söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



KENT YOL AYRIMINDA


KENT YOL AYRIMINDA

Beldelerin ve Köylerin kent sınırlarına dahil olmasıyla ,120.000 civarında nüfusa ve 990 km lik alana sahip devasa bir yerel yönetim sorumluluk alanına sahip, bir yapımız ortaya çıktı. İşin garip tarafı bu alan ile ilgili kararları ve projeleri onay makamı da Bütünşehir meclisi olacak. Hem yerel demokrasiyi güçlendirmekten söz edeceksiniz hemde yatırım kararlarının önemli bölümünü atanmış valinin yetkisine bırakacaksınız. Bu ne yaman çelişkidir anlamak mümkün değil. Kent ile ilgili proje ve kararların bir diğer bölümü hakkında kararları ise Bütünşehir meclisi alacak, yani Aydın'nın hakimiyeti artacak. Gel de çık işin içinden.
Bir diğer önemli sıkıntı ise Su işletmesinin 8 milyon, Garajın 2 milyon, Hal'in 2 milyon tl geliri de Bütünşehirin kasasına girecek yani kentin yerel yönetiminin bütçesi 12 milyon azalacak. Bunun yanında belde belediyelerin ve köylerin 15 milyon tl civarındaki borçları da kent belediyesinin sırtına yüklenecek. Tüm bu yapılar ve yerel yönetimin bölgesel organizasyon sıkıntısı da üzerine bindiğinde sıkıntının boyutları daha da büyüyecektir.
Ekonomisi tarıma bağlı kentin kişi başı hasılası 3.500 dolar civarındayken, kentin yaklaşık yüzde kırklık yapı stoğu sorunluyken, tersine göç vermeye başlayan bir kentte nasıl bir yerel yönetim modeli uygulanmalı ki bu olumsuzluklar tersine dönsün. İşte yol ayrımından kast ettiğim budur.
Bu kent artık temsili demokrasi ile yönetilemez yani Katılımcı demokrasi modelini geliştiremezseniz kenti yönetemezsiniz. Eğer PLAN süreçlerine halkı dahil etmezseniz, PROJE süreçlerine halkı dahil etmezseniz, eğer BÜTÇE süreçlerine halkı dahil etmezseniz bu süreci yönetemezsiniz. Bu yol ayrımının birincisidir.
Bir diğer konu ise kentin ekonomik yapısının dönüşümü ile ilgili süreçtir. Tarım, kenti artık besleyemiyor .Bunun yerine yeni üretim ilişkilerine ihtiyaç vardır. Yaklaşık 12.000 civarında işsiz insan bu kentte yaşıyor ve bu insanlar üretime katılmak istiyorlar. İş, aş sahibi olup gelecek planlaması yapmak istiyorlar ki bu da onların en doğal hakları bu organizasyonları da oluşturmak devlet tarafından yapılmadığı için yerel yönetimin üzerine düşmektedir. Bu vizyonu kazandıracak yapılar bu süreçte ortaya çıkmalı ki kent tercihlerinden bir tanesini daha geliştirebilsin. Yani bu kent ya büyüyecek ya da küçülerek yaşamına devam edecektir.
Tercih yapılacak bir diğer konumuz ise kent planlamasıyla ilgilidir. Bilindiği gibi son dönemde yapılan çalışmalar acı bir gerçeği önümüze getirdi. Bu gerçek  de kent planlamasının zemin açısından son derece sorunlu olması. Bir de üzerine yapıların yataya yayılarak sürdürülmesi kentsel alanların büyümesine neden olmuştur. Birinci derece deprem kuşağı üzerine yerleşkesini oluşturan bu kentin günümüz de daha teknik donanımlarla yeni yaşam alanlarına dönüşmesi gerekmektedir. Bu süreçleri yönetebilmek çok kolay değildir. Bu sürecin ekonomik boyutunun yanı sıra sosyal ve kültürel boyutlarıda vardır. Uzun vade de çözümlenmesi gereken bu yapılaşmalarla ilgili de kent ayrım noktasındadır. Kentin hızlı bir biçim de kentsel dönüşüme ve değişime ayak uydurması zorunludur.
Bölgesel liderlik konusu ise bir başka tercih noktamızdır. Bu halimiz de kalırsak gücümüzü kaybedeceğimiz aşikardır. Aydın ilinin batısın da 6 kent var bunların toplam bütünşehire vereceği temsilci sayısı 28 kişidir. Oysa bütünşehirin toplam üyesi 81 kişiden oluşacaktır. Bu yapılaşmadan nasıl kararlar çıkarabileceğinizi düşünmeniz gerekmektedir. Merkez ilçenin ve Aydın'ın doğusunun birliktelikleri söz konusu olduğunda bu yapıdan nasıl kararlar çıkacağını görememek ise siyasi körlüktür. Eğer kent yöneticisi bölgesel liderlik yapamazsa bugünden yaşayacağımız sıkıntı aşikardır. Yani bizim bölgesel liderlik yapmaktan başka şansımız yoktur.
Yukarıda belirtiğim tüm bu yol ayrımlarında kent için doğru tercihlerde bulunacak tecrübeli kadrolara ihtiyaç olduğu bir kez daha gün yüzüne çıkmaktadır. Bu fotoğrafın bütününü görebilecek, bu süreçleri yönetebilecek ve liderlik edebilecek kadrolar bu seçim de yönetime gelmezse kentin 20-30 yıllık gelecek süreci yok olacaktır. Bugün doğru değerlendirmeler yapma noktasında kent insanının işi zorlaşmaktadır. Siyasi partilerimizde başkan aday adaylarını ve kent meclis üyelerini seçerken çok dikkatli olmak durumundadırlar. Kentin ve yaşayanların  vebali altında kalmamak için bu süreci yönetecek doğru kadoları halkın önüne koymalıdırlar.
Saygılarımla...

 

Bu makale 1302 kez okundu.


Yorumlar
    Yorum Yaz
  • kenan özcan (9/10/2013)
    Aydın ilinin batısındaki 6 ilçenin büyükşehir belediye meclisi üye kontenjanı 28 değil 31'dir. Toplam büyükşehir meclis üye sayısı da 81 değil 80'dir. Söke'nin nüfusu da 115.586 dır 120 bin değil. Söke'deki kişi başı milli gelirin 3.500 olduğunu da nereden çıkardınız bilemedik