söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



SEVGİ


SEVGİ


İnsanları bir arada tutan, kaynaştıran ve karşılıklı olarak yararlanma ve dayanışmalarını sağlayan sevgidir ihtiyacıdır. Sevgiye yer verilmeyen insan ilişkileri, çıkar ilişkileri olmaktan öteye gidemez. Sevgi, insan topluluğunun bulunduğu her yerde vardır. Ailenin olduğu gibi toplumsal hayatın da kaynaştırıcı gücü ve mayasıdır.
“İnsanları birbirine yaklaştıran olumlu ve iyi duyguların bütünü” nü sevgi olarak tanımlamak yanlış olmaz. Ana-baba sevgisi, çocuk sevgisi, kardeş, arkadaş ve eş sevgisi, vatan ve insanlık sevgisi, evrensel olan tek bir duygunun değişik görüntüleridir.
Sevme yeteneğini sevilerek kazanır insanoğlu. Sevmeden önce sevilmeyi öğrenir. Türkçe’mizde bunu belirten pek çok atasözü ve deyim bulabiliriz. Örneğin: “Sen seversen yavrunu, o da sever yavrusunu!” sözü bu gerçeği vurgulamaktadır.
Bu konusunda başka bir gerçek daha vardır. O da sevilme ihtiyacının hayat boyu sürdüğüdür. Sevgi, açlık ve susuzluk gibi sürekli doyurulmak isteyen bir duygudur. Hayatta sevgi boşluğunu dolduracak, onun yerine geçebilecek başka bir şey gösterilemez. Her çağda sevilme ihtiyacı bir değildir. İlk yaştan başlayarak, anadan alınan sevgi gelişerek ve çevreye yayılarak zenginleşir. Ama sevilme ihtiyacı azalmadan, yalnız biçim değiştirerek sürüp gider. Hep alıcı durumda olan çocuk önce aile üyeleriyle, sonra da çevresiyle sevgi alış verişine girer. Başka bir deyişle çeşitlilik kazanır. Sevgi ilişkisini ailesi dışına taşıramayan bir kişi, bu ihtiyacı tam karşılansa bile olgun bir kişi sayılmaz.
Kişi hayatta ne denli başarılı olsa da sevgiyi yitirdiği zaman kendini boşlukta bulur. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak giriştiğimiz birçok işler, başarıya ulaşma tutkusu hep bu beğenilme ve sevilme ihtiyacının karşılanması amacını taşır.
İslam’da temel esaslardan biri Allah’ın birliğine inanmaktır. Bundan sonraki emir veya öğüt ise yaratıkları seven Allah’ı çok sevmektir. Allah’ı bütün kalbiyle ve kuvveti ile her şeyden ve herkesten çok sevmek nasıl olacaktır? Allah’ı her şeyden ve herkesten çok sevmenin tezahürü nedir? Allah’ı her şeyden ve herkesten çok seven insanlar ne yapacaklar, nasıl davranacaklardır? Bu soruların cevabı üçüncü en önemli emirdedir. Bu emir, en yakınlarından başlamak üzere, kendinden başkalarını kendisi gibi sevmektir. Peki, kendinden başkalarını kendisi gibi sevmenin gereği olan davranış ne olacaktır? Cevap, iyilik yapmaktır. Kur’an-ı Kerim’de bu konuda şöyle denilmektedir:
“Allah’a ibadet edin, ona hiç bir şeyi ortak koşmayın. Anne, babaya, öksüzlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanında bulunan arkadaşa, yolcuya, elinizin altında bulunanlara iyilik edin. Allah kibirli ve böbürlenen insanları sevmez.” (Nisa, 4/36)
Başkasını sevmenin Peygamberimiz’in dili ile açıklanışı ise, “Kendisine yapılmasını istediği şeyi başkasına yapmak” veya “Kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkasına yapmamak”tır. Sevgili Peygamberimiz, bu davranış biçimini imanın kemale ulaşması olarak göstermiştir. O şöyle der:
“Sizden biriniz kendisi için arzu ettiği şeyi kardeşi için de arzu etmedikçe tam olarak iman etmiş olmaz.” (Buhari, I/13)
Sevgi duygusu ve sevme kabiliyeti yaratılış olarak her insanda vardır. Fakat kabiliyetler geliştirilmezlerse körelebilir veya yozlaşabilir. Kabiliyetlerin geliştirilmesi ve doğru olarak yönlendirilmesi bir eğitim işidir
Sevgiyi öğretirken, sevmeyi ihmal etmemeliyiz ki, sevgi ile davranmayı da kendi davranışımızda gösterelim ve böylece örnek olabilelim. Dinin merkezinde olan kavram da sevgidir. İslam inanışına göre, Allah dünyayı sevgiyle yaratmış ve bundan bütün insanlara da vermiştir. Sonuç olarak hem sevmeliyiz hem de sevilmeliyiz ve bütün davranışlarımızda bunu göstermeliyiz.

 

Bu makale 738 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz