söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



YAŞLILARA SAYGI


YAŞLILARA SAYGI

Geçen hafta, yaşlılar haftası idi. Huzurevleri ve bazı yaşlılar ziyaret edildi. Geçmişin gençleri olan bu günün yaşlıları, toplumuzun temel taşları, hayır duaları alınıp, ellerinin öpülmesi gereken büyüklerimizidir. Bu gün genç olanların yarın yaşlanacakları ununtulmamalı ve bu duyarlılıkla hareket edilmelidir.      
Allah Teala, bu dünyanın düzeniyle ilgili bir dizi kurallar koymuştur. Bu kurallardan birisi de, her canlının kendi şartları içinde, soyunu devam ettirmesidir. Bu sistem içerisinde yer alan canlılar, hayata geldikleri zaman genelde güçsüz ve korunmaya muhtaçtırlar. Sonra gelişir, olgunlaşır, güçlenir ve nihayet yaşlanırlar. Öyle ise yaşlanmak, bu dünyadaki geçici hayatın kaçınılmaz bir gerçeğidir.
Yaşlılık, bu dünya hayatının geçici, insanoğlunun âciz, ölümün gerçek, Yüce Allah’ın ebedi ve kudretinin sonsuz olduğunun açık bir işaretidir. Nitekim Kur’an-ı Kerim buna şöyle işaret etmektedir:
“Kime uzun ömür verirsek biz onun yaratılışını (gençliğini, güzelliğini) bozar, gücünü azaltır, beli bükük hale getiririz. Onlar bunu hiç düşünmezler mi?” (Yâsin,36/68)
Unutulmamalıdır ki, bugünün gençleri, yarının yaşlılarıdır. Bugün gençliği, sağlığı, gücü kuvveti yerinde olanların, bu nitelikleri ömür boyu koruyamayacakları açıktır. Bunların zamanla zaafa uğraması kaçınılmazdır. Öyle ise, bizim de bir gün yaşlanacağımızı göz önüne alarak yaşlılara, özellikle ana babamıza, dedelerimize, ninelerimize saygılı davranmalı ve bu konuda çocuklarımıza ve gençlerimize örnek olmalıyız.
Sevgili Peygamberimiz (a.s.), yaşlılara saygı gösterilmesi gerektiğine dikkat çekmiş, bir şey ikram edildiğinde ilk önce onlara teklif edilmesini ve her konuda yaşlılara öncelik verilmesini öğütlemiştir. Küçüklere sevgi, büyüklere saygı göstermeyenin olgun mü’min olamayacağını da, bir hadislerinde şöyle vurgulamışlardır:
“Küçüklerimize merhamet etmeyen büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.”( Riyazu’s-Salihin, H.No:359)
Duyarlı bir insana ve sorumlu bir müslümana yakışan, düşenin elinden tutmak, hastayı ziyaret etmek, açları doyurmak, açıkta kalmış olanları barındırmak ve muhtaçlara yardım elini uzatmak, yaşlılara saygı gösterip gönüllerini ve dualarını almak, ihmal edilmemesi gereken dînî ve insanî bir görevdir.
Bir ayet-i kerimede Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Rabbin, sadece kendisine ibadet etmenizi, ana babaya da iyi davranmanızı kesin olarak emreder. Eğer onlardan biri ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf” bile deme. Onları azarlama. Onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek üzerlerine kanat ger ve de ki: Ey Yüce Rabbim! Küçükken onlar beni nasıl koruyup yetiştirdilerse, Sen de onları esirge.”( İsrâ,17/23,24.)
Ayette de işaret edildiği gibi, yaşlı ana babamıza ve diğer yaşlılara iyi davranarak  onların hayır dualarını almaya çalışalım. Unutmayalım ki, her genç yaşlanacaktır.
Geçmişin gençleri, elleri öpülesi anne-baba ve diğer yaşlılarımızın sevindirerek dualarını alabilmemiz dileğiyle her şey gönlünüzce olsun.

 

 

 

 

Bu makale 1012 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz