söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



AİLE SEVGİ EKSENİNDE KURULUR -I


AİLE SEVGİ EKSENİNDE KURULUR -I  
                                                                                                                                                                              
İnsanlık tarihinin en eski kurumu olan aile,  sevgiyle kurulur ve devamı da sevgiyle sağlanır. Ailede karşılıklı hak ve sorumluluklar kadar sevgi, rahmet ve huzur da önemlidir. Kur’an-ı Kerim’de bir tek ayet içinde arka arkaya gelen bu üç terim, İslâm dininin aileye ne kadar önem verdiğini göstermektedir. Kur’an’daki ilgili ayet şöyledir:
“Allah’ın yüceliğine işaret eden ayetlerden biri de, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet koymasıdır.” (Rum, 30/ 21)
Aile kurumunda bulunan bu üç özellik, bütünüyle âlemde de görülen önemli özelliklerdir. Bilindiği gibi Allah’ın bir ismi de ‘‘Vedûd’’ yani çok sevendir. Kur’an, “O, yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayandır” (Buruc, 85/14-15) diye buyurmaktadır. Kur’an’ın muhtelif ayetlerinde Allah’ın rahmet sahibi olduğu her vesile ile bize hatırlatmaktadır. Sürekli bir değişimin görüldüğü âlemde sevgi, rahmet ve adalet, istikrar ve devamlılığın sağlanmasında önemli bir rol üstlenmektedir.
Ayette bahsedilen sevgi sıradan bir sevgi değil, ahlâkî boyutu da olan derin bir duyguyu hatıra getirmektedir. Ana ile baba arasında varolan bu duygu eğitim yoluyla “severek eğitmek” suretiyle çocuklara, onlardan hem yeni kuşaklara hem de tekrar ana ve babaya uzanır.
Ailenin bu öneminden dolayıdır ki, Kur’an, böyle bir kurumun varlığı için ilk şart olan evlenmeyi gayet tabiî görür ve onu önemle tavsiye eder. İslâm’da evlenmemek, bekâr yaşamak ne erdemliliğin, ne de dindarlığın göstergesidir. Meşru sınırlar içinde kaldığı sürece hissi ve cinsi arzuların tatmini utanılacak ve kaçınılacak birşey değildir. Evlilik, insan neslinin devamına, tek aileden başlayarak aynı soydan gelenlerin oluşturduğu geniş aile birliklerinin varlığına ve sonunda güçlü bir sosyal yapıya imkân sağladığından dolayı bir çeşit ibadet sayılır. Bir insanın evlenmek için biyolojik, psikolojik ve ekonomik bir engeli yoksa, evlenip yuva kurmaması İslâm’ın hoş karşıladığı bir davranış değildir. Peygamberimiz “Evlilik benim sünnetimdir. Kasıtlı olarak kim bizim yolumuza sırtını dönerse, o bizden değildir” diye buyurarak evlenmenin önemini anlatmıştır.
Dinimiz evliliği teşvik etmekle beraber alelacele bir evlilik kurumuna da karşıdır. Her şeyden önce eşlerin birbirini çok iyi tanımaları ve aile kurumunu devam ettirebilecekleri psikolojik, ekonomik ve sosyolojik şartların da oluşmuş olması gerekir. Bu şartlar oluşmadıkça evlilik o kadar kolay karar verilebilecek bir şey de değildir. Evlilik kararı ömür boyu birlikte yaşanılacağı düşünülerek verilir. Evlenirken nikâhta eşler, adeta ‘ben sevgimi ve gönlümü sana verdim; sen de sevgini ve gönlünü bana ver’ demektedir.
Evlenirken, ‘bir evlenelim, olmazsa boşanırız’ denilmez. Çoğu kere iyice düşünülmeden yapılan evlilikler de kısa süre sonra ayrılığa sebep olmaktadır. 
Ailenin ürünü olan bir çocuğun dünyaya gelmesi, kendi özgür iradeleriyle evlenen karı-kocayı, anne-baba yapar. Anne-baba olmak mutluluk ile birlikte ciddi sorumlulukları da beraberinde getirir.
(DEVAM EDECEK)


Mevlüt HALİLOĞLU
Söke Müftüsü
Şubat 2012 Söke 

 

Bu makale 1109 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz