söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



İbrahim Özgezici'nin kaleminden


İbrahim Özgezici’nin kaleminden

 

SÖKE’NİN SORUNLARI

 

................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Ben ne yazarsam yazayım, hangi konuyu dile getirirsem getireyim. Sizin yukarıdaki boş alanı dolduracak onlarca farklı sorununuz olacaktır. Bunun olması da çok doğal. Belediye hizmetleri insanın kapısını, penceresini açtığı yerde başlar, evine, işyerine gidip geldiği sokakta caddede devam eder. Herkes kendi sorununu görür, ondan dert yanar.

 

Söke’nin sorunları kaç kez masaya yatırıldı sayısını ben de unuttum. Sorunlar; Belediye Meclisi’nde, Kent Meclisi’nde tartışıldı, Çalıştaylar yapıldı. Kapalı kapılar ardında, yemek masalarında, kahvelerde konuşuldu, tartışıldı. Ne değişti peki?.. Herkes bu soruya kendi evinin işyerinin penceresinden bakarak cevap verebilir.

 

Son 30 yılda Söke Tarım Kenti mi olmalı?, Turizm Kenti mi olmalı? Diye başlayan tartışmaları dinledik, slaytlar izledik. 

Bu otuz yılda bir düğün salonu yıktık, bir düğün salonu yaptık. Bir belediye binası yıktık, bir belediye binası yaptık. Kaldırımları, yolları defalarca tamir ettik, yeniden yaptık. Bedesten binasını inşa ettik. Hayal Kahramanları Parkı’nı yaptık. Parke taşı döşedik, belediye kademesini canlandırdık, araç gereçlerimizi yenilemeye çalıştık. Milet Alışveriş Merkezi’ni hayata geçirdik. Semtlere, park ve spor alanları yaptık. Bir dönem de o günkü ihtiyaçların daha üstünde altyapıya, kanalizasyon ve yağmur suyu kanallarına yatırım yaptık.

Bu yatırımları yapanları Sökeliler takdir ediyordur. Söke’nin yerli halkı çok iyi hatırlar. Şiddetli yağmurlar yağdığında, Efes Sinemasının yanından suya atlayıp, bugünkü garajın olduğu yere kadar yüzebilirdiniz. Aslında deniz Söke’ye kırk yıl önce gelmişti.

 

Günümüze yakın yıllarda garaj bölgesindeki çok katlı yapılar, Yenikent’deki inşaatlar, nüfus yoğunluğunu kaldıracak, bölgeye yetecek, planlanmış bir altyapının üzerine değil, günü kurtaracak çözümlerle yapıldı. Şimdilik kanalizasyon, yağmur suyu kanalları ihtiyaç değilmiş gibi görünse de, önümüzdeki on yılda artan nüfusla birlikte sorunlar ortaya çıktığında hep birlikte neler olduğunu göreceğiz.

 

Söke’nin bir stadı, bir kapalı spor salonu vardı. Bugün de bir stadı, yanında ek sahası ve yine bir kapalı spor salonu var. 2. ligde yarışmacı bir takımdan, şimdi Bal liginde mücadele eden bir takımı var Söke’nin. O da Sökespor sevdalısı bir avuç insan sayesinde. Ulusal ligde bir voleybol takımı vardı. Şimdi yok. Her mahallenin en az bir futbol takımı vardı. Spor ruhunu, mahaller arası çekişmeyi, yarışmayı ve dostluğu körüklerlerdi. Şimdi hiçbiri yok.

 

Aydın caddesi üzerinde şehrin kimliği haline gelen, caddeden gelip geçen herkesin imrenerek baktığı bahçeli lüks evlerin yerinde apartmanlar var. Şehir merkezindeki üç yazlık, üç kışlık sinemadan geriye kalan tek bir sinema kaldı.

Bugün Söke’nin merkezindeki pek çok semtte fiber internet ve doğalgaz yok.

 

Kültür Salonumuzun kültür salonluğu tartışılır. Peki tiyatro salonu, kitap evi, kütüphane. Söke’de halen 1 (yazıyla da bir) kütüphane var. Oysa bundan 18 yıl önce öğrenci kenti olmak için çıktığımız yol yeni ve modern bir kütüphaneye nedense ulaşamadı.

 

2002 yılında Söke’nin öğrenci kenti olması isteği ve arzusuyla yaklaşık 6.000 m2’lik bir alana ADÜ Söke İşletme Fakültesi 12 bin m2 Mimarlık ve Tasarım Fakültesi binası ile birlikte toplam 22 bin m2’lik bir alan Üniversiteye tahsis edilmişti. Bugün Söke M.Y.O, Söke İşletme Fakültesi ve Söke Sağlık Yüksekokulu ile eğitim hayatına devam ediyor. 

Daha çok yüksek okul, daha çok fakülte gelsin istiyoruz. Ama öğrencilerin, eğitmenlerin geleceği şehirde bulmak istediği altyapıyı hazırlamak için yeterli çabayı göstermiyoruz. Kültür merkezleri, tiyatrolar, gençlik merkezleri, konser alanları, spor salonları, kitap evleri, kütüphaneleri hayata geçirmek için ekonomik sorunlar, bazı teknik ya da hukuki problemlerin ya da bazı başka sorunların süreci yavaşlatabileceğini biliyoruz. Biz Sökeliler olarak sadece biraz daha çaba istiyoruz.

 

 

1990 yılında Söke Belediyesi Düğün Salonu’nda, Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’nun katıldığı, Söke’nin ileri gelenleri ve işadamlarının da hazır bulunduğu toplantıda OSB’nin ilk adımlarının atılması fikri ortaya çıkmış, yıllar sonra 17 Mayıs 1996 yılında Ege Bölgesi Sanayi Odası, Söke Ticaret Odası, İl Özel İdaresi ve Söke Belediyesi’nin katılımları ile 4562 sayılı yasa ile de tüzel kişiliğe kavuşmuştu. Yapılan hazırlık çalışmaları 24 Ekim 2002 tarihinde 13588 sayılı Bakanlık onayıyla Söke OSB 185 hektarlık bir alan olarak kesinleşmişti. Bugün OSB arazisi 1.857.523,20 m2.

Hali hazırda 28 firmaya tahsis edilen alanlarda bazı firmalar faaliyetini sürdürüyor, bazıları da yapım aşamasında.

OSB’nin tam kapasite ile faaliyete geçmesiyle birlikte, ulaşım, barınma, okul, kreş, alışveriş ve sağlık alanlarında ihtiyaçlar da hızla artacak. Bölge altyapısının bugünden güçlendirilmeye başlanması kaçınılmaz. Gerekli önlemler alınmazsa, trafik ve otopark sorunu başta olmak üzere pek çok sorunla yüzleşeceğiz.

Okul sayısının artması, mevcut hastanenin kapasitesinin artırılması, farklı branşlarda doktor ve ekipmanın hastaneye biran önce kazandırılması için projeler üretmek şart.

 

Söke’de hızla artan şeyler; yüksek binalar, zincir marketler, yiyecek içecek işletmeleri, kafeler, outlet mağazalar, sanayi tesisleri, araç ve nüfus yoğunluğu. 

Bunlar kaçınılmaz olarak artarken, bizim okullarımızı, hastanelerimizi, altyapımızı, üst yapımızı gelişmelere uygun şekilde hazırlama, planlama, projelendirme ve vakit geçirmeden uygulamaktan başka çaremiz yok. Yoksa otoparksız, mezbahasız, dar caddeler, dar sokaklara sıkışmış nüfusla bu gelişmelere yetişemeyiz.

 

İKİ OLUMLU ÖRNEK

 

Söke Belediyesi’nin geçtiğimiz günlerde Yenikent Mahallesinde Fakülteler yolunun giriş kısmındaki 43. sokakta aydınlatma çalışması yaptı. Parkı taşı döşenen yolun bir bölümünün yürüyüş yoluna ayrılmasıyla ortaya vatandaşın faydalanabileceği güzel bir sokak örneği çıktı. Aynı çalışmanın 89. Sokakta da devam ettiği, pek yakında bu sokağın da hizmete açılacağı açıklandı. Bu ve benzeri çalışmaları taktir etmemek mümkün değil. Bir Sökeli olarak yapılan bu çalışmalara kişisel olarak teşekkür etmek de görevimiz.

 

Diğeri ise;  30 yıldır çözülemeyen sorunlardan birinin istenirse nasıl çözülebileceğine örnek: Kurtuluş Caddesi, Atatürk Caddesi’nin Koçlar Caddesiyle kesiştiği noktada, Otogara giden köprü bölgesinde yıllardır varolan trafik sorunu yapılan düzenlemeyle normal trafik akışına, yani olması gerekene kavuştu. Burada yapılan çalışma sakın küçük görünmesin, tam tersine böyle dokunuşlarla, böyle müdahalelerle çözülecek çok nokta var Söke’de. 

 

Bu tarz çalışmaların artması tek dileğimiz. İster ilçe belediyesi, isterse büyükşehir yapsın yapılan hizmet Söke’ye yapılıyor.

Vatandaşların şikayetlerine; “Burası büyükşehire ait”, “Burası ilçe belediyesine ait” gibi yaklaşımların da biran önce son bulması gerekiyor. Gelen her şikayet Söke için. Problemi kimin çözeceği Sökelinin sorunu değil. Bu koordinasyonu yapacak olan da Sökeliler değil.    

 

Bu haber 958 kez okundu.

FOTOĞRAF GALERİSİ

Bu habere ait başka fotoğraf bulunmamaktadır.
Yorumlar
    Henüz bu habere ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz