söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



KUR'AN'IN İNDİĞİ DÖNEMİN TARİHİ ŞARTLARI –II


KUR’AN’IN İNDİĞİ DÖNEMİN TARİHİ ŞARTLARI –II


(GEÇEN HAFTADAN DEVAMI)
Kur’an gelmeden önceki Arapların Allah inancı ise şöyleydi: Arapların İslâm’dan önceki belirgin dini inançlarını, putatapıcılığın oluşturduğunu biliyoruz. Hz. İbrahim’in getirdiği dinden, İslâm’ın ortaya çıkmasına kadar ki süre içerisinde temel inanç ilkeleri büyük değişikliklere, bozulmalara uğramıştı. Allah’a ibadet için kurulan Kâbe, oraya yerleştirilen putlara tapmak için kullanılmaya başlanmıştı. Bütün bozulmalara rağmen, Araplar, Allah kavramını unutmamışlardı. İslâm öncesi Araplara göre Allah, çok sayıdaki başka ilahların yanı sıra, onların üzerinde en büyük ilahtır. Allah her şeyi yaratmıştır. Ancak yine de onlar putlara tapmaktaydılar. Putlara tapmalarının nedenini ise onların kendilerini Allah’a yaklaştırmaları olarak söylemekteydiler. (Zümer, 39 /3)
Arapların Allah inancının İslâm öncesi dönemde bu kadar zayıflaması, onlarda âhiret inancının yok olmasına sebep olmuştu. Çünkü onlar Allah’ı, insanları tekrar diriltebilecek kadar güçlü olmayan bir ilah olarak tanımlamaktaydılar.
Müşrik Araplara göre ölüm ile insanın varlığı, tam bir yokluğa gömülmektedir. Onlar kendilerini yokluğa sürükleyen şeyin zaman olduğuna inanmaktaydılar. Yine onlara göre ölüm bir sondur. Biraz önce söylediğimiz ahlâkî ve toplumsal bozulmuşluğun bir sebebi de, âhiret inancındaki bu boşluktu. Nitekim Kur’an Araplara yeniden diriltileceklerini ve yaptıklarının hesabını vereceklerini söylediğinde, bu fikre Araplar var güçleri ile karşı koymaktaydılar.  Kur’an gelmezden önce Arap toplumunun genel durumu bu şekildeydi. Kur’an bütün bu ahlâkî bozuklukları düzeltmek için gönderilmişti.
Kur’an-ı Kerim’in, indiği toplumun - ve diğer toplumların - tarihini seyrini değiştirmiş bir öğretiye sahiptir. Ancak Kur’an, bir yandan toplumu yönlendirirken, bir yandan da onun gerçeklerini de dikkate almıştır. Bu bakımdan ayetlerin Hz.Peybamber’in Mekke’de bulunduğu dönemde mi yoksa Medine’ye hicret ettikten sonra mı indiği önemlidir. Çünkü Mekke dönemindeki şartlar, Medine dönemindeki şartlardan oldukça farklıdır.
Kur’an, Peygamberimizin Mekke’de başlayan ve Medine’de devam eden mücadelesi boyunca yirmi üç yıl içinde inmiştir. Bu sürenin 13 yıllık birinci bölümü Mekke’de geçmiştir. Bu sırada vahiy, buradaki sosyal ve kültürel şartlara hitap eden bir üslup ve içerikle inmiştir. O dönemde Araplar, Allah’ın yanında başka ilahlara da inanıyorlardı. Ahireti kabul etmiyorlardı. Ahlâkî davranış adına güzel bir şeyi onların hareketlerinde görmek mümkün değildi.
Hz. Muhammed (a.s) ilk vahiy geldikten iki yıl sonra çağrısını açıktan yapmaya başladığında Mekke’deki hâkim sınıf, O’nun bu çağrısına şiddetli bir muhalefetle karşılık verdi. Çünkü bu çağrı onların oluşturduğu dinî, sosyal, ekonomik yapıya köklü tenkitleri içermekteydi.
Kur’an’ın bu ilk dönemdeki çağrısı, özellikle iki ana konu üzerinde durmaktaydı:
Bunlardan birisi Allah’a ortak koşmayı, puta tapıcılığı bırakmak; diğeri de hesap günü ile ilgili mesajdır.
Bu iki ana konu dışında Kur’an’da Mekke dönemde nazil olan ayetlerde, toplumdaki sosyal adaletsizliğin düzeltilmesine vurgu yapılmıştır.
Kısacası mevcut toplumun, iman eksenli ahlaki bir yapıdan uzak olduğuna dikkat çekilerek, bunun düzeltilmesi gerektiği üzerinde durulmuştur.  
 (DEVAM EDECEK)

 

Bu makale 1221 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz