söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



ZAMANIN DEĞERİ


ZAMANIN DEĞERİ
                                                                                                                                                                                                                
Zamanın hızla akıp gittiği, tavimlerin yılın songünlerini gösterdiği günümüzde pekçoğumuz vakit yokluğundan şikayet ederiz. Kime sorsanız, zamanı pek dardır; oradan oraya koşuşturmaktan, en gerekli işlere dahi fırsat bulamamaktadır. Birkaç sayfa kitap okuma, bir akraba ziyareti, hattâ ailesiyle üç beş dakika sohbet etme veya çocuklarıyla meşgul olma gibi en önemli işler bile, “vaktim yok” bahanesiyle ihmale uğrayıp gitmektedir.
Doğrumu bu? Gerçekten vaktimiz yokmu? Eğer en lüzumlu işler için vakit bulamıyorsak, zamanımızın geri kalan kısmını bunlardan daha önemli işler içinmi harcıyoruz?
Bunun cevabını hep birlikte düşünüp, mesela bir günlük hayatımızı gözden geçirelim. Dünyamıza da âhiretimize de faydası olmayan şeylerin, günlük hayatımızda ne kadar yer işgal ettiğini göz önünde bulunduralım.
Böylece her gün boşa akıp gittiğine şahit olduğumuz zamanımızı daha yararlı işlere ayırarak, neler kazanacağımızı ve hayatımızda nelerin değişeceğini hesaplayalım. Hayatımızın akışında günde mesela üç saatimizi boş/faydasız şeylerle geçirdiğimizi düşündüğümüzde – ki zaman zaman zaman fazlasını bile boşa geçiriyoruz-, bir senede yaklaşık 1095 saatimiz gidiyor demektir. Bu da, neredeyse bir öğrencinin bütün bir sene boyunca okulda geçirdiği ders saatlerine denk bir süredir. Peki zamanımız gerçekten her sene bir eğitim yılını göz kırpmadan hebâ edecek kadar çok mu? Hayatımızın dakikaları bu kadar ucuz mu?
Kaybedilen birçok şey zamanla telafi edilebilir. Servetler yeniden kazanılabilir. Ayrılanlar birbirine tekrar kavuşabilir. Fakat giden zaman asla geri dönmez. Üstelik zaman, bizim yegane sermayemizdir. ‘Vakit nakittir’ sözü bunun için söylenmiştir. Dünya ve âhiret için ne kazanacaksak, hepsini, bize verilmiş olan sayılı ömür dakikalarını harcayarak kazanırız. Onun için, her şeyden değerli olan bu sermayemizi nereye harcadığımıza lütfen dikkat edelim.
Niçin yaşadığımızı bilip, hayatımızda kendimiz için kısa ve uzun vadeli hedefler belirlersek; vaktimizi iyi değerlendirmek suretiyle çok büyük işler başarabiliriz. Günde on dakikamızı vererek her gün bir âyet ve bir hadis veya hayatımıza yön verecek önemli bir bilgiyi öğrenebiliriz. Bunun kazancını aylara ve yıllara vurduğumuz zaman, ortaya hiç de küçümsenmeyecek rakamlar çıkar. Meselâ her akşam ailemizle birlikte beş on dakikalığına bile olsa dünyamızda ve ahiretimizde faydalı olacak bir şeyler okuyacak olsak; çok büyük kazançlar elde ederiz. Yine yararlı bir bilgi öğrenme, bir sanat dalı ile uğraşma, bir gönül alma gayreti, bir yardıma koşma gibi daha nice işler ve güzellikler, işte bu kısacık vakitlerde hayatımıza girer ve onu zenginleştirirler.
Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (a.s.) buyuruyorlar ki; “Âhirette insan şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe Allah’ın huzurundan ayrılamaz; ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini ne şekilde yıprattığından, malını (servetini) nereden kazanıp nerelere harcadığından ve bildikleriyle amel edip etmediğinden” (Tirmizi, Kıyâmet, 1 (3531)
Yüce Allah bize çok değerli bir ömür bahşetmiştir. Bu bakımdan hayatımızın kıymetini bilip, zamanımızı ona göre değerlendirelim. Ömür sermayemizi Allah’a kulluk bilinciyle insanlığa hizmet uğrunda harcayalım. Çocuklarımıza ve gençlerimize de bu bilinci aşılayalım. Zamanımızı iyi değerlendirerek bu geçici dünyada kalıcı eserler bırakabilmemiz dileğiyle esen kalın.


Mevlüt HALİLOĞLU
Söke Müftüsü
Aralık  2011 – Söke 

 

Bu makale 1464 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz