söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



ÖLÜMÜN  10. YILINDA MESUT COŞKUN ANIYORUZ


ÖLÜMÜN  10. YILINDA MESUT COŞKUN ANIYORUZ

Vefatının 10. Yılında öğretmen meslektaşım MESUT COŞKUN’u anmak istedim. 17.06.1945 yılında Aydın’da doğdu. İlkokulu Aydın Yedi Eylül İlkokulunda, ortaokulu Aydın Lisesinde tamamladı. Yüksek öğrenimini Gazi Eğitim ve Konya Selçuk Eğitim Enstitüsü’nde gördü. Mesut Coşkun Afyon, Aydın, Bozdoğan Olukbaşı ve Söke Güzeltepe köylerinde öğretmenlik yaptı. Daha sonra Yenipazar, Bıyıklı, İhsaniye, Güllübahçe, Davutlar ve en son Fahrettin Uygun Tüzel ilköğretim okulunda öğretmenlik yaptı. Milli Eğitim bünyesinde 28 yıl görev yaptı ve en son 17 Ocak 1996 yılında emekliye ayrıldı. (1) Eğitimci ve yazar Mesut Coşkun,1990 yılından itibaren yerel gazetelerde yazmaya başladı. Bir ara ÖZGÜR IŞIK takma adını kullandı. 1992’den beni Söke Etkspres gazetesinde günlük makaleler, fıkra ve denemeler yazmaya başladı. Ara sıra öyküler de yazdı. Halen Söke’de ikamet ediyordu. 06 Eylül 2006 yılında aramızdan ayrıldı. Dualarla 7 Eylül 2006 günü Granta mezarlığında toprağa verildi. Ölümünden sonra O’nun için 12 Eylül 2006 tarihli (Salı günü ) Söke Ekspres’te yazdıklarımdan bir bölümünü burada sizlerle paylaşmak istiyorum:
“Sevgili Mesut Coşkun için bu köşede böylesine kırık, dökük bir yazı yazacağımı hiç düşünmüyordum. Gel gör ki Mesut Coşkun’u 7 Eylül ‘de Granta’da toprağa verdi. O’da Aşık Veysel’in “Benim sadık Yarim Kara topraktır “ dediği kara  topraklara kavuştu. Bu da bir takdiri ilahidir. O’da her kesin varacağı diyarlara gitti. Ak topuklu soylu bir küheylana binerek uçtu, gitti ve bir daha dönmemek üzere. Son birkaç yılda aramızdan gidenlere bir kez daha saygıyla ve rahmetle anmak istiyorum ve onları tatlı uykularından uyandırmak istiyorum. İşte bu dostlarımızdan bazıları: Prof. Dr. Mehmet ERÖZ, Koca Müftü Mustafa YAZICIOĞLU, Hilmi MEYDAN, Yusuf ÇAKIR, Mustafa KARABIYIK, Ramazan ÖZENÇ, Av. Ahmet GÜÇSAV,  Necip P. ALPAN, Prof. Dr. Akgün AYDENİZ, Mustafa ÖZCANYÜZ,  İlhan DOĞAN, Şahap HOCA, Mehmet Ali AKKAR, Mehmet Ali ASRAV,  Aslan TUNTAŞ, Behzat SELÇUK, Uzay şairi Kâmil ERDİN,  Folklorcu (Halk Bilimci) Turgay AYDIN, Sıra dışı Vali Recep YAZICIOĞLU veda edip gittiler ve Hakk’a  yürüdüler…
***
Onlardan sonra Ekrem KARAKAŞ, Muhittin ÖZŞARLAK, Süleyman KARA, Ömer YAYA,  Öğretmen Mehmet ABACAN, Kemalpaşalı İsmail DALGIÇ, Gazeteci Şevki GEMİCİOĞLU, M. Rasih AZBAZDAR, Öğretmen Rasime SEZEN, Öğretmen arkadaşım vefalı insan Mehmet Ali ŞEN, İşadamı Nihat ERÖZ, Mehmet Emin YALÇIN, Öğretmen  Hüseyin GELİRGÜN, Gazeteci  Selim Sabit PÜLTEN, Mızrap NAZLI, Kırşehirli  baldızım Öğretmen Rabia ÇANDIR,  öğretmen Recep OYTUN, İşadamı Ruhi KARAKAŞ, İtimat Sürücü kursu sahibi Mehmet KARAKAŞ, Özel  Utku Sürücü Kursu  sahibi  1952’lerde  Kore Gazisi ve Kore dağlarına Türk bayrağını gururla diken  Necmettin UĞURAL, Emekli Astsubay  İhsan ASLANKALE ve yine Emekli Astsubay Remzi SEZEN, Eski Aydın Milletvekili Eğitimci  yazar  M. Kemal YILMAZ,  Emekli öğretmen Nebahat ALPAN, Cumhuriyet  Başsavcısı ve Aydın Senatörü  Sadettin Demirayak, can dostum Fahri SEVİL, Ziraat Mühendisi güzel dost İsmail KAYMAZ, Aydın Mücadele Gazetesi  sahibi Mustafa ÇEZİK,  güzel insan Osman İŞLEKEL ve en son  Ertuğrul DIRAMAN’ da veda  edip gittiler… Hepsinin yolu açık ve mekânları cennet olsun… Bunlar hemen aklıma gelenler… Ruhları şad olsun… Bunlar öğretmen arkadaşım öğretmen Mesut COŞKUN’u yalnız bırakmayacaklarına inanıyorum.
***
Evet Mesut COŞKUN demokrat ve yurtsever bir insandı.  Atak, cesaretli bir  öğretmendi. Bir Cumhuriyet ve Atatürk hayranı idi. İkiyüzlü ve riyakar bir insan değildi. Dopra dopra konuşuyordu. Lafın altında kalmazdı. Doğru bildi yolda özgürce konuşur ve yazardı. Mal, mülk ve makam pişinde değildi. Vefatından bir kaç gün önce  Söke – Yenikent’te ki bir markette gazete vs. alırken  elinde koca bir  paket vardı. Hal hatırını sordum… Onu hiç iyi görmüyordu.  Bir hayli de kilo vermişti. Zaten hasta idi. “Nasılsınız“ dediğim; bana aynen şöyle diyordu: “ Kadir Bey, kendimi hiç iyi görmüyorum, galibe gidiciyim. Ne olur bana hakkınızı helal  ediniz “ demişlerdi. Hemen arabama aldım ve evlerine kadar götürdüğümü anımsıyorum. Ardan üç geçti salası okunuyordu.  
Güle güle git Mesut Bey… Vefatının 10. Yılında seni   bir kez daha  rahmetle anıyorum. Seni unutmadığımı  bilesiniz… Mekânın cennet, ışığın bol olsun… Mekânın cennet olsun sevgili vefalı dost meslektaşım ÖZGÜR IŞIK… Allah’tan rahmetler diliyorum. Bir kez daha tüm dostlarına başsağlığı diliyorum. Sözlerimi değerli hemşerim Cahit Sıtkı TARANCI’nın bir şiiriyle bağlamak istiyorum:
Gitti gelmez bahar yeli
Şarkılar yarıda kaldı
Bütün bahçeler kilitli
Anahtar Tanrı’ da kaldı…

 

Bu makale 1258 kez okundu.


Yorumlar
    Yorum Yaz
  • halil güven (5/12/2016)
    Allah senden razı olsun vefalı dost... Mesut Hocam ve tüm ölmüşlerin ruhu şad olsun... Ne mutlu gittikten sonra anılanlara... Allah bizleri de bunlardan kılar inşallah... Saygı sevgi sağlık mutluluklar dilerim...