söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



SÖKE - AYDIN ÇEKİŞMESİ VE SONUÇLARI


SÖKE - AYDIN ÇEKİŞMESİ VE SONUÇLARI

Söke 1867 yılına kadar Sığla Sancağı merkezi konumunda Bölgenin lideri iken Osmanlının yeni devlet yapılanması uygulamaları çerçevesinde Aydın'a bağlanıyor ve merkez görevi küçük bir kasaba olan Aydına geçiyor. Tabi buradaki nedenlerin sosyolojik irdelemesini yaptığımızda bu dönemde Söke de yaşayan nüfusun büyük bölümünün Rumlardan, Ermenilerden, Yahudilerden oluştuğu görülür.  Osmanlının Türkleştirme çabaları gereği merkez Aydına alınır.  Vilayet merkezi Türk nüfusun yoğunluğundan dolayı Aydın olmuştur. 1920-1925 Büyük mübadele döneminde Balkanlardan ve Giritten gelen Türkler, Yunanistana göçen Rumlar ve diğer Azınlıkların yerine yerleşince kent adeta yeniden kurgulanma sürecine girmiştir.  Bu nedenle yeni paradigma Cumhuriyetle birlikte başlamıştır.  Tarihsel süreci incelediğinizde Sökenin Ticaretin, Tarımın ve Balat limanından dolayı Sermayenin merkezi olduğu görülecektir.  1920-1990 yılları arası kent Aydından farklı gelişim göstermiş adete Türkiyenin en batısında modern bir yaşam tarzı ve ekonomik yaşam koşullarının olumlu süreci sonucunda büyüyerek devam etmiştir.  Modern mimarinin eserleri,sinemalar,sanata ve sanatçıya yapılan yatırımlar bunun en belirgin göstergeleridir.  Aydın ilçesi olmasına rağmen kendisinden fazla gelişim gösteren bir kentin varlığından sürekli rahatsızlık duymuş ve bunu komplekse dönüştürmüştür.  Kentin dvelet eliyle yatırım alamamsının en belirgin nedeni budur.
1990'lı yıllarda bu kıyasıya rekebet kırılma noktasına gelmiştir. Söke yanlış strateji sonucu alt yapısını proğramlı olarak hazırlayamadan İL olmak için ortaya çıkınca ipler kopmuştur. Aydının batısını kapsayacak verimli ovaları kendi bünyesine alacak, Aydın'ın denize çıkışını engelleyecek ve Aydın'ı küçültecek bu talep en kısa sürede engellendi. Buna siyasilerin el altından yaptığı çalışmaların olduğunu görmemek hata olur. Bu arada kent içinden bu siyasilere bağlı gurupların yardımları da eklenince Söke kaybetti. Söke nin bu çıkışlarını engellemenin yolunu Söke'ye yatırım yapmamakta bulan Aydın Bürokrasisi bu yapıyı o günden günümüze sürdürmektedir. Aydın bürokrasinin En üstünden en altındaki memura kadar bu direnç noktasını görürsünüz. Oysa bu kentin yarattığı katma değerle,ödediği vergilerle varlığını sürdüren bu bürokrasi kompleksli Aydın siyasetçisi ile birlikte adeta Söke ye yatırım gelmemesi için elbirliği içinde çalışmaktadırlar.
Bunlarla ilgili bir kaç somut öneri vermememi isterseniz hemen söyleyeyim. Hatırlarsanız 90'lı yılların başında Polis okulu Söke ye gelecekti. İki bakan da Söke Dyp ilçe teşkilatının üyesi olduğu için Polis okulunun Söke ye yapılmasını istediler. Sonra valilik görüş bildirdi ve siyasiler devreye girdi Polis okulu Nazilliye alındı. Er eğitim alayının neden Denizliye gönderildiğini sorguladığımız da yine Aydın bürokrasisinin oyunlarını görürsünüz. Ortaklara Organize Sanayi Bölgesi yapılmasının nedenini kimse bana açıklayamaz. Ne tesadüf değil mi Söke OSB sıkıntılar içinde kıvranırken Aydın Bürokrasisi Ortakların arıtması için adeta kaynak yaratıyor. Söke nin gelişimini engellemek için Didimim Söke den koparılması ise ayrı bir senaryonun parçasıdır.
Bakın sadece İl Özel İdaresi eliyle Aydının diğer ilçelerine yapılan yatırımları nufüs oranlarıyla irdeleyin bir de Sökeye yapılan yatırımlara bakın. Bu ayrımcılıktır, Devlete yakışmayan bu tavırları ve davranışları ret etmemiz gerekir. Bu kompleksden Aydının bürokrasinin ve siyasetçesinin ayrıldığını yakın sürede göremez isek o zaman Söke'nin yapacağı bir tek şey kalıyor. KUŞADASI - SÖKE - DİDİM Olarak Aydın dan ayrılıp İzmir'e yeniden idari yapı ile bağlanmanın planlamasının yapılması. Hele bir de Torbalı ve Selçuğu yanına alır da yeni bir seçim bölgesi oluşturursa Söke farklı bir durumla sürecine devam edebilir. Bu yeni yapının tartışılması bana göre bugünden başlanılmalıdır. Bütünşehir yasasıyla sıkıntıları artacak bir kentin gelecek kurgulamasında çareler araması gerekir,yoksa mevcut durum yani statüko kentin yok olma sürecini hızlandıracaktır.
Bu kentin mevcut öğrenci yapısını arttırmak kentin gelirlerini sadece çeşitlendirir oysa kentin gelirlerinin arttıracak kentsel ekonomik dönüşümlere ihtiyacı vardır. Kent bana göre karar verme sürecindedir. Tüm bu durumları açıklıkla tartışılmasında yarar vardır.
Saygılarımla...

 

Bu makale 1204 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz