söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Söke Emek, Kültür ve Sanat Platformu; “Emekliler ve çalışanların yüzdelik zamlara değil, insanca yaşayacak ücrete ihtiyacı var"


Söke Emek, Kültür ve Sanat Platformu; “Emekliler ve çalışanların yüzdelik zamlara değil, insanca yaşayacak ücrete ihtiyacı var"

 

 

DİSK, Tüm Emekli Sen, Eğitim Sen, Eğitim İş, ÇYDD, ADD, Alevi Kültür Derneği Söke Şubelerinin ortaklaşa yer aldıkları "Söke Emek, Kültür ve Sanat Platformu" kitlesel basın açıklaması düzenledi.

"Söke Emek, Kültür ve Sanat Platformu" adına açıklamada bulunan Tüm Emekli Sen Söke Şube Başkanı Celal Gümüş; Koronavirüs salgını nedeniyle ardı ardına açıklanan paketlerde işçi, memur, esnaf ve emeklilerin hayatını kolaylaştıracak, rahatlatacak hiçbir önlemin yer almadığını belirtti.

"Söke Emek, Kültür ve Sanat Platformu”nun dün saat 12:00’de Belediye Meydanında düzenlenen kitlesel basın açıklaması özetle şöyle; 

“Mart ayı başında başlayan koronavirüs salgını ile gerek kişisel gerek toplumsal yaşamımızda önemli değişiklikler olmuştur.

Anayasamızın amir hükmü olan sosyal devlet olmanın gereğiyle hareket etmesi gereken siyasi iktidar ne yazık ki tam tersi davranmış, bu salgından olumsuz etkilenen bütün kesimlerin kendi başının çaresine bakmayla baş başa bırakmıştır. Dahası vatandaşa İBAN numarası gönderilerek yardım istenmiştir.

Zaten yetersiz olan maaşlar salgınla beraber iyice yetersiz hale gelmiş, açlık sınırının altında yaşayan emeklçiler özellikle sağlık giderleri ve koruyucu tedbirler için yetersiz maaşlarından harcama yapmak zorunda kalmışlardır.

Ardı ardına açıklanan paketlerde ise işçi, memur, esnaf ve emeklilerin hayatını kolaylaştıracak, rahatlatacak hiçbir önlem yer almamıştır.

8 milyon civarında emeklinin maaşı 2.000 TL’nin altındadır. Yani 8 milyon yurttaşımız asgari ücretin çok altında hatta açlık sınırının altında maaş almaktadır.

Bu yüke bir de maske, dezenfektan vs giderler salgın nedeniyle eklenmiştir. Emekliler bu dönem ne yazık ki ekmekle maske arasına sıkıştırılmışlardır.

Siyasi iktidar bu salgını adeta bahane edip maaşlarda kesintiler yapmayı planlamakta hem de toplumsal yaşamımızda baskıcı politikalarını uygulamaya sokmak istemektedir. Eğitim örgütlerinin tüm itirazına rağmen LGS sınavı yapılmış ve bu Pazar YGS sınavı salgın tehdidine rağmen yapılacaktır. Tıbbi önlem olması gereken kısıtlama ve yasaklamaları demokratik hak arayışlarına karşı önlem olarak çıkarmaktadır. Bekçi yasasındaki değişiklikler, HDP ve CHP milletvekillerinin milletvekilliklerinin düşürülmesi, HDP’nin “herkes için demokrasi” ve Bado’ların ‘’Savunma Susmayacak’’ yürüyüşünün engellenmeye çalışılması, başta gazeteciler ve siyasetçiler olmak üzere bütün muhaliflerin baskı altına alınmaya çalışılması, belediyelere ısrarla kayyum atanması, kıdem tazminatı hakkının kaldırılmak istenmesi, tamamlayıcı emeklilik sistemi adı altında emeklilik sisteminin özelleştirilmeye çalışılması, emeklilikte yaşa takılanların sorunlarının görmezden gelerek çözülmemesi, bu yaklaşıma örnek sayılabilir.

Temmuz ayında maaşlarımıza yapılacak olan yüzdelik zammın derdimize çare olmayacağını, zaten temel ihtiyaç maddelerine yılbaşından bu yana yapılan ve nerdeyse % 50 oranını bulan zamlarla bu yüzdelik zammın çoktan geri alındığını biliyoruz. Bir de buna pandemi sürecinde piyasada görülen fahiş fiyat artışları eklendiğinde;  Temmuz ayında yapılacak olan ve yüzdelik bile sayılamayacak zamlar ile güya enflasyon farkı komik bile denemeyecek orandadır. Emekliler ve çalışanların yüzdelik zamlara değil, insanca yaşayacak ücrete ihtiyacı vardır.

Bu süreçte siyasi iktidardan taleplerimiz şunlardır:

En düşük emekli maaşı 2.500 TL düzeyinde olmalıdır. Yılda 2 kere verilen ikramiyeler 4 sefere çıkarılmalı ve tutarı da 2.000 TL olmalıdır. Sağlık hizmeti alırken yapılan kesinti ve katkı payları kaldırılmalıdır. Sağlık hizmetleri tamamen ücretsiz ve kamu denetiminde olmalıdır. Mart ayından geçerli olmak üzere emekçiler için 6 ay süresince her ay için 2.000 TL salgın desteği yapılmalıdır. Elektrik, su, doğalgaz, ulaşım ve temel gıda maddeleri emekliler için % 50 indirimli olmalıdır. Aradaki fark sosyal devlet olmanın bir gereği olarak devlet tarafından karşılanmalıdır. Memurlara verilen 3600 ek gösterge sözünün yerine getirilmelidir. İşçilerin kazanılmış Kıdem Tazminatına hakkına dokunulamamalıdır. Emeklilikte Yaşa Takılanların sorunlarının biran önce çözülmelidir. Tüm Emek ve demokrasi güçleri iktidarın bu baskıcı, yasaklayıcı yok sayıcı yaklaşımına karşı hak ve taleplerini dile getirmekte ısrarcı olacaktır. Bizi açlıkla, yoksullukla, baskıyla terbiye edeceğini sananlar yanılıyorlar.”

 

Bu haber 389 kez okundu.

FOTOĞRAF GALERİSİ

Bu habere ait başka fotoğraf bulunmamaktadır.
Yorumlar
    Henüz bu habere ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz