söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



ÖLÜMÜNÜN 79. YILINDA MEHMET AKİF ERSOY'U ANIYORUZ


ÖLÜMÜNÜN 79. YILINDA MEHMET AKİF ERSOY’U ANIYORUZ  

İstiklâl Marş’ımızın büyük şairidir. Büyük bir vatanperverdir. “Çanakkale Şehitlerine” başlıklı destanî şiiriyle bu vadide yol alan takdir gören, alkışlanan ve her zaman saygıyla anılan ünlü şairlerimizden biridir. Mehmet Akif 1873 yılında İstanbul’da doğmuş ve 27 Aralık 1936’da yine İstanbul’da vefat etmiştir. Mehmet Akif Ersoy şairliğiyle ün almıştır. Geniş halk kitleleri tarafından her zaman sevgiyle ve saygıyla anılmıştır. Akif daha Rüştiyede iken Arapça, Farsça ve Fransızcayı çok iyi biliyordu. Mehmet Akif Ersoy tüm eserlerini Safahat başlığı altında koca bir kitapta toplamıştı. Anlam olarak Safahat: Sayfalar, devreler demektir. Safahat’ın bünyesinde Türk milletinin toplumsal, siyasal ve sosyal yapısını ve hem de Türk şiirinin 1895- 1935 yılları arasındaki kırk yılının bir yerde manzum romanıdır. Türk Edebiyatı coğrafyasında Mehmet Akif kadar sosyal ve toplumsal hayatın bütün unsurlarını şiire ve şiiri hayatın her köşesine yerleştirmiş şair hemen hemen yoktur. Akif ‘in şiirinde fert vardır, O bunları irdelerken ve şiirini yazarken fertlerin hayatı, siyasi ve sosyal durumlarının çözülmesini de arzu eder ve bunları şiirinde bir oya gibi işler.(1)  
Akif Safahat’ın birinci cildinde “ insan” başlıklı şiirinde, hayatı ve kainatı değersiz sayan eski dindarlardan sayılır. Şiirlerini Kur’an’a uygun olarak yazar. Bir şiirinde şöyle der:
Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslami “ diyor… 
Akif kültür tarihçilerimizin  edebiyat  veya fikir tarihçilerimizin, siyaset  yahut edebiyat sosyologlarımızın incelemeleri ile duygu ve düşünce hayatımızdaki daha  da belirginleşecek aydınlık  biur şahsiyettir.
Mehmet Akif’i incelerken bir de eğitim yönü vardır. Mesleği baytar olmasına karşın aynı zamanda toplum içinde bir öğretmendir. Hem de çağdaş bir öğretmendir. “Safahat “ adlı devasa kitabının bir yerinde şöylece dile geliyor:
Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?
Olmaz ya…Tabii biri insan, biri hayvan..
Diyerek bütün felaketlerin öğrenim eksikliğinden ileri geldiğini ifade ediyor. Akif Safahat’ın bazı bölümlerinde eğitim durumumuzla ilgili  teşhisi şu dört madde altında topluyor:
a)   Cehaletimiz, ilmi seviyemiz,
b)   Okullarımızın durumu,
c)   Öğretmenlerimizin niteliği, yetersizliği,
d)   Milli Eğitim durumumuz.
Mehmet Akif bunları söylerken bu konuları ayrı ayrı tanımlar. Çözüm önerilerinde de bilim, eğitim ve öğretimin değeri, öğretmen niteliği ve öğretim metodu hakkında çarpıcı ve akılcı bir yaklaşımla görüşlerini ortaya koymaktadır. Akif Safahat adlı kitabında bir şiirinde şöyle der:  Okumadan ne haber? On para etmez fenler  / Ne bu dünyada soran var, ne de ukbada ( öbür dünyada) geçer.( Safahat: s. 168) 
Sonuç olarak, Mehmet Akif Ersoy milletimizin buhranlı bir döneminde ortaya çıkmış hem güçlü bir şair ve hem de bir fikir ve düşünce adamıdır. Aynı zamanda edebi toplumsal ve sosyal yapıda büyük bir şahsiyettir. Milli Mücadelede ve kurtuluş Savaşında da Atatürk’ün yazıları, şiirleri ve konuşmalarıyla yanında yer almıştır. Bu açıdan milli bir kahramandır. Vefatının 79. Yılında saygıyla ve rahmetle anıyor, nur içinde yatsın diyorum.
 -------------------------------------
1-   Doç. Dr. Sadık K. Tural / Milli Kültür – 1989- Ankara
2-   Mehmet Okutan  / Milli Kültür – 1990- Ankara

 

Bu makale 1233 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz