söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



SÖKE ŞEHİDİNİ UĞURLARKEN


SÖKE ŞEHİDİNİ UĞURLARKEN

Her gün bir il’e, bir ilçeye veya bir köye şehitler geliyor. Bu kez Aydın’a, Söke’ye ve Bağarası’na da ateş düştü. Daha önce de Türkiye’nin gözbebeği, Türkiye’nin Başkenti Ankara’ya da bir bomba düşmüş ve 28 vatandaşımız şehit oldular. (17 Şubat 2016), 61 vatandaşımız da yaralı olarak hastanelere kaldırıldı. Bu arada Diyarbakır- Bingöl kara yolunda meydana gelen bir patlamada 6 askerimiz daha şehit olmuş, bunlar arasında ilçemizin Bağarası mahallesi sakinlerinden er Oğuz Arslan’ın da yaralı olarak Diyarbakır Askeri hastaneye kaldırıldı. Durumu ağır olan Oğuz Arslan’ın daha sonra uçakla Ankara’ da  GATA’ya sevk edilmişti. Yapılan tüm müdahalelere rağmen maalesef Er Oğuz Arslan kurtarılamadı. O’da şehitler kervanına katıldı… Anasının yüreği bir kez daha yandı, tutuştu. Hani analar bir daha ağlamayacaktı? Sayın büyüklerimiz söz vermişlerdi. Vatandaş olarak,  millet olarak yüreğimiz yandı,  lakin ateş düştüğü yeri daha çok yakıp geçti.… Yüce Mevla’m Arslan ailesine sabırlar versin…
Vatan için şehit olmak elbette güzeldir. Dini inancımıza göre şehitlik en yüksek mertebedir. Bunu hepimiz biliyoruz. Ne var ki Sayın büyüklerimizin sorumlulukları yok mudur? “ Vatan bölünmez, şehitler Ölmez” sözleri ne derece samimidir. Bunda bizim de bir eksiğimiz, zaafımız yok mudur? Türkiye’nin kalbine bomba atan, bomba patlatan cani İzmir’den bir araba kiralıyor, bununla bomba yüklüyor, İstanbul’a gidiyor, İstanbul’dan Ankara’ya gidiyor, Ankara’dan Diyarbakır’a geliyor. Yine Diyarbakır’dan Ankara’ya dönüyor. Ve ortalıkta fink atıyor. Ya hu Allah aşkına bu kişi ve kullandığı oto nasıl gözden kaçıyor? Hiç bir kişinin dikkatlerini çekmiyor… Hayret doğrusu!… Hem de Türkiye’nin dört büyük ilinin (İzmir, İstanbul, Ankara ve Diyarbakır)’ın sınırları içinde 2900 km yol alıyor. Ve en sonra Ankara‘da Genelkurmay Başkanlığına yakın bir işlek cadde de bombayı patlatıyor. Bu memleketin sözde MİT (Milli İstihbarat Teşkilatı) denen teşkilatı yok mudur? Bir vatandaş olarak sayın büyüklerimize bunu sormak hakkımız yok mudur?
Memleket nereye gidiyor? Geçenlerde bir yazımda “Türkiye zor günler yaşıyor” diye yazmıştım. Bu bir gerçeğin ifadesi değil mi? Geçen gün 11. Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ de şöyle diyordu:  “Türkiye çağımızın en zor günlerini yaşıyor “ diyordu… Deneyimli eski parlamenter ve Cumhurbaşkanımız Sayın A. Gül‘de artık Türkiye'nin geleceği için kuşku duyuyor. Öte yanda Eski Başbakan yardımcılarından deneyimli milletvekili ve Bakanlık ve hatta T.C. TBMM Başkanlığını yapan Sayın Bülent Arınç ve eski M.E. Bakanlarımızdan Sayın Hüseyin Çelik’te bu konuda memnun değillerdir. Sürecin iyi olmadığını ve hatalı işler yapıldığını zaman zaman medyada ifade ediyorlar. Sözün özü Türkiye yalnızlaşıyor,  zor günler yaşıyor. 23 Temmuz 2015 ‘ten bu yana her gün her eve bir şehit haberi geliyor. Bu manzara Türkiye’ye hiç yakışmıyor. Bu manzara Akparti’ye de zarar vermiyor mu?  Memleketin birlik ve beraberliği içinde geçmesini ve aydınlık günler diliyorum. Ancak, bir vatandaş olarak üzüntülerimi burada belirtmek istedim. Analar bir daha ağlamasın diyorum. Bağaralı şehidimiz Ege’den, İzmir’den, Aydın'ın tüm ilçelerinden ve köylerinden gelenler Sökel-ilerle birlikte bu acıyı paylaştı. Yollar Allah-ü Ekber sesleriyle yankılandı.  Milletçe bu  derin acı paylaşıldı….Koca Cami  çelenklerle  doldu, taştı… Bu bir sevgi, birlik ve beraberlik ifadesi idi. Bu manzara karşısında hem ağladım ve hem de gururlandım doğrusu…
Bağarası mahallesinde şehit düşen Er Oğuz Arslan ve tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, acılı ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize başsağlığı diliyorum. Arslan ailesine  sabırlar diliyorum.  Mekanları cennet olsun diyorum… 

 

Bu makale 1348 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz