söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Cem GÜNAY - MAĞLUP ŞOVALYE


Konuk Yazar: Cem GÜNAY
e-mail: cemgunay@gmx.de

MAĞLUP ŞOVALYE

Bir adamın her Allahın günü ağzı içki kokar mı? Onun istisnasız hergün kokuyor.
O, mimar bir babanın oğlu. Notalarında ki ayrıntıyı bilebilecek kadar klasik müziğe meraklı. Favoriside Vivaldi..
Çapaklı gözlerle bizleri her gördüğünde şovalyeler gibi yerlere eğilerek “Günaydın” değişini artık kanıksadık. Bu birazda kibir kokan selamlaşma seramonisini, başını eğerek ve sağ eliyle küçük daireler yaparak gerçekleştiriyor.
Fakat ağzı kokulu bu şovalye nedense uzun ince olan bu hayat yolunda zırhlarını kaybetmiş, mücadele ruhunu çoktan yitirmiş. Şovalyelikten arta kalan yalnızca donuk bir gülümseme ve her sabah bıkmadan tekrarlanan eğilerek verilen bu selam...
Onu son gördüğüm iki yıldan bu yana değişmiş. Hadi kaba bir şekilde ifade edeyim: İhtiyarlamış... Saçlardaki beyazlıklar, yüz hatlarındaki dağişim gözle görülür derecede farkediliyor.
Ama ürkekliği ve kendinden emin olmama hali tıpkı iki yıl öncesi gibi. Artık 50 li yaşlara   yaklaşmış bireyin kendine güvenini kaybetmesi, geçmişindeki mağlubiyetlerin bir neticesi olmalı. Yoksa her kafasına takılanı tekrar tekrar sorması, küçücük bir hatasında abartarak özür dilemesini bu yüzden felleğin sillesini yediğinin göstergesi olarak saymalı.
Ancak alımlı bir kadın karşısında ürkeklikten eser kalmıyor. Belkide gençlik günlerindeki dinamizimini aklına getirip, adeta hurda bir arabanın hızlanmasını hatırlatıyor. Kısacası küllerinden doğmaya yeltenme hoş bir kadını görme ile start alıyor. Bu uğurda yapılan espiriler aslında hiçte fena değil. Olayın dışında ki 3.şahıslar olan bizler bile mağlup şovalyenin bu şakalarına uzaktan gülebiliyoruz.
Onu resmetmek istiyenler iki dudağının arasına mutlaka yamuk bir sigara koymayı ihmal etmemeli. Fabrika bacası gibi sigara tütürüyor denir ya gerçekten de öyle. Artık dişlerinde beyaz ve beyazın tonlarını görmek mümkün değil.
Ev kirasını ödemekte zorlandığını çekinmeden söylüyor. Bunun için eğlence yerlerinde korumalık dahi yapmış, benzinlikte de çalışmış.
Kötü bir meyhanede iki kadeh parlatınca sana bütün çıplaklığıyla hayat hikayesini anlatıyor. Boşanmalar, çocuklara iyi bir baba olamamalar, yapılan keskin hatalar...
Şu aksamcıların huyu dünyanın her yerinde hiç değişmiyor. Kafa biraz kıyak olmaya görsün, ne var ne yoksa ortaya dökülüyor.
Maalesef  hayat mağlup şovalyemizin ellerinden kayıp gitmekte. Yaşamak zorunda olduğu sonsuz yalnızlıklar, bataklık gibi saplanıp kaldığı sorunlu bir geçmiş....
Tekrar zırhlanıp mücadeleye yeniden başlamayı akla dahi getirmiyor.

 

Bu makale 1205 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz