söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



BÜROKRATLAR KENT'E MEYDANLARDAN BAKAR


BÜROKRATLAR KENT'E MEYDANLARDAN BAKAR

1982 Anayasası, amir devlet kavramı üzerine kurgulandığı için bizde bürokrat kendini herşeyi bilen yapının temel taşı olarak görür. Oysa devlet, yurttaşa hizmet etmek üzere kurgulanması gereken bir yapıdır. Günün talepleri değiştikçe, geliştikçe birey, toplum, devlet arasındaki ilişkiler farklı  boyutlara gelmektedir. Geçmişin devlet anlayışında devlet kutsallaştırıldığı için bugün iş yapmayan bürokrasiyi sorgulamak bile devlete karşı işlenmiş suç gibi görülmektedir. Ayrıca devlet kentlerin meydanlarına sahip olduğu için binalarını da buralara yerleştirmiştir, bürokratlar buralarda çalışırken bu pencerelerden dışarıyı seyrederler, ama meydanlarda kentin acıları, yoksullukları görülmez. Bunlar daha ziyade arka mahallelerdedir. Artık günümüzde bu yaklaşım terk edilmek zorundadır. Devlet kendini yeniden dizayn etmeli, yurttaşına hizmet üreten kuruma dönüşmelidir.

"Yasanın kabul tarihi 15.05.1959-- Nosu : 7269  UMUMİ HAYATA MÜESSİR AFETLER DOLAYISIYLA ALINACAK TEDBİRLERLE YAPILACAK YARDIMLARA DAİR KANUN (1)
Madde 3 : Yer kayması, kaya düşmesi, çığ gibi afetlere uğrayabilecek meskün yerlerde alınacak önleyici tedbirler İmar ve İskan Bakanlığınca, su baskınına uğrayabilecek yerlerde ise, Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu bakanlıkça alınır. Bu işlere ilişkin ödenek, tedbirleri almakla görevli bakanlıkça karşılanır."

Bu yasayı ben yapmadım, yapan TBMM, uygulaması gereken Bürokratlar bunu malzeme yapan ise yasa koyucuda görev yapan ama yaptığı yasayı kendi dahi bilmeyen Siyasetçi yani Vekil Mehmet Erdem. Neresinden bakarsan bak rezalet bir durum. Vekil bas bas bağırıyor; "Alfa Yapı Kooperatifi Heyelan Bölgesi, Belediye Burayı Yapsın…"
Bu kadar vahim bir durum üzerinden siyaset yapmaya, konuyu çarpıtmaya çalışmak nasıl bir mantıktır anlayan varsa beri gelsin.
Bakın Belediye, Nazım İmar Planı Yaparken; bu bölgelerle ilgili tespitlerini yapmış ve demiş ki "KENTİN İMAR ALANLARININ % 42 LİK BÖLÜMÜ HEYELAN VE DEPREM RİSKİ ALTINDA" Bunları plan notlarında Bakanlığa göndermiş ve Bakanlık bu planları onaylamış ama bugüne kadar bu kentte ilgili bakanlıklarca en küçük bir çalışma dahi yapılmamış. Bugün durumun vehameti ortaya çıkınca siyaseten topu Belediyenin üstüne atıp kaçma çabaları başlamış. Yasa ayrıca AMİR HÜKÜM koymuş bu bölgelerin sorumluluğu Bakanlıkta başka kimse karışamaz, diye.
Siz madem siyasetçisiniz bu işi iyi biliyorsunuz, o zaman İçişleri Bakanlığı partinize bağlı göndertin Belediye'ye bir yazı, bir talimat yaptırtın belediye bütçesinden. Bakın durumu kimse iyi incelemiyor galiba; Kentin yüzde 42'lik kısmı dediğiniz yaklaşık 11.000 konutu kapsamına alıyor. Burada iktidar partisi sorumluluktan kaçamaz. Bu iş ciddidir ama burada kentsel rant olmadığı için siyaset, bir şey yapmak için harekete geçmemektedir. Kısacası bu işin sorumluluğu Devletin üzerindedir.
Ovamızdaki durumda bundan çok farklı değil… Bu konuda gerekli çalışmaları yapmak DSİ ve bağlı bulunduğu bakanlığın yetkisindedir. Bu konularda Aydın bürokrasisi Söke söz konusu olduğunda yine aynı tavrı göstermekte ve sorumluluğu altında olmasına rağmen gerekli çalışmaları yapmamaktadır. Çok net olarak söylüyorum; Söke bu tür yaklaşımları hak etmiyor ve Aydın bürokrasinin elinde oyuncak değildir. Devlet yapması gerekenleri en kısa sürede yapmalıdır.
Saygılarımla…
          

 

Bu makale 1145 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz