söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



KENDİMİZİ VE GENÇLİĞİMİZİ TEHDİT EDEN ZARARLI ALIŞKANLIKLAR


KENDİMİZİ VE GENÇLİĞİMİZİ TEHDİT EDEN ZARARLI ALIŞKANLIKLAR
                                                                                                                                                                                                                
Diğer varlıklara göre üstün özelliklerde yaratılan ve dünyaya halife olarak gönderilen biz insanların, bir takım sorumlulukları vardır. Bu sorumluluklarımız içinde, kendimizi ve maddi ve manevi varlığımızın varisleri, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı ve gençlerimizi, alkol, uyuşturucu vb. zararlı alışkanlıklardan uzak tutmamız da vardır. Bu konudaki görevlerimizi yapmamız, kendi menfaatimiz içindir. Aksi takdirde bireysel ve toplumsal olarak, telafisi imkânsız zararlarla karşılaşmamız söz konusudur.
Günümüzde bütün insanlığı ve bilhassa gençliğimizi ciddi anlamda tehdit eden sigara, alkol, uyuşturucu, kumar gibi zararlı alışkanlıklar, toplum olarak hepimizin ve çocuklarımızın geleceği ile ilgili endişelere yol açmaktadır. Yapılan araştırmalarda alkol ve sigara kullananların yaşının, çok küçük yaşlara kadar indiği; eroin ve uyuşturucu hap kullanan gençlerin oranında artışlar olduğu ifade edilmektedir. Bu vahim sonuçlar, hepimizi harekete geçirmelidir. Kendimizi, çocuklarımızı ve gençlerimizi, bu tehlikelerden koruma konusunda daha fazla çaba sarfetmemiz gerekmektedir.
Dinimiz, insan sağlığına büyük önem vermiş; beden ve ruh sağlığımıza zarar veren şeylerin yenilmesini, içilmesini, kullanılmasını ve hangi yoldan olursa olsun vücuda alınmasını kesinlikle yasaklamıştır.
Kur’an-ı Kerimde alkol -ve diğer uyuşturucuların-  haram olduğu bildirilir (Maide, 5/90) Sevgili Peygamberimiz de, içkinin bütün kötülüklerin kaynağı olduğunu vurgulamıştır. Bu konuda başta ayet ve hadisler olmak üzere dini kaynaklarımızda bir hayli uyarı ve öğütler vardır.
İçki ve diğer uyuşturucuların dinen haram olması yanında, vücudu tahrip ederek birçok hastalıklara sebep olduğu, kişide fiziksel ve ruhsal bağımlılığa yol açtığı tıbben tespit edilmiş bir gerçektir. Alkollü içkilerin, zihni geçici –ve bazen de sürekli olarak- faaliyetten alıkoyduğu ve dengesini bozduğu insanın kendini kontrol edemeyerek, ne yaptığını ve ne söylediğini bilemez hale getirdiği herkesce malumdur.
Bu yüzden içki ve diğer uyuşturucular birbiri ile dost olan arkadaşlar arasında tartışmalara ve kavgalara sebep olmakta, sarhoşluk yüzünden çıkan kavgalar cinayetle sonuçlanabilmektedir. İçkili araç kullananların birçoğunun, trafik kazası sonucunda ölüme gittiğini ve pek çok kişinin de ölümüne sebep olduğu bilinmektedir. Evine sarhoş olarak giden ve ailesi ile gereksiz yere tartışıp, evde huzursuzluk çıkaran, hanımını ve çocuklarını döven ve bu yüzden aile yuvasını yıkanların sayısı hiç de az değildir. Bu bakımdan dinimizin alkollü içkileri yasaklamış olması, hem fertlerin sağlığı, hem de aile ve toplumun huzuru için son derece önemlidir.
Sosyal bir varlık olan insanın çevresi ile uyum içinde olması, akıl ve zihin sağlığı ile mümkündür. Aklın ve zihnin en büyük düşmanı olan içki/uyuşturucu, insanın uyum gücünü zaafa ve iflasa götürmekle onu aileden, toplumdan ve çevresinden kopararak, yalnızlığa, bunalıma ve hemen ardından da sorumsuzca bir hayata mahkûm etmektedir. İçki ve uyuşturucu bağımlısını adeta yaşayan bir ölü haline getirmektedir.
Bu sebeple, alkollü içki ve uyuşturucuların, bağımlıya, aile hayatına, doğacak çocuklarına, iş hayatına, aile ve ülke ekonomisine, ferdi ve toplumsal ahlaka verdiği zararlar, ifadelere sığdırılayak kadar çoktur. İntiharların, cinayetlerin, her türlü fuhuş, gasp ve anarşinin en önemli sebeplerinden biri alkol ve uyuşturudur. İç ve dış düşmanların en tahripkâr silahı da yine alkol ve uyuşturucudur.
İnsanın, kendisi ve çocuklarının sağlığını kendi elleriyle bile bile tahrip etmesi ne kadar acıdır. “Bir kere kullanmakla bir şey olmaz” diyerek içki, uyuşturucu vb. zararlı maddelerin pençesine düşenlerin bir daha bunlardan kurtulması kolay olmamaktadır.
Bu bakımdan tekrar düşünüp kendimizi, imanımızın ve aklımızın kotrolüne vererek,  bu kötü alışkanlıklara dur diyelim ve bu zararlı maddelerden uzak duralım ve çocuklarıızı da uzak tutalım. Hem kendimize, hem de aile ve çocuklarımıza sahip çıkalım. Kendimizi düşünmüyorsak bile geleceğimizin teminatı yavrularımıza ve gençlerimize bu kötü alışkanlıklardan uzak durarak örnek olalım. Dünyada ve ahirette huzur ve mutluluğun ancak, Yüce Rabbimizin emir ve tavsiyelerine uymakla mümkün olduğunu unutmayalım.
Huzurlu bir gelecek temennisiyle, hoşcakalın.

 

Bu makale 1836 kez okundu.


Yorumlar
    Henüz bu Makaleye ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz