söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



CHP KADIN KOLLARI BAŞKANI ÖZGEN; ”SORUN SADECE CHP'NİN DEĞİL, TÜRKİYE'NİN SORUNUDUR”


CHP KADIN KOLLARI BAŞKANI ÖZGEN; ”SORUN SADECE CHP'NİN DEĞİL, TÜRKİYE'NİN SORUNUDUR” CHP Söke Kadın Kolları Başkanı Günnur Özgen, düzenlediği basın toplantısında CHP'li vekillerin niçin yemin etmediklerini anlattı. Söke CHP İlçe binasında düzenlenen basın toplantısına Gençlik Kolları Başkanı Fahri Semerci,Kadın Kolları katılırken toplantının son bölümünde gelen ilçe başkanı Melda Keskin'de toplantıya katılarak Özgen'e destek verdiler. Genel merkezce kaleme alınan açıklamayı basın mensupları ile paylaşan CHP Kadın Kolları Başkanı Günnur Özgen “İnsanlık tarihi, demokrasi, insan hakları ve özgürlük yolunda bedel ödeyenlerle doludur. Bütün dünyada, o bedel ödeyenler sayesinde kazanımlar elde edilir. Biz de Türkiye'de, insan haklarının, evrensel hukukun, demokrasinin, seçme ve seçilme hakkının eksiksiz uygulanması için her bedeli ödemeye hazırız. Tehdide ve şantaja asla ve asla boyun eğmeyeceğiz. Biz CHP olarak, tek adamın egemen olduğu ülkeyi değil, yurttaşların egemen olduğu Türkiye'yi savunuyoruz. Milletvekillerimiz, seçmenin oyuna, milli iradeye ve hukukun üstünlüğüne saygımız nedeniyle yemin etmediler. ”dedi. Özgen CHP li vekillerin yemin etmememe nedenleri ile ilgili olarak sözlerini,Milli irade tutuklu, CHP olarak bu demokrasi ayıbını içimize sindiremiyoruz şeklinde konuşarak sürdürürken;CHP olarak, ülkemize çok partili rejimi ve demokrasiyi getiren Parti olarak, demokrasinin, hukuk devletinin, güçler ayrılığının ve milli iradenin ayaklar altına alınmasına karşı çıkıyoruz. CHP olarak, güçler ayrılığı ilkesine inanıyor, yargı vesayetini de, yargı üzerindeki vesayeti de kabul etmiyoruz. Milletvekillerimiz, CHP olarak her vatandaşın verdiği oya saygılı olduğumuz ve her yurttaşın oyuna sonuna kadar sahip çıktığımız için yemin etmiyorlar. Çok iyi biliyoruz ki, vatandaşın verdiği oya sahip çıkmak demokrasiye seçme ve seçilme hakkı ile milli iradeye sahip çıkmaktır. CHP olarak şunu açık ve net olarak söylüyoruz; kendi yurttaşının oyuna sahip çıkmayan, çıkamayan bir Meclis, ülkesinin çıkarlarına da, demokrasiye de, temel hak ve özgürlüklere de, milli iradeye de sahip çıkamaz. CHP, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin imzaladığı uluslararası anlaşmalara, sözleşmelere saygı duyar. Bu Saygının gereği olarak Anayasa'nın 90. Maddesinin hayata geçirilmesinin, uygulanmasının gerekliliğine inanır. CHP insan haklarını, demokrasiyi her yerde ve her koşulda savunur. CHP, milli iradenin sonucu olarak tecelli eden seçme ve seçilme hakkını askıya alan, uluslar arası hukuk anlayışına ters düşen uygulamalara da karşı çıkar. CHP Parlamento'nun işlevini el kaldırıp indirme olarak görmektedir. Yürütme organının her dediğini koşulsuz olarak yerine getiren bir Meclis sağlıklı bir Meclis değildir. CHP olarak, güçler ayrılığı ilkesine inancımızın gereği olarak yargının, ya da yürütmenin yasama organına müdahalesini kabul etmiyoruz. CHP olarak haklarında hiçbir mahkumiyeti kararı bulunmayan milletvekillerinin hapishanelerde tutularak Meclis'e getirilmemesini, yemin etme haklarını kullanmalarının engellenmesini demokrasi ayıbı olarak görüyoruz. Biz her tür yasal sürece ve şarta uygun şekilde halkın olaylarıyla seçilip gelen milletvekillerinin yemin etmelerinin engellenmesini, hukuksuz bir şekilde hapiste tutulmalarını vicdanla bağdaştıramıyoruz. Recep Tayip Erdoğan'ın Meclis'te olamadığı günlerde yaptığımız gibi, bu gün de demokrasi inancımızın gereği olarak kendimize yakışanı yapıyor ve halkın vicdanı olmayı sürdürüyoruz. CHP olarak, seçimlerden önce ”uzun tutukluluk sürelerinden şikayet edenlerin”, seçimden sonra bu söylemini rafa kaldırarak, hiçbir hüküm giymemiş milletvekillerinin yemin etmemesini olağan karşılayan ikiyüzlü anlayışlarını şiddetle reddediyoruz. Altını çizerek bir kez daha belirtiyoruz; CHP olarak tutuklu milletvekillerinin yeminden sonra da yargılanmalarına karşı değiliz, dokunulmazlık veya af istemiyoruz. Sadece ve sadece hukukun üstünlüğünü, TBMM'de halkın iradesinin egemen olmasının, evrensel hukukun gereği olarak seçilen milletvekillerinin yeminlerini ederek yasama görevine katılmalarını istiyoruz. Masumiyet karinesi, hak mücadelesinde insanlık tarihinin en büyük kazanımlarının başına gelir. Mevcut durum en temel insan hakkının en ağır ihlalidir. CHP milletvekilleri yasama faaliyetinin saygınlığı bakımından da bu tutumu almıştır. CHP, 24 Dönem yasama faaliyetlerinin bu koşullarda, yargının takdiri altında kaldığı inancındadır. CHP Meclis'in ve 550 milletvekilinin bağımsız olmayan yargının hukuk dışı takdirine ve bu takdirin kapsama alanı içinde olmasına karşı çıktığı için haklı ve hukuki tavrını sürdürmektedir. CHP, Türkiye'nin itibarının sadece içerde değil, dışarıda da zedelenmemesi ve yaşanan sorunların aşılması için tüm önerilerine açıktır.” dedi.  

Bu haber 3118 kez okundu.

FOTOĞRAF GALERİSİ

Bu habere ait başka fotoğraf bulunmamaktadır.
Yorumlar
    Henüz bu habere ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz