söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



YENİ ANAYASA YOLUNDA: “İTTİFAK”


YENİ ANAYASA YOLUNDA: “İTTİFAK”   “İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa.” anlaşırlar. İnsanlar, konuşa konuşa... Demek ki biz, milletçe, yedisinden yetmişimize, çobanından okumuşuna kadar, “konuşma”yı bilmiyoruz. Yaşadığımız bütün sıkıntıların temelinde yatan gerçek, bu. Anlaşmanın olmadığı yerde, işte görüyorsunuz; “kaynaşma” da olmuyor. “İttifak”. Sözlüklere bakılırsa, “ortak hedeflerde birleşmek, hedefin gerçekleştirilmesine kadar birlikte harekette anlaşmak” demektir. Ayrılığın olduğu yerde, eğer beraber yaşamak isteniyorsa, “sözleşme” yapmak gerekir. Tabiî amaç, “beraber yaşama”yı sürdürmekse... Yukarıya, bizi yönetenlere, “yönetmeye talip olanlardan” bazılarına bakıyorsunuz. İttifak, hak getire... Ortalık, toz-duman! “Siyaset arenası” karışık. Meydan okumanın semâya yükseldiği ülkemizde, ağız tadı yok. Ne birbirimize düşmanız, ne destek. “Uyuşuk bir hâl içinde”, geleceğimizi hiçbir nebze düşünmeden, amaçsız yaşayıp gidiyoruz. Altımızdan ülkemizi çekip alsalar, ya farkında olmayacağız, ya da işi, başkaları çözsün anlayışından hareketle, aldırmayacağız. “Kötü bir nokta”da duruyoruz. “Bayrağımız, dilimiz değişirse” ne yaparız? Hangi eli bayraklının, hangi “yılan dilli”nin kölesi oluruz?.. Bunları göz ardı etmiş, gidiyoruz. Gittiğimiz yolun ucu, karanlık, kapalı. Aşağıdakiler de, yukarıdakilerin peşine takılmış. “Sevgisizlik aynası”, bütün ufukları tutmuş. Adamsendecilik almış yürümüş. Bütün bunlara rağmen biz, başka tezgâhlardayız. “Yeni Anayasa'da bile”, ortak bir noktada anlaşamıyoruz. Herkes başka yorumda, başka manâlandırmalarda. Keseri, nalıncı gibi hep kendimize yontuyoruz. Şimdiden “zafer kazanmanın” pozlarındayız. Bu tutum ne getirecek, ne götürecek? İşte bunun hesabını yapanlar, aşağıdakilere “doğruları açıklayanlar”, çok az. “İttifak oyuncusu medya”, bu konuda üzerine düşeni, maşallah hakkıyla yapıyor. Sayelerinde haber, yorumun üstüne çıkmış, çıkarılmış. Bir şey, yalnız ilgilisine değil, herkese sorulmak suretiyle “haberleştiriliyor”. Kötü olan, bu! Yukarıdakilerden biri, filan noktada göğe çıkarılırken, bir başkası, kelimesi kelimesine aynı tarifi yapsa da, değişen bir zaman kesitinde “aşağılanıyor.”. Medyanın hafifliği burada. “Tek yanlı olarak yönlendirilen okuyucu”, şaşkın. Zaten, hâlâ okuyucu kaldıysa, tabiî, “doğru okuyucu kaldıysa”... Neyse... Bu kara tabloyu değiştirmek lâzım. Yazdıklarım yüzünden haksız çıkmayı, yalanlanmayı o kadar çok istiyorum ki, anlatamam. Bütün kalbimle de, yaşadığımız zamanın beni “yanlışa çıkarması”nı diliyorum. “İttifak”ta, rahmet vardır. Bu güzel ülke için, bizim güzel insanlarımız için, hatta bu konuda övülmüş olan büyük milletimizin geleceği için yukarıdakiler, en kısa zamanda, eteklerindeki bütün taşları dökmeliler. İnce ayrıntılar arasında tıkanıp kalmak, onların “felâketleri” olacaktır. Kendileriyle birlikte, “hasetler” yüzünden bizleri de felâket denizinde boğacaklar. “Boğuluş”, hayatın sonu demektir. Halbuki biz, yaşamak istiyoruz. "Türk olarak" yaşamak istiyoruz. Aksini düşünen varsa, ittifaktan vazgeçer. Yalnız, elin gâvuruyla da yaptıkları ittifaklardan vazgeçmek şartıyla.  

Bu makale 933 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz