söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



İMAR PLANI VE HİZMET


İbrahim Özgezic’nin kaleminden 

İMAR PLANI VE HİZMET

 

Dün sayın Turgut Türkoğlu’nun köşe yazısında okuduğum iki paragrafı sıkça çarşıda, pazarda insanlardan duyuyorum. 

1/5000’lik imar planının revize edilmesi, 2006 yılında imar planına ya da en azından Sökelilerin genelini memnun edecek bir plan değişikliğine ihtiyaç olduğu düşüncesi herkesin gündeminde. İnsanlar elleri kolları bağlı, evlerine doğalgaz hattı dahi bağlatamıyorlar. Büyükşehir belediyesi ile Söke belediyesinin koordineli bir çalışmayla bu sorunu çözebileceğine inanıyorlar. 

Diğer paragrafta da seçilen belediye başkanlarının kendi yaşadıkları mahallelere daha çok hizmet götürme çabası içinde oldukları yönündeki sitemiydi. Bu konuda ben de sıklıkla benzer şeyleri uzun yıllardır duyuyorum. 

Bu konuda pek çok insan kendi mahallelerinin ihmal edildiğini, kendi mahallelerinin, sokaklarının da en az Yenikent kadar, Garajın arka bölümü kadar önemli ve değerli olduğundan bahsediyor, sitem ediyorlar. 

Özellikle Cumhuriyet, Çeltikçi, Yenicami, Özbey, Savuca, Abalaki, Fevzipaşa mahallesi sakinlerinden bunu sıkça duyuyoruz. Hizmetin eşit dağıtılmasını, onların da yeşil alana, ışıklandırmaya, bozuk yollardan, çamurdan, tozdan topraktan kurtulmaya ihtiyaçları olduğunu söylüyorlar. Bu konuda da sonuna kadar haklılar.

Yenikent ve Yenicami’nin bir bölümünde son iki belediye başkanlığı döneminde yapılan çalışmalara objektif olarak bakmakta fayda var.

Yenikent’in mevcut konumunda çok uzun yıllar hizmet alamadığı yılları biliyoruz. Söke’nin uzak bir semti gibi, üvey evlat gibi davranıldığını hatırlıyoruz. Bugün Yenikent’e yapılan yatırımların ve çalışmaların olmazsa olmaz olduğu kanısındayım. O bölgenin Söke’nin fakülte ve yüksekokullarıyla birlikte dışarıya açılan kapısı olduğuna inanıyorum. 

Hatırlayalım; Sayın Süleyman Toyran’ın son döneminde oraya kazandırdığı parktan zaman zaman hepimiz faydalandık. Faydalanmaya devam ediyoruz. Şimdi mevcut belediyenin de bu bölgede yeşil alanı artırmak, ışıklandırma, sokak düzenleme çalışmaları da yapılması gereken, olmazsa olmaz çalışmalar. Yenikent neredeyse başlıbaşına bir şehir haline geldi. Ve orasının kendisine has sorunları, problemleri, beklentileri var.

Şehrimize Fakülte gelsin, yüksekokul gelsin derken, geleceği yerin altyapısını, üst yapısını hazırlayan belediyeyi bunun için tenkit edemeyiz. Hem orada yaşayan insanlar için, hem de fakülte bölgesi olması nedeniyle Yenikent’in yatırım alması kaçınılmaz. 

Yenicami mahallesinde de o bölgeye benzer şekilde Belediye Hizmet Binasının, Hükümet Konağının ve benzeri kurum ve kuruluşlarının o bölgeye taşınacağı düşüncesiyle yatırım aldığını düşünmek istiyorum. Fakat yatırımı yapanların niyetlerini ben şahsen okuyamam. Sadece bölgenin stratejik konumuna vurgu yapabilirim.

Yukarıda bahsettiğim Söke’nin diğer tüm mahallelerinin de tıpkı bahsi geçen iki bölge gibi yatırım almaya, hizmet almaya, aldığı hizmetin sürdürülebilirliğine ihtiyacı var. 

Mevcut belediye yönetiminin diğer mahallelerimizi üvey evlat gibi hissettirmeyecek, plan ve projeleri diğer mahallelerimizde yaşayan insanlarımıza sunması kaçınılmazdır.

Her mahallemizin sorunlarının masaya yatırılıp, biran önce çözüm yollarının sahaya yansıtılmasıyla, dedikoduların da, insanların negatif düşüncelerinin de sona ereceğine inanıyorum.

Söke’nin hangi köşesinde olursa olsun, akmayan bir damla su, bozuk yol, problemli kaldırım, foseptik ve diğer tüm sorunları eşit bir şekilde hizmeti hak ediyor.

 

ALKIŞLARLA YAŞIYORUZ

 

Eleştirmeyi de, alkışlamayı da çok seviyoruz. Bazen her ikisinin dozunu kaçırsak da bu ne yazık ki böyle. Düğme iliklemeyi, abartmayı hayat felsefemiz haline getiriyoruz. Atasözlerimiz bize zaman zaman yol gösterir. “Doğmamış çocuğa don biçilmez” der mesela bir atasözümüz.

Sağduyulu olmak, sabır göstermek, beklemek, sonucu görmek daha doğru bir yaklaşım olmasına rağmen, kulağımıza hoş gelen ne duyarsak duyalım basıyoruz alkışı. Alkışladıkça coşuyoruz, coştukça ellerimiz patlarcasına daha çok alkışlıyoruz. Öyle yüksek sesle alkışlayınca da söylenen hiçbir şeyi duymuyor, duymuş gibi yapıyoruz.

Abartmadan, sağduyuyla, gerektiğince eleştirerek, gerektiğinde takdir ederek yaşamak bu kadar zor olmamalı. İnsanların ilkeleri, duruşu, kişisel ve kentsel bir tavrı olmalı.

Sökeliler vefalıdır. Neyi ne zaman alkışlayacaklarını, takdir edeceklerini de iyi bilirler.

 

Bu haber 1503 kez okundu.

FOTOĞRAF GALERİSİ

Bu habere ait başka fotoğraf bulunmamaktadır.
Yorumlar
    Henüz bu habere ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz