söke ekspres gazetesi
  • söke ekspres gazetesi



SÖKE EĞİTİM-SEN'DEN “25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ” AÇIKLAMASI


Eğitim Sen Söke Temsilciliği Kadın Komisyonu gazetemize bir açıklama yaptı; "25 Kasım’ın her yıl kadına yönelik şiddete karşı birlik, dayanışma ve şiddetle mücadele günü olarak anılması, Dominik Cumhuriyeti’nde kanlı bir diktatörlüğe karşı mücadele eden Mirabel Kız kardeşlerin 1960 yılında 25 Kasım tarihinde tecavüz edilerek öldürülmelerine dayanmaktadır. Mirabel Kız kardeşlerin vahşice tecavüze uğrayıp katledilmeleri, kadına yönelik çağlar boyunca uygulana gelen şiddetin kara bir sembolü olmuştur. Bu olayın anısına, her yıl 25 Kasım tarihinde, kadınlar her türlü baskı ve şiddete karşı seslerini yükseltiyorlar.

2010 Yılında Kadına Yönelik Şiddet Hız Kesmedi, Kadınların Şiddet Karşıtı Mücadelesi ise Devam Etti

Resmi veriler son yedi ayda 225 kadının öldürüldüğünü, 478 kadının tecavüze, 722 kadının tacize uğradığını söylemektedir. Kadına yönelik şiddet 2010 yılında önceki yıllara oranla kat kat artmıştır. Kadınlar evde, sokakta, işyerlerinde, çoğunlukla tanıdıkları erkeklerin tacizine, tecavüzüne, yaralayıcı ve öldürücü saldırılarına maruz kaldılar.

Öte yandan çalışan kadınlar bu yıl da işyerinde cinsel taciz ve mobbing uygulamalarına maruz kalmaya devam ettiler. Kadınların çalışma yaşamında maruz kaldığı ayrımcılık ve şiddetin özgül bir biçimini oluşturan bu uygulamalara karşı mücadele ne yazık ki henüz emekleme aşamasındadır.

AKP hükümeti, kadına yönelik şiddete karşı önlem almıyor

İktidara geldiği günden bu yana kadınlara üç çocuk doğurmayı öneren AKP iktidarı, aile içi şiddeti önlemek için etkin önlem almadığı gibi, kadına yönelik şiddetin diğer türlerini de üstü örtük bir şekilde meşru görmektedir. Kadınların haklarını ve özgürlüklerini sadece başörtüsü bağlamında gündemine alan hükümet, her gün işlenen kadın cinayetleri ya da cinsiyete dayalı türlü ayrımcılık ve şiddet türlerini görmezden gelmektedir.

Devlet ve hükümet kadına yönelik şiddetle mücadele yükümlülüğünden kurtulamaz!

Anayasa’nın görevi, cinsiyet temelli doğrudan ve dolaylı her türlü ayrımcılığı yasaklamak ve kadınların en temel insan haklarından faydalanabilmeleri için fırsat eşitliği sağlamaktır. Hükümet sadece ulusal mevzuat açısından değil, uluslar arası sözleşmelerden doğan yükümlülükleri gereği de kadına karşı her türlü şiddeti önlemek zorundadır. Anayasa’nın 90. Maddesi’nde düzenlenen “Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmelerin üstünlüğü ilkesi” uyarınca CEDAW’un ulusal mevzuatın üstünde görülmesi gerekir.

Eğitim ve bilim emekçileri kadına yönelik şiddete karşı çıkıyor!

Şiddet bir insan hakkı ihlalidir Kadına Yönelik Şiddete Son Verilsin!

25 Kasım'da bir kez daha bizlere uygulanan her türlü şiddeti kınıyoruz! Ve geleceğin ellerimizde olduğu inancıyla, mücadelemizi bütün eşitsizlikler yok oluncaya dek sürdüreceğimizi bildiriyoruz.

Ülkemizde toplumun şiddetten arındırılması, toplumsal barışın sağlanması için her tür ayrımcılık önlenmeli ve toplumsal sorunlara yönelik demokratik çözümü esas alan politikalar geliştirilmelidir.

Kadına Yönelik Şiddete Son!

Bedenime Kimliğime Emeğime Dokunma!

Yaşasın Kadın Dayanışması!"

 

Bu haber 2105 kez okundu.

FOTOĞRAF GALERİSİ

Bu habere ait başka fotoğraf bulunmamaktadır.
Yorumlar
    Henüz bu habere ait yorum bulunmamaktadır. Yorum Yaz