söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Jeotermal Enerji Santrallerinin Tarıma ve İnsan Sağlığına Etkileri


Jeotermal Enerji Santrallerinin Tarıma ve İnsan Sağlığına Etkileri

Germencik’te geçtiğimiz günlerde ‘Jeotermal Enerji Santrallerinin Tarıma ve İnsan Sağlığına Etkileri’ konulu konferans ve imza kampanyası düzenlenmiş, ardından da yüzlerce kişinin katılımıyla yürüyüş yapılmıştı.
Tüm uyarılara rağmen jeotermal tesisleri bilindik yöntemlerle üretimlerine devam ederek çevreye zarar vermeye halâ devam etmekte. Jeotermal izleme grubu da işletmelerin disiplin altına alınmasını istiyor.
“Jeotermal” Aydın ilimizin önemli yer altı zenginliklerinin başında geliyor.
Şimdilik sadece enerji üretiminde kullanılan sıcak suların ilerleyen yıllarda  konut ısıtması, termal sağlık turizmi ve sera ısıtmasında kullanılması için projeleri üretiliyer ve önümüzdeki yıllarda işlevselleğini kazandığında kullanılacak.
Hiç kimse enerji üretim tesislerine karşı değil...
Sadece bu tesislerden bırakılan borlu suların ve buharların kontrol altına alınmasını istiyorlar.
Yerin 2 bin metre altından çıkarılan borlu sular bu tesislerde kullanıldıktan sonra tekrar reenjeksiyon yöntemiyle yerin 2 bin metre altına enjekte edilmesi gerekiyor.
Fakat birçok tesis işin kolayına kaçarak bu suları dereler ve çaylara salıyor.
***
Yukarda bahsi geçen jeotermal tesislerinin suyu yüzeye bıraktıkları için de bu sular yakın arazilerin kuyu sularına, tarım arazilerine ve Büyük Menderes Nehri’nin sularına karışıyor…
Özellikel Aşağı Menderes Havzasında bulunan bölgemiz Söke Ovası, bu kirlilikten önemli ölçüde zarar görüyor. Şimdi biz bunun farkında değiliz, ama ilerleyen yıllarda bunun acısı çıkacak!..
Öte yandan yine bacalardan bırakılan buharların fitre yöntemiyle süzgeçten geçirildikten sonra atmosfere bırakılması gerekiyor.
Buharlar fitre edilmediği için neme dönüşüyor ve zararlı maddeler içerdiği için başta incir - zeytin olmak üzere bir çok tarım ürünlerine zarar veridiği gözlemleniyor.
****
GERÇEKTEN İNSANIN
KANINI DONDURUYOR 
İzleyici olarak katıldığı panelin çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, jeotermal suların gelişi güzel doğaya salınmasının insanın kanını dondurduğunu vurgulayıp; “Burada gördüklerim karşısında şok içerisindeyim. Hepimiz için ölüm çanları çalıyor, kanser olmak istemiyoruz” diyerek tehlikenin büyük olduğunu belirtti.
***
KANSER HASTALARI ARTTI 
Kanser hastalarının her geçen gün arttığına değinen CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar, “Jeotermalin zararları ile ilgili 2012 yılında meclise taşıdık. Tarım bakanlığı herhangi bir zararının olmadığı ve topraklarda bir kayıp yaşanmayacağını enjeksiyonla ilgili zararlarının olmayacağını bize bildirdi. Ama bunun böyle olmadığını görüyoruz. Denetimlerin yetersiz olduğunu görüyoruz. Havada buhar olarak gezen sülfirik asit oluşturarak üzerimize yağmur olarak yağdığını biliyoruz. Bu da kemik erime kanseri yapar. Ben bunu hekim olarak ifade ediyorum. Yeryüzünün altında bulunan buradan çıkarılan radyasyonlu canavarların borlu malzemelerin Büyük Menderes Nehri’ne akıtılması ile birlikte ve bunlardan sulanan bitki ve meyvelerin bizler tarafından yenilmesi ile birlikte bölgede kanser miktarının arttığını görüyoruz. Hastanelerde gelen kanser vakaların arttığını görüyoruz. Bunu resmi rakamlarla da soru önergesi ile sorduk ve cevap bekliyoruz. Sağlık ve Tarım bakanlığı yetkililerinin bu konuda önlem almalarını istiyoruz” şeklindeydi.
***
Özetle bu kirlilik ağır metal artıkları, borlu sular en son bizlere geliyor! Söke Ovası’na… Yani yakında Söke Ovası’nda tarımın bile zor yapılacağını ve yukarda bahsedilen hastalıkların bir bir başımıza gelebiliceğini aklımızdan çıkarmıyalım.
Bir yandan enerji sağlıyalım derken bir yandan da büyük bir felakete mağruz kalmadan; Yetkililer bir an önce bu çevre kirliliğinin önüne geçmeli ve jeotermal kuyuları doğru kullanılmalı…

 

Bu makale 3834 kez okundu.


Yorumlar
    Yorum Yaz
  • Apelasyon E Dergi (4/6/2016)
    Apelasyon E Dergide (http://apelasyon.com) Kuru İncir ve Kuru Üzüm bölgelerini ele alarak araştırma enstitüleri tarafından hazırlanmış bilimsel makaleleri okumamız ve iyi etüt yaparak ülkemiz ve dünyamız için çok önemli olan ve her geçen gün giderek artan “Temiz Enerji ve Temiz Gıda ihtiyacını” bu doğrultuda değerlendirmemiz gereklidir. Jeotermal Enerji Gerçeği ve İncir Yetiştiriciliği Jeotermal enerji su, güneş ve rüzgar gibi Türkiye için önemli yenilenebilir enerji kaynaklarından biri. 20. yüzyılın başına kadar sağlık ve yiyecekleri pişirme amacıyla yararlanılan jeotermal kaynakların kullanım alanları, gelişen teknolojiye bağlı olarak günümüzde çok yaygınlaşmış ve çeşitlenmiştir. Aydın ilinde sayıları giderek artma eğilimi gösteren jeotermal enerji tesislerinin gelecekte yörenin ana ürünü konumundaki inciri, gerek yetiştiricilik açısından gerek verim ve kalite ilişkileri, gerekse de fizyolojik açıdan stres faktörü anlamında etkileyebilecekleri düşünülmektedir. Bölgenin yoğun tarımsal faaliyetleri düşünüldüğünde alınacak önlemler, yapılacak denetimler ve ileriye dönük planlamalar iyi etüt edilerek kurgulanmalıdır. Kaynak: http://apelasyon.com/Yazi/409-jeotermal-enerji-gercegi-ve-incir-yetistiriciligi Jeotermal ve Borun Bağlardaki Etkisi Üzüm, değerlendirme şekillerinin çeşitliliği, iç piyasa tüketimi ve ihracattaki payı ile ülkemiz tarımında önemli bir yeri olan, bu nedenle de büyük bir çiftçi kesiminin uğraş alanı ve doğrudan gelir kaynağını oluşturan değerli bir üründür. jeotermal atık sular hem sulama suyunda hem de bu su ile sulanan topraklarda olumsuz etkiler oluşturmakta dolayısıyla bu alanlarda tarımı yapılan bitkilere özellikle de bora çok duyarlı olan asma vb. bitkilere zarar vermektedir. Kaynak :http://apelasyon.com/Yazi/453-jeotermal-ve-borun-baglardaki-etkisi