söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Taşburun'a “Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi” kurulmasına tepkiler sürüyor…


Taşburun’a “Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi” kurulmasına tepkiler sürüyor…

 

Didim Taşburun’a ve Söke sınırlarına “Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi” kurulmasınının yankıları sürüyor…

 

1966 Yılında Milli Park ilan edilen Dilek Yarımadası’ndan sonra, 1994 yılında Milli Park kapsamına alınan Büyük Menderes Deltası, lagünler ve tuzcul karakterdeki bataklıklar ve düzlükleri kapsayan delta özelliğindeki Türkiye’nin en önemli 10 sulak alanından birisi olan Büyük Menderes Deltası’nın hemen yanı başında bulunan, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 'turizm kenti' ilan edilen Didim’de, Taşburun ile Mavişehir hatta daha ileriye kadar olan alanın arasına, kıyıdan 1,5-2 kilometre uzaklıkta kurulan balık çiftlikleri, yaklaşık 55 bin metrekarelik alan oturuyor.. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayı ile kurulan bu çiftliklerden sonra şimdi de bölgeye ‘Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi’ kurulma çalışmaları başladı…

Gerek Didim Belediyesi, gerek sivil toplum kuruluşları gerekse çevre sakinleri bu yeni oluşuma karşı çıkıyor...

Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinatörlüğünde Didim Taşburun'da ve Söke Ovası'nda Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulması için fizibilite çalışmasının projesi hazırlanabilmesi amacıyla GEKA (Güney Ege Kalkınma Ajansı) protokol geçtiğimiz aylarda imzalanmıştı.
Didim'in kamu arazileri üzerinde yapılan çalışmalar, bir turizm kenti olan Didim'in ve tarım kendi olan Söke’nin tüketilmesi anlamını taşıdığını savunan Didim Belediyesi, Didim Ticaret Odası çeşitli toplantılar yapanak tepki gösterdi. Çevre sakinleri adına ise Didimli Avukat Nesrin Sandalcı, sosyal medya üzerinden “Didim'de ve Söke'de Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi Kurulmasını İstemiyoruz” şeklinde kampanya başlattı.

“Didim Belediyesi, Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi kurulmasına karşı çıktı”

Didim”de kurulması düşünülen Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi'ne Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay’dan tepki geldi. Atabay, yatırım anlamında Didim’in yanlış bir yer olduğunu belirterek, mücadeleyi başlattıklarını ifade etti.

Söke- Didim arasında Taşburun mevkii karşısında yapılması düşünülen ve kamuoyunda konuşulmaya başlanan Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulmasına Didim Belediyesi karşı çıktı.

Konuyla ilgili olarak basın toplantısı düzenleyen Belediye Başkanı A. Deniz Atabay, yatırımın durması noktasında mücadeleye start verdiklerini söyledi. Atabay, konunun daha önceden dile getirilmesine rağmen son gelişmelere bakıldığında olayın alttan yapılan çalışmalarla yürütülmeye çalışıldığını ifade etti.

Atabay, balık çiftliklerinin kurulması durumunda büyük bir çevre kirliliğinin de ortaya çıkacağını kaydederek “Denizimize, sahillerimize ve Didim’in tescilli havasına, dolayısıyla hem yaşam kalitemize hem de turizmimize telafisi mümkün olmayan zararlar vereceği açıktır ve bu hususu görememek cehalettir. Doğayı kirletmek çok kolay ama temizlemesi çok zordur ve sanılanın aksine bu kirlilik hemen değil, oluşan birikimin ardından ortaya çıkacaktır. Bölgenin akıntı yönü ve hakim rüzgarı dikkate alındığında, kurulması planlanan Balık çiftlikleri ile Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi'nin 'sağlayacağı' tek şey Didim’in eşsiz doğasını katletmek olacaktır” diye konuştu.

Daha önce açık cezaevi olarak düşünülen bölgeye bu kez Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi yapılması düşüncesi olduğunu belirten Atabay, “Keşke cezaevi kurulmasaymış” diyoruz şimdi… Ama bu sanayi bölgesini tarımı da katarak ortaya atıyorlar. Bu yatırım, denizdeki balık çitliklerinin lojistik bölgesi olacak. Yani Taşburun karşısı ballık çiftlikleri ve gemiler, karada ise fabrikalar, işletmeler ve depolama alanları olacak. Denizden bin dönüm, karada ise çok büyük yerde bu sanayi bölgesinin kurulması isteniyor.” dedi…

Bir defa yer ve seçim çok yanlış olduğunu belirten Atabay, “Turizm kenti olmaya çalışan ve bunun mücadelesini veren Didim’in seçilmesi çok manidar. Yanlış fikirler ve isimler ortaya atılıyor. Biz bunların hepsinin dışındayız. Bu iş üzerinden siyaset yapılmaz. Kışın 100 bin insanın yaşadığı bir yerin geleceğini karartma politikasıdır. O iş burada yapılmaz. Biz işe karşı değiliz yer seçimine karşıyız. Bu ince uzun bir mücadele ve bu basın açıklamasıyla bu mücadeleyi başlatıyoruz. Bu tek başımıza yapacağımız bir şey değil. Biz zaman zaman yapacağımız açıklama ve eylemle dışarıdaki çevrecileri aktivistleri ve bilim adamlarını bu işe katacağız. Biz kimseyi kırarak yada kavga ederek değil dikkatleri burayı çekerek top yekün mücadele edeceğiz. Ortak konumuz Didim, mücadele edeceğimiz şey yanlış yatırımın önlenmesi, mücadele arkadaşlarımız ise herkes ve tüm Türkiye olacak” diye konuştu. 

“Balık çiftlikleri ve OSB tartışmalarına Didim Ticaret Odası da duyarsız kalmadı…”

Didim Ticaret Odası Başkanı Erbaş, Didim'in Taşburun açıklarında kurulması düşünülen balık çiftlikleri ile yine aynı bölgede karada yapılacak olan Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi yatırımına tepki gösterdi. 

Erbaş Didim açıklarındaki mevcut balık çiftliklerinin kaldırılması noktasında oda olarak karar aldıklarını ve 16 Temmuz’dan itibaren imza kampanyansa başlayacaklarını açıkladı.

Konuyla ilgili İl Tarım Müdürlüğü yetkilileri ve ticari firmalarla toplantı yapıldığını, yatırımın düşünüldüğü alanda ÇED raporu hazırlanması noktasındaki çalışmaya imza verdiklerini kaydeden Erbaş, Oda olarak en başından itibaren bu yatırıma karşı olduklarını açıkladı. 

“Çevre Sakinleri de Sosyal Medyada Kampanya Başlattı…”

Bir turizm kenti olan Didim'i tüketecek olan, bir tarım Kenti olan Söke'yi tüketecek bu projeye karşıyız, diyen Didimli Avukat Nesrin Sandalcı, “Hepimizin bildiği üzere hali hazırda faaliyette olan balık çiftlikleri, denizi ve sahillerimizi geri dönülmez biçimde kirletiyor. Bu konuda Didim'deki ve Söke'deki tüm halk, sivil toplum kuruluşları, tüm resmi kurum ve kuruluşlar hep birlikte bu projeye karşı çıktığımızı ortaya koymamız gerekiyor. Son zamanlarda kamuoyunda gündeme gelen ve Didim'in sahillerine ve Söke ovasına yapımı planlanan Balık Çiftlikleri de Ege  ekosistemini ve halkın sağlığını bozacak, turizme de çok zarar verecektir. Balık çiftliklerinde GDO lu yem ve çeşitli kimyasalların yanı sıra, balıkların verimini artırıcı ve hastalıklara karşı da antibiyotikler kullanılmaktadır. Balık çiftliklerinde kullanılan yemler, antibiyotikler ve diğer kimyasallar ile birlikte balıkların dışkıları denizin dibinde birikerek zamanla denizin dibindeki bitki örtüsünü ve denizdeki oksijeni yok etmektedir. Bu durum denizdeki diğer canlıların bölgedeki varlığını tehdit etmektedir. Deniz yatağında biriken bu yoğun kirlilik denizin ekosistemini ve doğal hayatını zamanla yok etmektedir. Balık çiftliklerindeki kirlilik ve kullanılan kimyasallar, balıkların dışkıları denizin yüzeyine de yayılmaktadır.Bu da insan sağlığını tehdit etmenin yanında turizmin bitmesine de neden olmaktadır.  “Bilinmelidir ki, bilinçli turist, balık çiftliklerine yakın yerlerde denize girmeyi tercih etmez.  Bizler Didim'de ve Söke'de ekosistemimizi ve sağlığımızı bozacak balık çiftliklerinin kurulmasını istemiyoruz. Yetkililerden haklı talebimizi  yerine getirerek balık çiftliklerinin bütün projelerini iptal etmelerini istiyoruz. Balık çiftliklerine karşı hukuki ve demokratik mücadelemiz etkin olarak devam edecektir. Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesine  karşı bütün Demokratik Kitle Örgütlerini, Meslek Odalarını, Yerel Yönetimleri, Sivil Toplum Örgütlerini, Tüm Kuruluşları, bilhassa Didim ve Söke halkı başta olmak üzerek Tüm Türkiye'yi mücadele etmeye davet ediyoruz.” dedi…

Didimli Avukat Nesrin Sandalcı, sosyal medyada başlattığı imza kampanyasıyla “Didim'de ve Söke'de çevre katliamı yaratacak, doğal güzelliklere zarar verecek olan, hali hazırda kurulması planlanan Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi'ne karşıyım diyorsanız “ kampanyamıza destek olun, çağrısı yaptı...

Haber: Yılmaz Salum

 

Bu haber 285 kez okundu.

FOTOĞRAF GALERİSİ

Bu habere ait başka fotoğraf bulunmamaktadır.
Yorumlar
    Henüz bu habere ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz