söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



TEŞEKKÜR


TEŞEKKÜR
Geçen yıl sanat ve edebiyat dünyasında Sanatta 50. yılım kutlandı ve benimle ilgili  bir çok yazılar  yazıldı ve çizildi. Tüm aldığım  olumlu yazılar için   sonsuz teşekkürlerim vardır. Ben hiçbir şeyin iddiasında değilim. Hiç bir makam ve şöhret peşinde de  değilim,. Sadece sanatı edebiyatı ve  kültürümüze   sevdalı bir sade vatandaşım. Rahmet eski Aydın Milletvekilimiz eğitim, şair ve yazar vefalı dost ağabeyim M.Kemal  Yılmaz'ın bir sözü vardı: " Yazmak yaşamaktır, söz uçar,yazı kalır" ben de bu bağlamda  bir şeyler karalıyorum. Bundan da zevk alıyor ve mutluluk  duyuyorum.  İstanbul'dan yazar Ahmet ÖZDEMİR  KİTAP RAFINDA benim  için  bir şeyler yazmış.  Bu güzelim  yazısını  sizlerle  paylaşıyor ve   Sayın Ahmet  ÖZDEMİR'e teşekkürlerimi sunuyorum.

KİTAP RAFI: ABDÜLKADİR GÜLER VE ELLİ YIL

Ahmet ÖZDEMİR

Bir yazımda Abdülkadir Güler, İsa Kayacan ve Ünal Şöhret Dirlik’ten söz ederken onları kültür ve sanat hayatımızın atom karıncalarına benzetmiştim.
Onlar, Anadolu’muzun dört bir yanında yanan çoban at-eşleriydi. Uzakta olsalar bile aydınlatmalarıyla aydınlanır, sıcaklıklarını hissederim. Issız dağlar başında, yapayalnız kaldığımın korkusunu duyduğumda onların varlıklarını yanı başımda hissederim.
Zaman bir su gibi akıp geçiyor. Durdurmak mümkün değil. Abdülkadir Güler, Kültür ve Sanat dünyasında elli yılı geride bıraktı. Güzel bir kitap yayınlandı onun 50. Sanat Yılının anısına: “Sanat ve Edebiyat Dünyasında Elli Yıl Böyle Geçti” adını taşıyor. Dile kolay yarım asır. Kendisi “Daha ortaokuldayken yazmaya başladım,” diyor. Sonra ekliyor: “ Diyarbakır Erkek İlköğretmen Okulu’nda okuduğum günlerde asıl yazı hayatımda bu tarihi kentte yayımlanan Mücadele gazetesiyle tanıştım. O gün bu gündür yazmayı sürdürüyorum.”
Yıl 1962…
Bugün 2015’e ulaştık. Tam elli üç yıldan beri Abdülkadir Güler yazmayı bırakmadı. Anadolu’da yaktığı çoban ateşi, görev yaptığı yerlerde aydınlık saçmayı sürdürdü. Sürdürecek. Hiç kuşkum yok ki onun çoban ateşi, bir meşale gibi yarınları aydınlatacak.
Onun yaktığı çoban ateşi, kimseyi yakmayacak. İnsanları bağrına bastıracak, ısıtacak, şefkatle okşayacak, dinginleştirecek. Kimi zaman geçmişte yaşanan acı tatlı anıları çağrıştıracak, hüznün en tatlısının kapısını arayacak, sizleri bir melankoli bahçesine çekecek.
Abdülkadir Güler’in yaktığı çoban ateşi, sönmeye yüz tuttuğu yerden Elli üç yıl önce Diyarbakır’da bir yerel gazetede başlayan ve hiç ara vermeyen yazın hayatı. Birçok kitap, sayısız etkinlikte yer almam, araştırma, derleme çalışmaları… Bunlar, ruhundan, bedeninden verdikleri özverilerdi. Bir de maddi olarak yaptığı hizmetler var ki sayılmaz. Bir haberde okumuştum. Şöyle yazıyordu:
“Çanakkale On sekiz Mart Üniversitesi’nin (ÇOMÜ) başlatmış olduğu kitap kampanyasına bir destek de Araştırmacı Yazar ve Şair Abdülkadir Güler’den geldi. Abdülkadir Güler ‘Şehitlerimiz İçin 1 Milyon Kitap Kampanyası’ kapsamında 1500 adet kitabı ÇOMÜ Kütüphanesi’ne gönderdi.”
Birkaç cümle ile Abdülkadir Güler’in biyografisinden söz edeyim.
1946’da Kızıltepe’nin Esenli köyünde doğdu, ilk ve ortaokulu Kızıltepe’de okudu. Diyarbakır Erkek İlköğretmen Okulu’nu bitirdi. Bir süre ilkokul öğretmeni olarak görev yaptı. Bu arada Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü’nden ve Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümden mezun oldu. Birçok yerde Milli Eğitim Şube Müdürü olarak çalıştı. En son Söke’de görev yapıp emekli oldu.
Ama kültür sanat hayatından asla. Sayısız ödülün sahibi ama içlerinden biri var ki ona çok yakışıyor: “Söke’nin Kültür Çınarı” ödülü… Abdülkadir Güler’in kitaplarından birkaçı şunlar:
“Dicle Köprüsü, Harran’da Atatürk Çiçeği, Söke Şairleri, Yerli ve Yabancı Gözüyle Yunus Emre, Konularına Göre Manilerimiz, Çamaş Notları, Mardin Folkloru, Sökeli Şairler ve Yazarlar, Sökeli Bir Güzel Adam Ahmet Güçsav, Aydınlı Yazar Mahmut Özay, Yaz Güneşi Bengisu, Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı, Hayatı ve  Eserleriyle Öykü Yazarı Mahmut  Özay, Hayatı ve  Eserleriyle Umurlu'dan M.Kemal Yılmaz  gibi yayımlanmış  kitaplarından bazılarıdır. onun eserleri
Üniversitelerimizin öğrencileri tarafından  tez ve yüksek lisans konusu oldu...SÖKE' NİN adını, sesini Anadolu'ya taşıyan  Eğitim yazar Abdülkadir GÜLER'i  candan  kutluyor,başarılarının devamını  diliyorum...

NOT:
Ahmet Özdemir’in bu yazı Facebook’tan alınmıştır. 02 Ocak 2015.
Yıl 1962… Bugün 2015’e ulaştık. Tam elli üç yıldan beri Abdülkadir Güler yazmayı bırakmadı. Anadolu’da yaktığı çoban ateşi, görev yaptığı yerlerde aydınlık saçmayı sürdürdü. Sürdürecek.
Hiç kuşkum yok ki onun çoban ateşi, bir meş'ale gibi yarınları aydınlatacak.
Onun yaktığı çoban ateşi, kimseyi yakmayacak. İnsanları bağrına bastıracak, ısıtacak, şefkatle okşayacak, dinginleştirecek. Kimi zaman geçmişte yaşanan acı tatlı anıları çağrıştıracak, hüznün en tatlısının kapısını arayacak, sizleri bir melankoli bahçesine çekecek.
Abdülkadir Güler’in yaktığı çoban ateşi, sönmeye yüz tuttuğu yerden dirilecek, bir vefa timsali olacak. Doruğundan esen dağ meltemiyle yüreklerinizi ferahlatacak, Uzaklardaki sürülerin çıngırak seslerini size ulaştıracak…

 

Bu makale 1303 kez okundu.


Yorumlar
    Yorum Yaz
  • halil güven (1/12/2015)
    Ben bir Sökeli olarak Sökemize yaptığınız katkıdan dolayı şükranlarımı sunuyor daha nice uzun yıllarda bu katkınızın sürmesini diliyorum sayın arkadaşım... Saygı sevgi sağlık ve mutlulukların sizinle olmasını dilerim...