü sınıfa kadar Kırşehir’de okumuş   babasının işi dolayısıyla  Ankara’ya taşınmıştır. Ankara Devrim İlkokulu’ndan mezun olmuştur. Daha Sonra tekrar Kırşehir’e gelip Merkez Kale Ortaokulu’na deva etmiş ve saz merakı yüzünden ancak 6 yılda ancak ortaokulu bitirmiştir. (1941), Dana sonra .....

Devam edecek >>>

 

Bu makale 1462 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz