söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



YENİ PARADİGMA NE OLMALI ?


YENİ PARADİGMA NE OLMALI ?

Galiba cevap bulmamız gereken soru bu. Gelinen süreç iç ve dış olaylar bizi buraya kadar getirdi. En önemliside bundan sonra ne olacağı. Dilerseniz süreci saptamalarla götürürsek daha iyi analiz edebiliriz.
Birinci saptamamız DEVLET İŞLEMİYOR.
Bugün geldiğimiz noktada Milli eğitim müfredatından tutunda,  Futbol federasyonu yönetmeliğine kadar bir çok konuda çağın çok gerisinde kalmış hantal , bir o kadar da merkeziyetçi bir yapımız var. Bir köyün su problemini çözmek için dahi Merkezin onayı gerekiyor. 1975 Yılından günümüze kadar geçen sürede Tapu Kadastro işlemini bitirememiş bir yapıdan söz ediyoruz. 16.000 civarında kanun yapmış parlemento yaptığı yasaları okumakta zorlanıyor çünkü yazım tekniği arapça. 12 Eylül anayasası devleti, amir pozisyona koyduğu için birey ikinci planda kalıyor. Demokrasinin vazgeçilmez ayakları olan Seçme, Seçilme, Şeffaflık ve Hesap Verilebilirlik uygulanamıyor. Devlet tek patron siyaset ise sadece mevcut yapının adeta uygulayıcısı durumunda. Tek tip tüzük ve siyaset anlayışı çözüm üretmeden çok uzaklarda.
Oysa 21. yüzyılda iletişimin ve bilgiye ulaşımın bu kadar kolaylaştığı süreçte bireyin özgürleşmesi ve kendini geliştirmesi gerekirken ustanın dediği gibi”Sorunu yaratanlar, sorunu çözemezler”olgusunu yaşıyoruz.
Burada bir diğer saptamamız ise KAPİTALİZM TIKANDI.
Çünkü sistem sürekli üretim, sürekli tüketim ve artı değer üzerine kurgulandığı için , bizim gibi az gelişmiş ülkelerde üretim düşük ve ithal ikameler artınca borçlanma argümanları devreye alındı. Bugün geldiğimiz bu noktada halkın borçlanacak geleceği tükendi. Nüfusun % 70 lik bölümü 1. 200 TL civarında gelire sahipken ve en önemlisi müslüman bir toplum iken bu değerleri çözmeniz çok kolay olmaz. Bölgeye baktığınızda sıkışan İsraili kurtarmanız gerek çünkü dünya finans piyasaları yahudi lobilerin elinde. Bir de buna ilave 1 milyar 200 milyon müslümanı kapitalist sistemin içine alıp yeni pazarlar oluşturma çabası sanki kapitalizmi kurtaracakmış gibi algılanınca bölgenin siyasal ortamı değişiverdi. Enerji kaynaklarının yüzde yetmişi bu coğrafya da olunca perspektif farklılaştı.
Peki ne yapılmalıydı ki bu yeni dünya düzeninde Türkiye yönetilebilir bir yapıya dönüştürülsün. Ulus devlet çökertilirse yerine konacak Anadolu Federe Devleti ılımlı islam çatısı altında yeni paradigmayı gerçekleştirebilirdi. Bunun için güçlü bir koalisyona ihtiyaç vardı. Şoven kürtlerin ulus devletle problemi biliniyordu, halifelik özlemi içindeki ılımlı islamcılar zaten ellerini oğuşturuyordu, ikinci cumhuriyetçiler buna dünden okey vermişler, sorosun çocukları zaten bu ülkenin kaynaklarını götürdükçe götürüyorlardı, geride netekim paşanın yetiştirip solun içine saldığı devşirmeleri de hazır beklemekteydi, rum ve ermeni diyasporaları da hemen geliverdiler kısacası koalisyon hazırdı ve yeni paradigma yazılmıştı.
Akil adamlar yeni paradigmada sadece bu süreç için çaba göstermeyecekler, göreceksiniz yeni anayasa yazım sürecinde de daha sonra oluşturulacak sözüm ona kurucu meclis sürecinde de görev alacaklardır. Ulus devletle ve Cumhuriyetle hesaplaşma içine giren bu koalisyon bunda ne kadar başarılı olacak hep birlikte göreceğiz. Ünlü fütürist Fukuyama bugün gelinen yeni dünya düzenin de bağımsızlığı koruyabilmenin tek yolunun ulus devlet olduğunu savunurken ulus üstü sermayenin ve onun ulus üstü yapılarının bugün dünden daha çok güçlendiğini, ulus devletleri yok ederek düzenin devamını sağlamaya çalıştığını gösteriyor.
Bu paradigmaya Türk halkının gösterceği direnç diğer dünya halklarına da örnek olacaktır. Önümüz de uzun ve zorlu bir süreç var bu süreci doğru yöneten kazanacaktır. Kaybedenler ise bağımsızlıklarını da kaybedeceklerdir.

Turgut Türkoğlu

 

Bu makale 829 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz