söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



RAMAZAN AYINI ÇOCUKLARIMIZLA BİRLİKTE YAŞAYALIM


RAMAZAN AYINI ÇOCUKLARIMIZLA BİRLİKTE YAŞAYALIM

Rahmet, bereket ve mağfiret ayı olan Ramazan ayı içindeyiz. Birçoğumuz, orucumuzu tutuyor, bir kısmımız camiler giderek yapılan vaaz ve nasihatleri dinliyor ve teravih namazlarımızı kılıyoruz. Yine bir kısmımız iftar sofralarında dost ve ahbaplarımızla buluşuyor ve yeni tanıdığımız kişilerle dostluklar kuruyoruz. Ya çocuklarımız?
Çocuklarımız, Ramazan ayında yaşama gayretinde olduğumuz bu manevi hayatın neresinde? Onlar da bizi örnek alarak oruç tutuyorlar mı? Camiye gidiyorlar mı? Diğer zamanlar göre daha iyi donatılmış iftar sofrasının lezzetini tadarak oruçlarını açıyorlar mı? Yoksa daha onlar çocuk mu diyoruz?
Unutmayalım ki, günahsız olarak ve tertemiz bir şekilde dünyaya gelen yani fıtrat üzere yaratılan çocukların hareket, tavır ve gidişatlarını şekillendiren anne-babanın kontrolündeki aile  ve çocuğun içinde yaşadığı sosyal ve kültürel çevredir. Çocuk, başta anne ve babası olmak üzere çevresindeki büyüklerin kendisine aşıladıkları değerleri ve davranış modellerini benimser ve ona göre şekil almaya başlar.
“Ağaç yaşken eğilir” atasözünün de işaret ettiği gibi insana bir kimlik kazandırmanın en elverişli zamanı, çocukluk yaşlarıdır. O bakımdan çocuklarımızın da, büyüdüklerinde bizim sahip olduğumuz dini ve kültürel değerleri benimsemeyerek yaşamaları, küçük yaşlarından itibaren onlara rehberlik ederek bu dini ve milli değerlerimizi yaşatmamızla mümkün olacaktır. Ramazan ayı çocuklarımıza dini bir kimlik kazandırmak için önemli bir ortamdır. Bu ortamın değerlendirilmesi gerekir.
Aslında biz büyükler biraz yardımcı olursak, Ramazan ayının büyüleyici atmosferi çocuklarımızı ve gençlerimizi camilere çekmektedir. Çocuklarımız, camilerimizin en değerli misafirleri olmalıdır. Şunu unutmayalım ki çocuk camide de çocuktur. Bizler büyükler olarak onlara cami edebini en güzel şekilde öğretmekle görevliyiz. Böyle yapmazda; yaramazlık yaptı, güldü diye bir yavrumuzu camiden uzaklaştırırsak ve bu çocuk bizim sert tavrımızdan dolayı bir daha camiye gelmezse bu davranışımızın vebali ağır olur. Kendimizi bu çocukların ve gençlerin yerine koyalım. Acaba bizler onların yaşındayken nasıl davranıyorduk?
Hz. Peygamber, yedi yaşına geldiklerinde çocuklara namazın öğretilmesini istemiştir. (Ebu Davud, Salat 25 (Hadis No:494), Tirmizi, Salât 183 (Hadis No:407)  Buradaki mesaj, çocukların, büyüklerin rehberliğinde ergenliğe kadar bu görevi yaşayarak öğrenmesini sağlamaktır. Sahabe, çocukları oruca alıştırırken onlara oyuncaklar hazırlarlardı. Birisi yemek için ağladığında, bunlar verilerek, iftar vaktine kadar oynamaları sağlanırdı. Anadolumuzda da anne-babalarımızın bizleri küçük yaşlarda sahura kaldırdıklarını, oruca alıştırmak için ilk zamanlar öğleye kadar oruç tutturup bizlere güzel sofralar hazırladıklarını; büyüdükçe belli günlerde oruç tutturarak her yıl tuttuğumuz orucun sayısının arttığını ve ergenlik dönemine kadar bizi bu ibadete hazırladıklarını hatırlayalım ve bu yöntemi uygulamalaya çalışalım.  
Çocuklara Ramazan bilinci, fiili örneklikle kazandırılmalıdır. Bir çocuk, sevgi, şefkat, yardımlaşma, sadakat, işbirliği, sorumluluk ve güven duygularını ancak yaşayarak öğrenebilir. Bu duyguların sonradan eğitim kurumları tarafından kazandırılması çok zordur.
Çocuklarımızı, kalbinde Allah sevgisi ve saygısı olan,  cami ve cemaati seven, orucun manevi hazını tadan, paylaşmayı ve yardımlaşmayı bilen,  geleceğimizi güvenle emanet edebileceğimiz bir nesil olarak yetiştirelim.
O bakımdan geleceğin büyükleri olan çocuklarımıza, iftar sofralarının başköşesinde yer verelim. Mümkünse iftar davetlerine onları da götürelim. Çocuklar için iftarlar düzenleyelim. Birlikte sahura kalkalım. Ellerinde tutup camilere götürelim. Teravih namazlarında yaptıkları küçük yaramazlıklarına göz yumalım,  böylece camilerde tarifi imkânsız bir tat almalarına yardımcı olalım.
Bu kutsal ayın sadece biz büyüklerin değil, çocuklarımızın da Ramazanı olması dileğiyle hoçca kalın.

Mevlüt HALİLOĞLU
Söke Müftüsü
Temmuz 2012 -Söke

 

Bu makale 1159 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz