söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



Yaz Göçmenleri Leyleklerin 2019 Sayımı Yapıldı


Yaz Göçmenleri Leyleklerin 2019 Sayımı Yapıldı

 

Aydın'da toplamda en fazla leyleğin geldiği 4 bölge sırasıyla Söke, Koçarlı, Bozdoğan ve Yenipazar oldu..

Orta ve Güney Afrika’dan zorlu bir yolculuktan sonra, Şubat ayının sonu itibariyle ülkemize gelmeye başlayan leyleklerin önemli üreme alanlarından biri, Aydın bölgesinin içinde bulunduğu Aşağı Büyük Menderes Havzası’dır. 

Aşağı Büyük Menderes Havzası’nın bereketli toprakları ve besin açısından zengin sulak alanları, uzun yolculuktan sonra zayıf düşen leyleklerin bir an önce toparlanmasını sağlamaktadır. Eşlerini bulup çiftleşen leyleklerin kuluçka döneminden sonra yumurtadan çıkan ilk yavruları büyümeye başladı.

Aşağı Büyük Menderes Havzası köylerinde her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz sayımlar bitti. Aydın iline bağlı, Söke, Didim, Koçarlı, Germencik, İncirliova, Yenipazar, Bozdoğan, Nazilli, Çine, Köşk ve Karpuzlu ilçelerine bağlı 77 köyde gerçekleştirilen sayımlarda 235 yuvada 470 leyleğin sayımı yapıldı. Yuvalarda ilk gelen leyleklere ait yavruların hızla büyümeye başladığı, bazı yavruların henüz küçük olduğu ve kuluçkada yatan leyleklerin de bulunduğu görüldü. 

10 yıl önce “Leylekler Ölmesin” projesiyle işbirliği yaptığımız AYDEM Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından, elektrik direklerinin üzerine yapılan yapay yuva platformları sayesinde, leyleklerin çarpılmaları büyük oranda engellenmişti.Yapılan yapay platformlar leylekler tarafından benimsenmiş, leyleklerin % 70’i yapay platformlara, % 25’i normal direklere, % 5’i de baca, çatı ve cami kubbelerine yuva yaptıkları tespit edildi..

Toplamda en fazla leyleğin geldiği 4 bölge sırasıyla Söke, Koçarlı, Bozdoğan ve Yenipazar oldu.. 

Yapılan sayımlarda ;Bozdoğan’da 42, Yenipazar Direcik’te 38, Nazilli Esenköy(Arpaz)’da 30, İncirliova Osmanbükü’nde 24 leylek tespit edilerek, en fazla leyleğin olduğu yerler olmuştur. Özellikle ilk üç alanın, Menderes Nehri’nden daha temiz suyu olan Akçay’a yakın olması dikkat çekicidir.

Genel olarak bakıldığında leyleklerin sayısında geçmiş yıllara göre önemli düşüşlerin dikkat çektiğini söyleyen Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği EKODOS Başkanı Bahattin Sürücü” Almanya’da faaliyet gösteren Doğa Koruma Birliği NABU’nun 2000 yılına kadar Berlin Eyaleti Başkanı olan ve uzun yıllardır leylekler üzerinde araştırmalar yürüten bilim insanlarından biyolog Hans-Jürgen Stork, 70’li yıllarda Germencik Ovakaraağaçlı köyünde 45 yuva tespit ettiğini söylemişti. Bugünkü sayımlarda aynı köyde 9 yuva belirledik.Bir leylek ailesi, bir üreme döneminde binlerce böcek, çekirge, yüzlerce kurbağa, balık, fare, sıçan, yılan, danaburnu ve benzeri tarım zararlısı olarak kabul gören sayısız canlı türü ile beslenirler. Bu nedenle Çiftçi dostudurlar”dedi..

Sürücü”Kırsal kesimde yaşayan insanlar da leylekleri çok severler ve bu canlıları aileden biri olarak kabul ederler. Gelişlerinden, göçlerine kadar olan süreyi mükemmel bir şekilde izlerler. Kırsalda yaşayan hemen her ailenin leyleklerle ilgili mutlaka bir anısı vardır.İklim değişikliği, sulakalanların, konaklama ve dinlenme alanlarının azalması, tarımda aşırı şekilde kullanılan kimyasal ilaçlar, besinlerinin azalması gibi faktörlerin yanında, son yıllarda en önemli çevre sorunlarından biri olan çöpler birçok canlıyı etkilediği gibi leylekleri de olumsuz etkilemektedir.”şeklinde  sözleirni sürdürdü.

“Leyleklerin Yuva Malzemeleri Değişti”

Leylekler yuvalarını yaparken, yavrularının altına koymak için eski yıllarda saman ve ot gibi doğal malzemeleri kullanırlardı. Ancak son 10 yılda leylek halkalamaları sırasındaki gözlemlerimizde, leyleklerin bu konuda davranışlarının değiştiğini fark ettik. Artık ot, saman yerine doğaya atılan çöpleri yuvaya taşıdıklarını görmekteyiz. Özellikle gübre ve yem çuvalları, naylon torbalar, plastikler ve saman ipleri ilk sırayı almaktadır. Hemen her leylek yuvasının içi, küçük bir çöp depolama alanı durumundadır. Çöpler nedeniyle her yıl onlarca leyleğin yaşamını yitirdiği ve sakat kaldığı görülmektedir. Çevreye atılan atıklar bir yandan doğayı kirletirken, bir yandan da böylesine önemli canlıların hayatını tehlikeye sokmaktadır. Hayvancılık yapanların, saman balyalarını açtıklarında iplerini kesinlikle doğaya atmaması, doğal alanlarda bu ipleri görenlerin de toplaması leyleklerin yaşamlarını kurtaracaktır. Çevrenin temiz olması leyleklerin nesillerini sürdürebilmesi açısından çok önemli olmasına da  dikkat çekildi.

Leylek (Ciconia ciconia)

Leylek bilimsel adıyla Ciconia ciconia ülkemizde yaşayan iki leylek türünden en yaygın olanı ve halk tarafından genel olarak bilinenidir. Leylekler 100-115 cm boy, 183-217 cm kanat uzunluğu ile ülkemizdeki en büyük kuşlardan birisidir. Şanslı olan leyleklerin doğada ortalama 15-20 yıl yaşayabildiklerini biliyoruz. Leylekler üreme döneminin ilk zamanlarında eşlerini herhangi bir nedenle kaybetmedikleri sürece yıl boyu tek eş ile çiftleşmektedir. Ancak genellikle Leylekler farkı yıllarda farklı eşler ile çiftleşebilmektedirler. Yılda bir kez ürerler. Yuvalara öncelikli olarak erkekler gelir ve yuva yapmaya başlar ancak leyleğin çiftini bulması ile birlikte yuva yapımı her iki eşin de katkısıyla devam eder. Leylekler yuvalarında sayıları 2-6 arasında değişen ancak sıklıkla 3-4 yumurta kuluçkaya yatarlar. 33-34 günlük bir kuluçka döneminde hem erkek ve hem de dişi düzenli olarak yuvada kuluçkada yatarlar ve bu sırada eşlerden diğeri beslenmeye gider. Eşler yuvaya geri döndüklerinde yuvadaki eşiyle gagalarını birbirlerine vurarak ses çıkararak ve aynı zamanda boyun ve baş hareketleri yaparak birbirleri ile selamlaşırlar. Yavrular yumurtadan çıktıktan sonra ebeveynleri tarafından düzenli olarak beslenir ve güneşin yakıcı etkisinden korunurlar. Çok sıcak günlerde Leylek ebeveynleri kursaklarına ve ağızlarına doldurdukları sular ile yavruları hem sularlar hem de serinlemesini sağlarlar.

 

Haber: İbrahim Özgezici

 

Bu haber 90 kez okundu.

FOTOĞRAF GALERİSİ

Bu habere ait başka fotoğraf bulunmamaktadır.
Yorumlar
    Henüz bu habere ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz