söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



HZ. PEYGAMBER VE KARDEŞLİK AHLAKI- I


HZ. PEYGAMBER VE KARDEŞLİK AHLAKI- I

Yüce Allah, dünyayı biz insanların yaşayabileceği özellikte düzenlemiş ve insanoğlunu da üstün özelliklerde yaratarak dünyada ve âhirette mutlu olmasını istemiştir. Bütün insanlar Hz. Âdem ve Havva’dan çoğalmışlardır. Tarihi süreçte dünya coğrafyasına dağılmışlar, renklerinde ve şekillerinde farklılıklar oluşmuştur. Allah (c.c) insanların mutlu olmalarını sağlamak için rehber olarak peygamberler göndermiştir.
Hucurat sûresi 13. ayetinde, Allah katında insanlar arasındaki üstünlüğün takva ile; başka bir ifade ile sorumluğumuzu yerine getirmemizle mümkün olduğuna işaret edilmektedir.
Hz. Âdem ve Havva’nın çocukları olan bütün insanlar kardeştirler. Kur’an’da dört sınıf kardeşlikten bahsedilir. Bunlar, aynı anne-babadan doğan insanlar arasındaki kardeşlik, sütkardeşliği, İslam kardeşliği ve bütün insanların Hz. Âdem ve Havva’nın çocukları olması dolayısıyla insan kardeşliğidir. Burada özellikle yaşadığımız çağda önemli ölçüde yara almış İslam kardeşliği üzerinde durmak istiyoruz.
Dinimiz, insanları din kardeşliği bağıyla bir araya getirmiştir. Kur’an-ı Kerim’de, ‘‘Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltip barışı sağlayın. Allah’ın emir ve yasakları konusunda sorumlu, duyarlı ve bilinçli olun ki, Allah’ın şefkat ve merhametine nâil olasınız’’ (Hucurât, 49/10) diye buyrulmaktadır.
Âl-i İmran sûresi 103. âyette, Peygamberimizin gönderildiği toplumda yaşanılan daha önceki düşmanlığa işaret edilerek, İslam’ın gelişiyle Peygamberimizin rehberliğinde inşa edilen kardeşlik vurgulanmakta ve bu kardeşliğin gereği olarak, Müslümanların iki cihanda mutlu olmasını sağlayacak prensiplere sarılmaları, birlik ve beraberlik içinde olmaları istenmektedir.
Sevgili Peygamber’imizin (a.s) Medine’ye hicretinden sonra gerçekleştirmiş olduğu Ensâr-Muhacir kardeşliği, aynı şekilde onlarca yıldan beri aralarında düşmanlık bulunan Medineli Evs ve Hazreç kabilelerini de bir araya getirerek iman ekseninde kardeş olmalarını sağlamıştır. Müslümanlar her bakımdan birbirine destek olmuşlar, kendilerini düşündükleri gibi kardeşlerini de düşünmüşlerdir (Buhârî, Menâkıbü’l-Ensâr, 49; İbn Sa’d, et-Tabakâtü’l-Kübrâ, I-VIII, Beyrut ts. (Dâru Sâdır).
Peygamber’imizin (a.s.) doğum yıldönümü dolayısıyla O’nun insanlığa getirdiği rahmet yüklü mesajını hatırladığımız şu günlerde, ne yazık ki Müslüman coğrafyasında meydana gelen kardeş kavgaları, iç çatışmalar, kardeşlik ortamını ciddî anlamda yaralamakta, ümmet-i Muhammed olma duyarlılığı sarsılmaktadır.
Yüce Allah’ın son peygamberine ümmet olmak, pek tabiidir ki sadece onun varlığından ve doğumundan haberdar olmakla sınırlı değildir. O’nun yolundan gitmek, sünnetine tâbî olarak gidişatımızı gözden geçirmeyi, hayatımızdaki eksiklikleri telâfi etmeyi ve yine onun çizdiği yol haritasına bağlı olarak kendimizi inşa etmeyi zorunlu kılar.
(HAFTAYA DEVAM EDECEK)


Mevlüt HALİLOĞLU
Söke Müftüsü
Mart 2012 -Söke

 

Bu makale 1548 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz